Worthless türkçesi Worthless nedir

Worthless ile ilgili cümleler

English: A promise given under a threat is worthless.
Turkish: Bir tehdit altında verilen bir söz değersizdir.

English: The investment firm tricked customers into buying worthless stock.
Turkish: Yatırım firması, değersiz hisse senedi satın alarak müşterilerini aldattı.

English: It's worthless junk.
Turkish: O değersiz bir hurda.

English: An eight-year-old car is almost worthless.
Turkish: Sekiz yaşında bir araba neredeyse değersizdir.

English: He is worthless.
Turkish: O değersizdir.

Worthless ingilizcede ne demek, Worthless nerede nasıl kullanılır?

Worthless person : Ciğeri beş para etmez. Değersiz kimse. Ciğeri beş para etmez tip.

Worthlessly : Seviyesizce. Boşuna. Değersiz ve önemsiz bir şekilde. Değersizce. Hayırsız bir şekilde. Nafile. Değersiz olarak. Ahlaksızca. Karşılıksız olarak. Önemsiz bir şekilde.

Worthlessness : Seviyesizlik. Hakirlik. Önemsizlik. Değersizlik.

Worth a fortune : Fiyatsız. Türünün tek örneği. Satın alınamaz. Çok kıymetli altın veya para ile ölçülemez. Servet değerinde. Çok değerli.

Worth a million : Çok pahalı. Bir milyon değerinde. Çok değerli. Çok kıymetli.

Worth doing : Yapmaya değer. Yapılmaya değer.

Worth the money : Verilen paranın karşılığı. Fiyatına göre kalitesi uygun. Paraya değer.

 

Worth considering : Dikkate almaya değer.

Be worth it : Zahmete değmek.

Worth nothing : Sıfır kıymette. Kıymetsiz. Değeri olmayan. Beş para etmez. Değersiz.

İngilizce Worthless Türkçe anlamı, Worthless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Worthless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Campier : Yapmacık.

Disvalue : Kıymetsiz.

Beastliest : İstenilmeyen. Sevilmeyen. Sevimsiz. Berbat. Çirkin. Beğenilmeyen. Hayvan gibi. Hayvanca. Kaba.

Black : Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. İs. Kararmak. Zenci. Morartmak. Pis. Siyahi. Siyah giysi. Siyah. Kızgın.

Amiss : Eksik. Ters. Hatalı. Kusurlu. Fena. Bozuk. Yanlış. Hatalı olarak.

Evil : Günah. İnsanın gereksinmelerine, çıkar ve dileklerine aykırı olan, bir topluma, bir toplumsal kümeye, bir kişiye zarar verici sayılan, özdeksel ya da tinsel bir nesnenin, bir olayın niteliği. Canavar. Kötülük. Kaza. Fenalık. Yermek. Felaket.

Pointless : Uçsuz. Maksatsız. Puansız. Etkisiz. Yararsız. Saçma. Anlamsız. Amaçsız. Gereksiz. Boşuna.

Chintzier : Kreton.

Vile : İğrenç. Utanmaz. Berbat. Hasis. Aşağı. Rezil. Habis. Alçak.

No account : Hesabı yok. Geçersiz. Önemsiz.

Worthless synonyms : no count, wasted, manky, good for naught, badly, otiose, no good, cheap, slimy, wretched, tinpot, abject, boondoggling, coarse, dishonest, senseless, drecks, adverse, bad lot, slight, valueless, unprincipled, despicable, baubling, awful, chuffer, trashy, campy, unworthy, bad, banal, meritless, wishy washy.

Worthless zıt anlamlı kelimeler, Worthless kelime anlamı

 

Valuable : Pahalı. Değerli. Faydalı. Pahada ağır. Değerlendirmek. Düzeyli. Kıymetli. Mücevherat. Çok yararlı. Kıymetli şeyler.

Worthy : Kıymetli. Değer. Saygın kişi. Saygıdeğer. Reva. Muhterem. Layık. Önemli kimse. Kodaman. İleri gelenlerden biri.

Good : Yararlı. Çıkar. Yarar. İyi. Sağlığa yararlı. Doğruluk. Dolu dolu. Sağlamlaştırmak. Hayırlı. Çok.

Worthless ingilizce tanımı, definition of Worthless

Worthless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A worthless ship. Destitute of worth. A worthless man or woman. Valueless. A worthless magistrate. Vile. As, a worthless garment. Having no value, virtue, excellence, dignity, or the like. Undeserving. Mean. Useless.