Vile türkçesi Vile nedir

Vile ile ilgili cümleler

English: Every person has the power to abuse their priviledges.
Turkish: Her kişi, ayrıcalıklarını kötüye kullanma gücüne sahiptir.

English: The odor in that room was vile.
Turkish: O odadaki koku berbattı.

English: That was a vile thing to do.
Turkish: O, yapacak değersiz bir şeydi.

English: What vile behavior!
Turkish: Ne iğrenç davranış!

English: A right without a duty is a privilege.
Turkish: Ödevsiz hak, imtiyazdır.

Vile ingilizcede ne demek, Vile nerede nasıl kullanılır?

Vileness : Ahlak bozukluğu. Namertlik. Çirkinlik. Rezalet. Adilik. İtlik. Tiksindiricilik. Fakirlik. Muhtaçlık. Kepazelik.

Viler : Adi. Alçak. Kepaze. Habis. Hasis. Aşağılık. İğrenç. Berbat. Aşağı. Değersiz.

Vilest : Adi. Aşağı. Kepaze. Aşağılık. Hasis. İğrenç. Rezil. Berbat. Alçak. Habis.

Access privilege : Erişim önceliği. Erişim ayrıcalığı. Erişim ayrıcalıkları. Veriye erişebilme veya değiştirme.

Access privileges : Erişim öncelikleri. Veriye erişebilme veya değiştirme. Erişim hakları. Erişim ayrıcalıkları.

Caviled : Kusur bulmak. Kusur. Şikayetçi olmak. İtiraz. Bahane. Bahane aramak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde).

 

Convention on the privileges and immunities of the united nations : .

Caviler : İtirazcı.

Cavilers : İtirazcı.

Breach of privilege : Ayrıcalığın kötüye kullanılması. Dokunulmazlığın suistimali. Ayrıcalığın kötüye kullanımı. Dokunulmazlığın kötüye kullanılması. Yasama organı haklarının ihlali suçu. Dokunulmazlığın suistimalı.

İngilizce Vile Türkçe anlamı, Vile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crying : İvedi. Çığlık. Göze çarpan. Büyük. Acil. Apaçık. Ağlayan. Ağlama.

Accursed : Melun. Lanetlenmiş. Lanetli. Uğursuz.

Lowlying : Alçakgönüllü. Düşük. Boynu bükük. Rütbece aşağı. Kemter. Mütevazı. İkinci derecede. Mevkice aşağı.

Caitiffs : Bayağı. Korkak. Aşağılık kimse. Alçak kimse.

Despicable : Namert. Küçümsenen. Hakir. Deni.

Bold faced : Koyu renk yazılmış. Arsız. Küstah. Yüzsüz.

Dirtier : Daha kirli. Açık saçık. Edepsiz. Muzur. Fırtınalı. Kirli. Müstehcen. Pis.

Chaffy : Saman içeren veya samana benzer.

Offensive : Pis. Çirkin. Hücum. Kötü. Spor ofansif. Tiksindirici. Hatır kırıcı. Taaruza ait. Saldırgan.

Niggard : Cimri kimse. Pinti. Eli sıkı. Tamahkar. Pinti kimse. Cimri. Tamahkar kimse. Eli sıkı kimse. Eli sıkı tip.

Vile synonyms : sinful, nauseating, currish, meaner, despicableness, barfy, nauseous, unwholesome, appalling, badly, cowardly, greed, cheap jack, beastliest, de, unworthy, campiest, scandal, ugly, barefaced, belows, bratty, blackguard, dead duck, illiberal, accurst, blatant, cheaper, evil, caitiff, brazens, awfuller, abominable.

 

Vile zıt anlamlı kelimeler, Vile kelime anlamı

Good : Güzel. Yarar. Çıkar. Emin. Menfaat. Sağlığa yararlı. Sağlamlaştırmak. Uslu. Hayırlı. İyilik.

Wholesome : Sağlığa yararlı. Besleyici. Erdemli. Ahlak açısından hiçbir sakıncası olmayan. Yararlı. Haysiyetli. Besin değeri yüksek. Faziletli. Sağlıklı. Sıhhatli.

Vile ingilizce tanımı, definition of Vile

Vile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Despicable. Mean. Low. Worthless. Base.