Lüks nedir, Lüks ne demek

Lüks; bir fizik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Lüks" ile ilgili cümleler

  • "Lüksleri, rahatları, eğlenceleri yerindedir." - N. Cumalı
  • "Bildiğim kadarıyla o, lüks tüketime girecek harcamalara karşı idi." - A. Ağaoğlu
  • "Lüksün kuvvetli ışığı altında saçları ve yüzü bembeyaz, gözleri kamaşmış." - R. N. Güntekin
  • "Bu lüks lokantada öğle yemeği yiyor." - T. Buğra

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Metrekare yüzeye bir lümenlik ışıkakısı düşmekle sağlanan aydınlanma birimi, bk. mummetre.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Aydınlanma birimi, bir lümenlik ışık akısının 1 m. uzaklıktaki bir yüzeye verdiği aydınlık.

Kimya'daki anlamı:

lx ile gösterilen aydınlanmanın SI birim sisteminde kullanılan , 1m uzaklıkta, 1 saatde, standart Hefner mumu tarafından yayılan ışığın şiddeti .1 lx= 1 Lumen/m2= 0,0001000 .Açık havada güneş 100.000 lx ; kapalı havada güneş 300 lx ; parlak ay ışığı 70 lx ; endüşük görüş sınırı 0,000006 lx ‘ dür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

 

SI aydınlatma birimi: Metrekareye 1 lümen.

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: lümen bölü metrekare]

İngilizce'de Lüks ne demek? Lüks ingilizcesi nedir?:

lux, ix

Lüks tanımı, anlamı:

Lüks baskı : Kitapların iyi cins kâğıt ve özel ciltli kapaklara basılan biçimi.

Lüks hayat : Fazla masraf gerektiren tantanalı, gösterişli ve göz kamaştırıcı yaşama biçimi.

Lüks koltuk : Salonun arka ve yan taraflarında özel bölmelerde yer alan ve ücreti farklı olan koltuk.

Lüks mevki : Birinci mevki.

Lüks tarife : İyi hizmet verilen yerlerde uygulanan, normal fiyattan yüksek olan ücret.

Lüks lambası : Lüks.

Lüksmetre : Aydınlıkölçer.

Giyim : Giyme işi. Giyme biçimi. Giysi.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Harcama : Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider. Harcamak işi, sarf.

Gösteriş : Gösterme işi. Görkem. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.

Şatafat : Görkem.

Gösterişli : Görkemli. Gösterişi olan.

Şatafatlı : Görkemli.

Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

Dışı : Şuh, işveli, çekici. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki). Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Kadın. Verimli, doğurgan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan.

 

Aşırı : Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça.

Fazla : Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Gereksiz, yersiz bir biçimde. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.

Aydınlatma : Aydınlatmak işi, ışıklandırma. Sahnelerin ışıklandırılması işi.

Ölçü : Ölçme sonucu bulunan rakam. Değer, itibar. Ölçüt. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu.

Lüks mal : İstem gelir esnekliği birden büyük olan normal mal.

Lüks tüketim vergisi : Yaşamı sürdürmek için zorunlu olmadığı düşünülen lüks mallara uygulanan dolaylı bir vergi türü.

Lüks vergisi : İnsanların olağan gereksemelerinin dışında kalan pahalı olan nesnelerden alınan vergi.

Lüks-saniye : Bir saniye süren bir lüks büyüklüğündeki aydınlığın doğurduğu aydınlanma birimi, bk. aydınlanma.

Lüksasyon : Çıkık. Dişin travmaya bağlı olarak yuvasından ayrılması.

Lüksölçer : [Bakınız: aydınlanımölçer] Aydınlatmayı lüks türünden ölçen aygıt.

Lüks ile ilgili Cümleler

  • Lüks oda ve standart oda arasındaki fark nedir?
  • Lüks ışık mı saçar?
  • Lüks oda servisi ile ne gelir?
  • Lüksemburg Bahçelerini ziyaret edin!
  • O kadar lükse Tom'un gücü yetmez.
  • Can sıkıntısı en lüks şeylerden biridir.
  • Ali ve Mary evlilik yıldönümlerini kutlamak için lüks bir restorana gittiler.
  • Bir maç daha kaybetme lüksümüz yok.
  • Bütçemiz böyle bir lükse izin vermeyecek.
  • Lüks ürün pazarı hızla büyüyor.
  • O, Merkez Parka yakın lüks bir dairede yaşıyor.
  • Onlar lüks bir restoranda akşam yemeği için dışarı çıktılar.
  • Lüks hayat var mıdır?
  • Lüks içinde yaşarlardı.

Diğer dillerde Lüks anlamı nedir?

İngilizce'de Lüks ne demek? : [Linux Unified Key Setup] adj. luxurious, luxe, costly, plush, plushy, posh, pukka, ritzy, sumptuous, swish, tony, voluptuous, de luxe

n. luxury, costliness, grandeur, lux, stateliness, sumptuousness

Fransızca'da Lüks : luxueux/euse

Almanca'da Lüks : n. Aufwand, Luxus

adj. schwelgerisch

Rusça'da Lüks : n. роскошь (F), люкс (M)