High priced türkçesi High priced nedir

High priced ingilizcede ne demek, High priced nerede nasıl kullanılır?

High : Öfkelenmek. Büyük vites. Zirve. Pikap. Yüksek. Rekor. Necip. Lise. Yüksek yer.

Priced : Fiyatlandırılmış. Fiyatlandırılan. Fiyatını belirlemek. Fiyatlandırmak. Paha biçmek.

High priced goods : Yüksek fiyatlı mallar.

High alloy steel : Yüksek alaşım çeliği.

High altitude : 10 bin metrenin üzeri. Yüksek rakım. Yüksek irtifa.

High altitude airplane : Yüksek irtifa uçağı.

İngilizce High priced Türkçe anlamı, High priced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak High priced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Costliest : Kazık. Değerli. Masraflı. Kıymetli. Çok pahalı. Mükellef. Maliyetli. Pahalıya mal olan. Lüks.

Expensive : Masraflı. Pahalıya mal olan.

Dears : Sevilen kimse. Kazık. Sevilen şey. Tatlım. Sevimli kimse. Canım. Tatlı kimse. Sevgili. Değerli.

Cost an arm and a leg : (bir) servete mal olmak. Bir servete mal olmak. Çok pahalı olmak. Çok paraya mal olmak. Çok pahalıya mal olmak. Pahalıya mal olmak. Pahalıya almak. Pahalıya patlamak.

Pricey : Tuzlu. Kazık marka.

Precious : Ender. Çok. Aziz. Büyük. Kıymeti olan. Değerli. Nadide. Fazla nazik. Kıymetli.

Dear : Kazık. Tatlı kimse. Sevgili. Sevilen kimse. Sevilen şey. Sevimli kimse. Değerli. Tatlım. Canım.

 

Overpriced : Yüksek fiyatlandırılmış. Değerinden fazla fiyatlandırılan.

Dearer : Sevgili. Kıymetli. Aziz. Değerli.

High priced synonyms : pricier, exclusive, priciest, expensively, costlier, costly.