Dears türkçesi Dears nedir

Dears ile ilgili cümleler

English: Don't go, dears.
Turkish: Canlarım, gitmeyin.

Dears ingilizcede ne demek, Dears nerede nasıl kullanılır?

Endears : Çekici hale getirmek. Sevdirmek. Çekicileştirmek. Çekici kılmak. Kendini sevdirmek.

Dear family : Sevgili ailem. Bir kimsenin aile yazdığı mektubu başındaki selamlama.

Dear friend : Sevgili arkadaşım.

Dear madam : Sayın bayan. Sayın yetkili.

Dear me : Olacak şey değil! aman tanrım! (sürpriz, endişe veya şaşkınlık ifadesi).

Near and dear : Aile üyeleri. Çok yakınlar. Değerli olan insanlar.

Dear parents : Sayın anne-babalar. Sayın ebeveynler. Bir mektubun (özellikle bir öğretmenden öğrencisinin anne-babasına yazılan) girişinde kullanılan kibar selamlama.

Dear money : Pahalı para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödünç alınacak paranın pahalılaştırılması. Faizi yüksek para. Güçlü inanca karşılığı satak ve bankalardan yüksek ürem vermeden sağlanamayan para. Sıkı para politikası uygulanarak faizlerin yükseltilmesi. Yüksek üremli para. Yüksek faiz oranından sağlanan kredi. bk. pahalı para politikası.

Dear sir : Sayın yetkili. Sayın bay.

Dear member : Bir mektubun girişinde kullanılan kibar selamlama. Sayın üye.

 

İngilizce Dears Türkçe anlamı, Dears eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dears ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beau : Züppe erkek. Kavalye. Aşık.

Sugar : Para. Şekerim. Esas olarak sükroz'dan ibaret olan, glukoz ve fruktoza hidrolize olan, doğal olarak şeker pancarı, şeker kamışı, sorgum ve benzerlerinde en çok bulunan, kristalleşebilen tatlı, molekül sayısı 10’dan az olan bir disakkarit. Kompliman yapmak. İltifat. Genel olarak tatlı olan ve suda çözünen monosakkaritler ile disakkaritlere verilen ad. (halk dilinde şeker olarak bilinen özdek, bir disakkarit olan sakkarozdur.). Şeker katmak. Kompliman. Şeker.

Dignified : Oturaklı. Kıymet verilen. Kellifelli. Saygın. Şerefli. Temkinli. Efendi. Ağırbaşlı. Onurlu. Asil.

Picket : Gözcü. Kazığa bağlamak. Nöbetçi. Nöbetçi koymak. Karakol koymak. Kazıklarla çevirmek. Gözcülük etmek. Grev gözcüsü. Kazıklarla etrafını çevirmek.

Sweethearting : Hayatım. Canan. Cicim. Aşık. Canımın içi. Bir tanem. İlk göz ağrısı.

Exclusive : Hariç tutulan. Herkese açık olmayan. Hariç. Özel haber. Paylaşılmayan. Kişiye ait. Yalnızca bir tek gazetede yayınlanan haber. Özel. Ayrıcalıklı.

Expensively : Aşırı veya fahiş bir şekilde. Pahalıya. Pahalı bir şekilde. Pahalıya mal olan. Lüks.

Honeying : Balla tatlandırmak. Tatlı şey. Bal. Bitki özü. Tatlılık. Klas. En iyisi.

Cutey : Zekice yapılan dalavere. Şirin kimse. Hile (argo terim). Sevimli veya hoş kimse. Çekici tip. Hoş kimse.

Buttercups : Düğünçiçeği. Acı düğün çiçeği. Düğün çiçeği. Altıntabak çiçeği.

 

Dears synonyms : geezerhood, mid sixties, mid seventies, body process, bodily process, bodily function, mid nineties, mid eighties, senility, cuteys, wailing, honeybun, honey, deceit, ramp, estimable, sweetheart, crying, boyfriend, costlier, expensive, cuddly, damosel, extortionate, eld, difficult, sob, pile, sixties, exorbitant, princely, old age, sobbing.

Dears zıt anlamlı kelimeler, Dears kelime anlamı

Unloved : Beğenilmemiş. Sevilmemiş.

Distant : Uzaktan. Ağır. Uzak. Samimiyetsiz. Irak (yer). İlgisiz. Irak. Hafif. Uzakta. Mesafeli.