Beau türkçesi Beau nedir
Beau ile ilgili cümleler
English: "Nature is cruel and beautiful... like me," said Mary.
Turkish: "Doğa zalim ve güzel...benim gibi," dedi Mary.
English: A beautiful girl sat next to me.
Turkish: Güzel bir kız yanıma oturdu.
English: "The snow is beautiful, isn't it?" "Yeah, but Mary, you're even more beautiful."
Turkish: "Kar ne kadar güzel, öyle değil mi?" "Evet ama, sen daha da güzelsin, Mary."
English: "You're so beautiful. What's your name?" "Mind your own business."
Turkish: "Sen çok güzelsin. Adın ne?" "Seni alakadar etmez."
English: A beautiful salesgirl waited on me in the shop.
Turkish: Dükkânda güzel bir tezgahtar bana hizmet etti.
Beau ingilizcede ne demek, Beau nerede nasıl kullanılır?
Beau ideal : İdeal güzellik. Kusursuzluk.
Beau brummel : Gösteriş düşkünleri için gayriresmi olarak kullanılan bir terim. Daha sade kesim ve süslü boyunbağı içerecek şekilde erkek giyim modasında devrim yaratan britanyalı adam. George bryan brummel (1778-1840).
Beau geste : Cömertçe davranış. Nazik davranış. Gönül alıcı jest. İdeal güzellik. Jest.
Beau ideal : İdeal güzellik. Kusursuzluk. İdeal örnek.
Beau monde : Yüksek sosyete. Moda dünyası ve yüksek sosyete (fransızca).
Beaufort wind scale : 0 (sakin) ila 12 (kasırga) arasındaki rüzgar hızı skalası. Beaufort rüzgar skalası. Beaufort rüzgar ölçeği. Francis beaufort tarafından yaratılmış olan skala. Bofor rüzgar göstergesi.
Beaumont : Texas'ta (abd) bir şehir. Aydaki platolardan biri. Kaliforniya eyaletinde şehir. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. Teksas eyaletinde şehir. Bir erkek adı.
Beaune : Beaune'nin (fransa) kırmızı burgonya (bordo) şarabı. Burgundy'de (fransa) bir kasaba.
Beaufort scale : Beaufort rüzgar hızı skalası. Beaufort skalası. 0 (durgun) ila 12 (kasırga) arasında değişen rüzgar hızı ölçeği. Beaufort rüzgar ölçeği. Beaufort ölçeği. Deniz durumu. Beaufort rüzgar şiddeti ölçeği. Beaufort cetveli. Bofor ölçeği. Francis beaufort tarafından yaratılmış olan ölçek.
Beaufort : Güney carolina eyaletinde şehir. Beaufort'ta (fransa) üretilen bir peynir türü. Fransa'da birçok kasabanın adı. Jura'da (fransa) bir şehir. Kuzey carolina'da (abd) bir kasaba. Bir soyadı. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Galler'de yerleşim yeri. Güney carolina'da (abd) bir şehir. Bir erkek adı.
İngilizce Beau Türkçe anlamı, Beau eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Beau ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beaux : Züppe. Şık erkek.
Man : Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam atamak. Adam. Erkek. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Adamla donatmak. Görev yapmak. Adam yerleştirmek. İnsan. Yeterince insan olmak.
Partner : Ortak etmek. Dans arkadaşı. Şirket. Ortağı gibi davranmak. Eş. Tarım işlerinde, iyenin yerini ekip biçerek sağlanan ürünün yarısını alan kişi. Oyun arkadaşı. Ortak olmak. Şirket sermayesine katılan kişi. Hayat arkadaşı.
Courters : Kur yapan kimse. Talip.
Beloved : Aziz. Habib. Can. Canım. Canan. Sevilen.
Aficionado : Spor meraklısı. Fanatik. (spora) meraklı. Deli. Boğa güreşi meraklısı. Tutkun. Meraklı (spor terimi). Hayran. Hasta.
Dude : Turist. Dost. Dönme. Arkadaş. Ahbap. Gösteriş düşkünü. Züppe adam. Züppe. Şehirden gelen tatilci.
Damosels : Asil genç kadın. Küçük hanım. Evlenmemiş genç kız. Asil genç kız. Genç kadın.
Macaroni : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Züppe (ingiliz ingilizcesi). Film. Düdük makarnası. Karmakarışık şey. Makarna. Gösteriş düşkünü.
Cam : Eksantrik. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Bilgisayar destekli imalat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eksenden kaçık. Ek. Armutçuk. Tırnak. Dirsekli kurs. Parmak.
Beau synonyms : adorer, courter, darlings, amoroso, caballero, companion, companions, cuddliest, squired, dandy, coxcomb, darling, esquires, concubines, sheik, caballeros, cavalier, fop, esquire, cuddlier, damosel, admirer, cavaliers, concubine, adult male, admirers, boyfriends, fellow, adorers, gallant, beaus, cockscomb, amorous.
Beau zıt anlamlı kelimeler, Beau kelime anlamı
Woman : Kancık. Zenne. Karı. Kadınlar. Kadın. Gaco. Bayan. Hanım. Metres. Hatun.
Beau ingilizce tanımı, definition of Beau
Beau kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dandy. A man who takes great care to dress in the latest fashion.

Bu kısımda Beau kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Beau ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Beau anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Beau ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.