Aşık nedir, Aşık ne demek

Aşık; Anatomi, Sinema, Tiyatro, Gösteri, Edebiyat, Yazın, İsim alanlarında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimünlem olarak kullanılır.

  • Aşık kemiği
  • Aşırma.
  • Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse.
  • Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad.
  • Halk ozanı.
  • Dalgın, kalender kimse.
  • “Ahbap, arkadaş” anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç.

Kadınların bir süs eşyası.

Allah adamı, safderun, bön.

Çingene.

Âşık.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça.

Tiyatro'daki anlamı:

Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi.

Edebi anlamı:

(Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri.

Aşık isminin anlamı, Aşık ne demek:

Tutkun, vurgun, sevdalı. Aşık ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Teknik terim anlamı:

Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta).

Akıntı, cereyan.

Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur.

 

Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad.

[Bakınız: halk ozanı].

Aşık ile ilgili Cümleler

  • Âşık yine geç kaldın.
  • Tom'un Mary'ye aşık olacağını beklemiyordum.
  • Aşık olamayacak kadar gencim.
  • “Dinleyin âşıklar benim sözümü / Felek yaktı kül eyledi özümü”
  • “Bir iki kez karşıdan görmekle nasıl âşık olduğunu, nasıl evlendiğini yüreği burkularak izledi.”
  • “Bütün yaratıklar birbirlerine deli divane âşık oldular.”
  • Hayır, o şimdiye kadar aşık olmamıştı.
  • Aşık olamayacak kadar yaşlıyım.
  • Aşık mısın?
  • Meryem ve Mustafa sekizinci sınıftan beri birbirlerine aşık.
  • Aşık olduğunu sevdiğine söyleyemeyen o kadar çok insan var ki.
  • Âşık gibi görünüyorsunuz.
  • “Tek erkek sevmeye ve bu erkeği kendime âşık etmeye ahdetmiştim.”
  • “Güzeller deniz kenarına geldikleri zaman âşıklar da kale burçlarına ve bedenlerine dolarlar.”
  • Âşık! Anlat bakalım, neler yaptın?
  • Sen Tom'a aşıksın, değil mi?
  • O bana aşıktı ama ben ona aşık değildim.
  • Âşık olmak harika.
  • Birçok kişi, Mustafa ve Mary'nin birbirlerine gizlice aşık olduklarına inanıyor.
  • Aşık olmadım.

Aşık ile ilgili Atasözü veya Deyim

aşık, alemi kör, dört yanını duvar sanır : “aşktan gözü kararmış kimse, hoş karşılanmayacak aşırı davranışlarda bulunur” anlamında kullanılan bir söz.

 

aşık atmak (veya oynamak) : aşık kemiğiyle oyun oynamak.

aşık daima bey oturmaz : “işi çoğunlukla iyi giden bir kimse, talihinin her zaman ona yâr olamayacağını bilmelidir” anlamında kullanılan bir söz.

aşık etmek : birinin kendisine bağlanmasını, kendisini sevmesini sağlamak.

aşık olmak : sevmek, tutulmak.

aşıktaşlık etmek : oynaşmak.

(biri, birine) deli divane aşık olmak : aşırı derecede sevmek.

çerçi kızı boncuğa aşıktır : “bir insan hangi işle uğraşıyorsa yakınındakiler de o işi çok sever” anlamında kullanılan bir söz “ticaretle uğraşanlar, sattıkları şeylerden evdekilerini yoksun bırakarak onların bu eşyanın özlemini çekmelerine neden olurlar” anlamında kullanılan bir söz.

çok naz aşık usandırır : “başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırı gidilmemelidir” anlamında kullanılan bir söz.

Aşık anlamı, kısaca tanımı

Aşık aşık dorgamak : Eti kuşbaşı doğramak

Aşık başı : Atların arka ayak dirseklerinde başlıyan bir hastalık.

Aşık edebiyatı : Saz ozanlarının (âşıkların) oluşturdukları, çoğunlukla içsel yazın türlerinin tümüne verilen ad.

Aşık faslı : Âşıkların yaptıkları sazlı, şiirli toplantı.

Aşık kahveleri : Halk ozanlarının birbirleriyle halkın önünde fasıllar yaptıkları kahveler.

Aşık kemiği boynu : Aşık kemiğinin kaputuyla korpusu arasındaki az belirgin boğumlanma, kollum tali.

Aşık öyküleri : Konusu sevi olan halk öykülerine verilen ad. (Âşık Garip, Kerem ile Aslı gibi.).

Aşık şenlik : Ardahan ili, Çıldır ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Aşıkadın : Pişmiş hamura, pekmez veya şeker karıştırılarak yapılan tatlı.

Aşıkane : Âşığa yaraşır bir biçimde olan. Âşığa yaraşır bir biçimde.

Aşıkar : Bir şeyin üzerine fazla düşen: Aşıkâr kimseler üzgün olurlar.

Aşıkara : Bir çeşit kara üzüm.

Aşıkbükü : Çorum şehri, Kâmil bucağına bağlı bir bölge.

Aşıkeli : Aşı filizi, aşı kalemi.

Aşıkköy : Şanlıurfa ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Aşıklama : Saz şairlerinin, âşıkların sazları refakatinde söyledikleri türkü. Atların arka ayak bileğinin burkulmasından doğan topallama.

Aşıklamak : Âşık olmak, sevdalanmak, sevda bağlamak.

Aşıklar : Artvin şehri, Ardanuç belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çankırı şehri, Belören bucağına bağlı bir yer. Kahramanmaraş ili, Pazarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Konya şehri, Ereğli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Nevşehir şehri, Hacıbektaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Rize kenti, Çayeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Aşıklı : Âşığı olan. Çok seven, düşkün, tutkun. Kastamonu şehrinde, Şenpazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu ili, Topçam (İnalan) nahiyesine bağlı bir yer. Samsun kenti, Dikbıyık bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sinop ilinde, Boyabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Aşıklık : Âşık olanın durumu.

Aşıkmak : Acele etmek. Acele etmek, ivmek.

Aşıkoğlu : Ankara kenti, Balâ belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Aşıkpaşa : Kütahya şehrinde, Gediz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Aşıksız : Hızlı yürüyen.

Aşıksız arap : Hızlı yürüyen.

Aşıktaş : Birbirleriyle sevişen erkek ve kadından her biri.

Aşıktaşlık : Karşılıklı sevişme, muaşaka.

Aşıküzeyir : Ardahan şehrinde, Posof ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Aşıkyoldaşaşırır : Bir dantel türü. (Yassıören Senirkent Isparta).

Aşıkyolu : (Süsleme). Dik köşeli çizgilerin içe ve dışa bükülerek meydana getirdikleri geometrik kenar suyu, süsü. Birbiri içine girip çıkan yuvarlak kıvrımların meydana getirdikleri süs, su.

Aşıkzülali : Ardahan kenti, Posof belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Badeli aşık : Düşünde bir pirin elinden aşk badesi içerek saz çalıp söyleyen halk şairi. Düşünde, Hızır'ın içirdiği bade ile dili çözülen, yani şiir söylemeye, âşıklığa başlayan kişi. Halk öykülerinde, Hızır ya da pirlerce uykuda sevgililerinin resmi gösterilip bade içirilen, böylece hem o sevgiliye âşık olup hem de koşuk söylemeye başlayan öykü kahramanı, âşık.

Düşmeli aşık : Kaybedenin aşığını vermesi suretiyle oynanan bir oyun.

Genç aşık : Türk kukla tiyatrosunda âşık tipi.

Hikayeci aşık : Halk öyküleri de anlatan saz ozanlarına verilen ad.

Kur aşık : Bulaşık.

Aşık kemiği : Çift tırnaklı hayvanların ön dizlerinde bulunan bir eklem kemiği. İnsanın ayak bileğindeki çıkıntılı kemik.

Sırılsıklam aşık : Delicesine sevdalı, tutkun kimse, sırsıklam âşık.

Sırsıklam aşık : Sırılsıklam âşık.

Diğer dillerde Aşık anlamı nedir?

İngilizce'de Aşık ne demek ? : cam