Cam nedir, Cam ne demek

Cam; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim.
  • Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça.
  • Kadeh, içki.
  • Pencere

"Cam" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Tıraşa başlarken biri büyük, biri küçük iki örtü alırdı, cam dolabından." - N. Cumalı
  • "Camın önündeki masaların hemen arkasındaki yere oturup kalıyorum." - S. F. Abasıyanık

Cam hakkında bilgiler

Cam ya da sırça, saydam veya yarısaydam, genellikle sert, kırılgan olan ve sıvıların muhafazasına imkân veren, inorganik amorf yapıda katı bir malzeme. Antik çağlardan beri gerek inşaat malzemesi, gerekse süs eşyası olarak camdan faydalanılmaktadır. Günümüzde halen basit araç gereçlerden iletişime ve uzay teknolojilerine kadar çok yaygın bir kullanım alanı vardır.

Cam ani soğutulmuş alkali ve toprak alkali metal oksitleriyle, diğer kimi metal oksitlerin çözülmesinden oluşan akışkan bir malzeme olup ana maddesi (SiO2) silisyumdur. Cam amorf yapısını koruyarak katılaşır. Üretim sırasında hızlı soğuma nedeniyle kristal yapı yerine amorf yapı oluşur. Bu yapı cama sağlamlık ve saydamlık özelliğini kazandırır. Katılarda görülen kristallenme özelliklerini göstermediği için kimileyin sıvı olarak adlandırılır. Bu adlandırma esasen amorf yapısından dolayıdır.

 

Camın tarihi antik çağlara uzanır. İlk olarak ne zaman üretildiği net olarak bilinmese de, elde mevcut en eski cam eşyalar yaklaşık olarak MÖ 2500 yıllarına ait Antik Mısır boncuklarıdır. Daha geç dönem Mısır bulgularında ise tüye benzer renkli zikzak paternleri olan cam kaplara rastlanır. Camdan, modern anlamda mozaik yapımına ise Ptolemaic devirde İskenderiye'de ve Antik Roma medeniyetlerinde rastlanır.

Cam bir amorf katıdır. Bu Haliyle de yer yer davranış olarak sıvı halde bir maddeye benzer. Sıvı maddelerin genel özelliklerinden olan viskozite, camda da bulunan bir niteliktir. Diğer bir deyişle cam akışkan bir maddedir ancak akış süresi o kadar uzundur ki bu akışı bir insan gözleyemez, yaşam süresi yetmez. Bu yüzden bizler camı sıvı bir madde olarak nitelendirebiliriz. Bundan başka camlar, katılar kadar belirgin erime sıcaklığı olmayan, sıvı davranışı gösteren katı bir faz olarak da nitelendirilebilir.

Cam ile ilgili Cümleler

  • Cam dokunmayın.
  • Sonra küçük Gerda, onun göğsüne dökülen, oradan kalbine nüfuz edip, buz kalıbını eriten ve orada saplanmış olan küçük cam parçasını alıp götüren sıcacık gözyaşlarını döktü.
  • Cam evlerde yaşayan insanlar taş fırlatmalılar.
  • Cam biri tarafından kırıldı.
  • Sıcak yüzünden cam açık yattım.
  • Camımdaki karı temizlemek için cam sileceğimi kullandım.
  • Tüm polis arabaları kurşun geçirmez cam ile donatılmış.

Cam anlamı, kısaca tanımı:

Cam gibi : Donuk, cansız (göz). arkası görünen, saydam, şeffaf.

 

Cama çıkmak : Pencereden görünmek.

Camı çerçeveyi indirmek : Etrafı kırıp dökmek, her şeyi parçalayıp dağıtmak.

Cam çivisi : Yaklaşık çapları 1 milimetre, boyları 1,5-2,5 santimetre arasında değişen ince ve başsız tel çivi.

Cam elyafı : Çok ince, bükülebilir, ısı ve ses yalıtımında kullanılan koruyucu madde, cam lifi, cam yünü.

Camevi : Cam yuvası. Cam takma işleri yapılmış olan dükkân, camcı.

Camgöbeği : Bu renkte olan. Yeşile çalan mavi renk.

Camgöz : Deniz kıyısına yakın yaşayan, yanlarında veya sırtında beyaz lekeleri bulunan, gözü parlak olan, eti yenebilen bir tür köpek balığı (Galeius canis).

Cam göz : Gözü takma olan.

Camgüzeli : Evlerde süs olarak yetiştirilen, pembe, kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği (Impatiens sultanı).

Cam kanatlılar : Kurtçukları, elma, kayın, kavak, meşe ve gürgen ağaçlarına zarar veren, kanatları camsı, hortumları körelmiş kelebekler familyası.

Cam kaya : Siyah, yeşil, kahverengi ve kırmızı renklerde olabilen, yanardağlardan püsküren lavın aniden soğumasıyla oluşan volkanik cam, obsidiyen.

Cam lifi : Cam elyafı.

Cam macunu : Camı yuvasına tutturmak ve yalıtkanlık sağlamak amacı ile kullanılan bezir yağı ve üstübeç karışımı.

Cam mozaik : Renkli taş parçaları yerine cam parçalarından yapılmış olan mozaik.

Cam resim : Renkli camların kesilip birbirlerine kurşun çubuklarla bağlanması ile yapılmış olan süs veya resim.

Cam suyu : Taşıtlarda ön ve arka camları temizlemek amacıyla kullanılan, suyun donmasını engelleyici kimyasal maddeler içeren özel sıvı. Potas veya sodanın kuvars ile eritilmesinden elde edilen, ağacın böceklere ve ateşe direncini artıran renksiz sıvı. Cam yüzeyleri temizlemek amacıyla kullanılan içinde özel kimyasal maddeler bulunan su.

Cam yuvası : Çerçevelerde camın yerleştirilmesi için açılan yiv, camevi.

Cam yünü : Cam elyafı.

Beyaz cam : Televizyon ekranı.

Buzlu cam : Saydamlığı giderilmiş cam. Televizyon ekranı.

Isıcam : İki cam plakanın çevresel olarak metal bir ara çıtası yardımıyla birbirine bağlanması temeline dayanan pencere camı.

Kristal cam : Potasyum, kireç ve silisin yüksek ısıda ergitilerek hamur durumuna getirilip sonra da biçimlendirilmesi ile elde edilen cam.

Mikalı cam : Yapımında mika maddesi kullanılan, darbe aldığında tuz buz olup dağılmayan cam türü.

Plastik cam : Testere ile kesilebilen, rendelenebilen, esnek, cam görünüşünde saydam malzeme.

Kelebek camı : Otomobilde ön kapı penceresinde ekseni çevresinde dönerek açılabilen veya sabit bulunan küçük cam.

Moskof camı : Bir tür beyaz mika.

Saat camı : Saat kadranı ve rakamlarını dış etkilerden koruyan özel yapılmış cam.

Tepe camı : Tavanda veya tavana yakın yerde, tepeye yakın bulunan camlı pencere.

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Kadeh : Bu bardağın alabileceği miktarda olan. İçki içmeye yarayan ayaklı bardak.

İçki : İçinde alkol bulunan içecek. Bu içeceği içme işi.

Diğer dillerde Cam anlamı nedir?

İngilizce'de Cam ne demek? : n. elliptical wheel used to transform rotary motion into linear motion (the wheel's spin moves a lever in a back-and-forth direction)

n. device used to record pictures by selectively allowing light to pass through an aperture and strike light-sensitive film or electronic media

adj. glazed, vitreous

Fransızca'da Cam : verre [le], glace [la]

Almanca'da Cam : n. Glas, Verglasung

Rusça'da Cam : n. стекло (N), окно (N), кубок (M), чаша (F)

adj. стеклянный, застекленный