Glass türkçesi Glass nedir
- Kadeh.
- Cam takmak.
- Mercek.
- Bardak.
- Büyüteç.
- Cam gibi yapmak.
- Sırça.
- Camlamak.
- Ayna.
- Gözlük camı.
- Cam eşya.
- Cam ile donatmak.
- Cam.
- Cam kavanoza koymak.
Glass ile ilgili cümleler
English: A glass of water will make you feel better.
Turkish: Bir bardak su seni daha iyi hissettirecek.
English: A glass of red wine, please.
Turkish: Bir bardak kırmızı şarap lütfen.
English: A glass of water, please.
Turkish: Bir bardak su, lütfen.
English: A glass of wine, a beer, an orange juice, and a coffee with milk.
Turkish: Bir bardak şarap, bir bira, bir portakal suyu ve bir sütlü kahve.
English: A pineapple juice, a tea with lemon, a beer, and a glass of red wine.
Turkish: Bir ananas suyu, bir limonlu çay, bir bira ve bir bardak kırmızı şarap.
Glass ingilizcede ne demek, Glass nerede nasıl kullanılır?
Glass a picture : Resmin üzerine cam koymak. Resmi cam ile donatmak.
Glass a window : Pencere cam takmak. Pencere çerçevesini cam ile donatmak.
Glass bead : Cam boncuk. Boncuk.
Glass beaded screen : Üzerlerine düşen ışığı aynı yönde, yani gösterici yönünde büyük ölçüde yansıtma özelliği taşıyan, yansıtıcı yuvarlarla sıvalı görüntülük çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İncili görüntülük.
Glass bell : Cam kavanoz. Cam fanus.
Glass box : Cam kutu.
Glass cloth : Zımpara. Cam bezi.
Glass blowing : Boru aracılığı ile erimiş cam küresi içine hava üfleyerek cam eşya şekillendirme yöntemi. Şişe yapımı. Cam üfleme işlemi. Cam üfleme.
Glass bulb : Ampul.
Glass case : Camekan. Vitrin. Cam dolap.
İngilizce Glass Türkçe anlamı, Glass eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Glass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shatterproof glass : Emniyet camı. Dağılmaz cam. Kırılmaz cam.
Chalices : Ayinde kullanılan kadeh. Kupa. Aşai rabbani ayininde kullanılan şarap kadehi. Kadeh şeklinde gonca. Kadeh biçiminde gonca. Tas.
Bowl : Kase. Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı. Bovling oynamak. Çanak. Top (bowling vb.). Dokuz kuka oyunu. Yuvarlanmak. Kriket top atmak. Şaşırtmak.
Brandy glass : Konyak bardağı. Konyak şişesi.
Crown glass : Mercek camı. Üfleme düz cam. Ortası kalın pencere camı.
Loupes : Saatci merceği. Pertavsız. Kuyumcu merceği.
Magnifier : Büyütücü.
Electronic lens : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektronik mercek. Bir yüzleri yuvarsal, öbür yüzleri yuvarsal ya da düzlem olan, camdan yapılma ve bir ışık demetini kırılmaya uğratarak belli bir noktaya düşüren saydam cisim. (en az iki mercekten oluşan mercek dizgesine objektif denilmekle birlikte, ingilizcede her ikisi için de aynı terimin kullanıldığı göz önüne alınarak bu sözlükte hep mercek terimi kullanılmıştır). tv. bir elektron demetini tıpkı optik mercek gibi saptırabilen mıknatıslı alan dizgesi; elektronik mercek.
Mirror : Işığı yansıtma özelliği taşıyan maddesel yüzey. Yansıtma. Yansıtmak. İnsanın kendisini görmesini sağlıyan cam ya da maden levha. Aksettirmek. Yansıma. Gözgü. Yansı. Göstermek.
Condensing lens : Bir ışık kaynağından çıkan ışığı toplayıp belli bir noktaya olanca yeğinliğiyle düşürebilen, özellikle göstericilerde, gösterici ışıtacının ışığını film üzerine düşüren mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aydınlatma merceği. Toplayıcı mercek.
Glass synonyms : soluble glass, brandy snifter, pinus, seidel, optical glass, natural glass, shot glass, parfait glass, highball glass, soft glass, liqueur glass, sodium silicate, goblet, lensing, pyrex, the mirror, glazings, magnifying lens, bumper, electron lens, lenses, container, glassware, wire glass, plate glass, water glass, cups, looking glass, tazza, eyeglass, condenser, solid, sheet glass.
Glass zıt anlamlı kelimeler, Glass kelime anlamı
Stay : Germek. Önlemek. Kalma. Kalış. Kalma süresi. Sürdürüp tamamlamak. Bastırmak. Sabitlemek. İkamet etmek. Geçiştirmek.
Glass ingilizce tanımı, definition of Glass
Glass kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hard, brittle, translucent, and commonly transparent substance, white or colored, having a conchoidal fracture, and made by fusing together sand or silica with lime, potash, soda, or lead oxide. It is used for window panes and mirrors, for articles of table and culinary use, for lenses, and various articles of ornament. To reflect, as in a mirror. Used reflexively. To mirror.

Bu kısımda Glass kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Glass ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Glass anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Glass ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.