Mirror türkçesi Mirror nedir
- Çeşitli sinema ve televizyon aygıtlarında ve ışık kaynaklarında, üzerine düşen ışığı düzenli biçimde yansıtan yüzey.
- Yansıma.
- Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Yansıtmak.
- Yansı.
- Aksettirmek.
- Güzgü.
- Aksetmek.
- İnsanın kendisini görmesini sağlıyan cam ya da maden levha.
- Ayna.
- Gözgü.
- Yansıtma.
- Ayna tutmak.
- Göstermek.
- Işığı yansıtma özelliği taşıyan maddesel yüzey.
Mirror ile ilgili cümleler
English: A second mirror is hanging next to the door.
Turkish: İkinci ayna kapının yanına asıldı.
English: "Mirror, mirror on the wall. Who in the land is fairest of all?" And then the mirror would always reply: "You, my queen, are fairest of all."
Turkish: "Ayna, ayna söyle bana, benden güzel var mı bu dünyada?" ve ayna her zaman şöyle cevap verirdi:"Siz, kraliçem, en güzeli sizsiniz!"
English: A mirror can be made out of metal or glass.
Turkish: Bir ayna metaldan ya da camdan yapılabilir.
English: A broken mirror brings bad luck.
Turkish: Kırık bir ayna kötü şans getirir.
English: A mirror reflects light.
Turkish: Bir ayna ışığı yansıtır.
Mirror ingilizcede ne demek, Mirror nerede nasıl kullanılır?
Mirror camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aynalı alıcı. Aşırı hızlı alıcıların aynalı kasnak kullanan çeşidi. (bu çeşit alıcılar genellikle 4 x 4,5 mm'lik resim boyu için saniyede 40.000 resim, 18x22 mm'lik resim boyu (35 mm'lik filmin resim boyu) için saniyede 2.000 resim alabilir). Aynalı kamera.
Mirror drum : Aynalı kasnak. Aşırı hızlı çevirimde optik dengeleyici olarak kullanılan ve bir kasnağın içine düz aynaların yerleştirilmesinden oluşan düzen. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Mirror galvanometer : Aynalı galvanometre. Bir optik seslendirme dizgesinde, ışıklama ışıtacından gelen ışık demetini, akımın yeğinliğine göre sağa ya da sola az ya da çok dönerek saptıran bir ayna temeline dayalı galvanometre çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Mirror glass : Ayna camı.
Mirror image : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Görüntü yansıt. Akis. Bir cismin sağ-sol tersliği göstererek görüntüsünün aynada yansıması. Tıpkısının aynısı. Aynadaki görünüş. Tekrarlı resim. Ters görüntü. Ayna görüntüsü. Ayna resim.
Mirror site : İkiz site.
Mirror image artifacts : Ultrasonografide, ses demetinin, düzgün ve güçlü bir yansıtıcı yüzeyle karşılasması sonucunda meydana gelen görüntü hatası. Ayna artifaktı.
Cold mirror reflector : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. S] tv. yansıtıcısı amüminyumlu değil özel bir katla sıvanmış, konu üzerine düşürdüğü sıcaklık üçte iki oranında azalan işlik ışıtacı. Soğuk yansıtıcı.
Mirror printing : Ters baskı.
Chilled mirror analyzer : Soğutuk aynalı çözümleç.
İngilizce Mirror Türkçe anlamı, Mirror eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mirror ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reflections : Aksetme. Ayıplama. Refleks. Kusur bulma. Akis. Etki. Hayal. Yankı. Yansıyan görüntü.
Cheval glass : Boy aynası.
Be heard : Duyulmak.
Capture : Aynen almak. Tutsak etmek. El koymak. Bir nükleer ya da atomik sistemin ek bir parçacık elde ettiği süreç. Ganimet. Tutmak. Ganimet almak. Zoralım. Almak. Bilgisayar, hukuk, coğrafya, fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.
Demonstrates : Örnekle açıklamak. Göstererek tanıtmak. İspatlamak. Açıklamak. Gösteri yapmak. Kanıtlamak. İspat etmek. Açıklayarak tanıtmak. Gösteri düzenlemek.
Externalise : Cismanileştirmek. Maddileştirmek. Harici yapmak. Dışında bırakmak. (ekonomi) fiyatlandırma yapısının bir parçası olarak maliyetleri birleştirmemeyi seçmek (ayrıca externalize). Objektif olarak hesaba katmak. Dışa vurmak. Açığa vurmak. Sosyal ilişkilerde kişiliği dışa doğru yönlendirmek. Yabancılaştırmak.
Rebound : Sekmek. Sekme. Yankılanmak. Geri tepmek. Tepki. Oyuncuların, çember altında topu kapmak için yaptıkları zıplama hareketi. bu, özellikle çarpma tahtasına çarpıp geri gelen toplar için yapılır. Geri sıçramak. Yankı. Uzanış. Yansımak.
Glass : Camlamak. Cam takmak. Mercek. Cam gibi yapmak. Cam. Büyüteç. Cam eşya. Gözlük camı. Cam kavanoza koymak.
Demonstrating : İspat etmek. Kanıtlamak. Gösteriş. İspatlamak. Gösteri yapmak. Örnekle açıklamak.
Externalizing : Haricileştirme. Maddileştirme. Dışlamak. Dışsallaştırma. Dışa vurmak. Cismanileştirme. Maddileştirmek. Açığa vurmak.
Mirror synonyms : pier mirror, pier glass, picture, car mirror, reflection, bear witness to, reverberate, speculum, projection, connote, reverberated, rebounds, projections, echoing, connotes, echoed, incidence, echoes, echo, obliqued, mirrors, looking glass, pass on, reverberates, reverberating, betokened, reecho, reflex, betoken, reflectivity, connoting, compare to, reflectance.
Mirror ingilizce tanımı, definition of Mirror
Mirror kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any glass or polished substance that forms images by the reflection of rays of light. A looking-glass or a speculum. To reflect, as in a mirror.

Bu kısımda Mirror kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mirror ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mirror anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mirror ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.