Demonstrating türkçesi Demonstrating nedir

Demonstrating ingilizcede ne demek, Demonstrating nerede nasıl kullanılır?

Demonstration : Gösteri. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Olgu ya da olayları göstererek anlatma ve açıklama yöntemi. belli olgu ve olaylara ilişkin ilkeleri açıklamak, birtakım teknik ve becerileri öğretmek amacıyla bir şeyi başkalarının önünde yaparak gösterme işi. Kullanılışını gösterme.

Demonstration effect : Özendirme etkisi. Gösteriş etkisi. Özendirici etki. Gösteriş için tüketim. Tüketicilerin gelirlerinde bir artış olmamasına karşın, sosyal konumunu olduğundan daha yüksek göstermek amacıyla, fiyatı daha yüksek ve markalı malları satın almalarını ifade eden james s. duesenberry tarafından geliştirilen kavram.

Demonstration farm : Demonstrasyon çiftliği. Örnek çiftlik.

Demonstration interview : Görüşmeci takımının kullanıldığı alan araştırmalarında, görüşmeciler arasında uygulama birliğini sağlamak amacıyla yapılan örnek görüşme. Gösteri görüşmesi.

Demonstration lesson : Ya bir öğretmen okulu öğrencisi, ya bir usta öğretmen ya da bir denetmen tarafından meslek yönünden yetişmeye, bilgi alış verişine ve bilimsel tartışmaya olanak hazırlamak için bir uygulama sınıfında ve öğretmen adayları ya da tecrübeli öğretmenler karşısında verilen ders. Örnek ders.

 

Amphibious demonstration : Amfibi gösteri. Amfibi gösterisi.

Demonstrative pronoun : Gösterme adalı. İşaret zamiri. Gösterme adılı. Bir objeyi gösteren zamir (gramer). Somut ve soyut nesneleri işaret etme, gösterme yoluyla karşılayan kelime. bugün türkçede kullanılan işaret zamirleri bu, şu, o (teklik) bunlar, şunlar, onlar (çokluk)'dır: şu var ki, yanmış bir parmağın soğuk suda bir an için bulunduğu rahatlık parmak sudan çekilince acıyı misillerle büyütmüş olarak geri getirecektir (n. fazıl kısakürek, aynadaki yalan, s. 145). bunlar bizim akıl erdirebileceğimiz meseleler değil (n. fazıl kısakürek, göst. e., s. 186). bu adeta hastayı kudurttu (p. safa, şimşek, s. 287). bunu bilmeyi çok isterdim. vb.

Demonstrative adverb : Gösterme belirteci. İşaret zarfı.

Demonstratively : Açıkça. Göstererek. Açıklayan veya resimleyen bir şekilde. Duygu veya düşünceleri gösteren bir şekilde. Açıklayıcı bir şekilde. Açıklayarak. İnandırıcı bir şekilde. Demonsratif olarak.

Demonstratives : Hislerini serbestçe açığa vuran. Demonstratif. İşaret zamiri. Duygularını açığa vuran. Hislerini açığa vuran. Duygularını gizleyemeyen. Kanıtlayan. Göze çarpan. Gösteren. Duygularını gizlemeyen.

İngilizce Demonstrating Türkçe anlamı, Demonstrating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demonstrating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Averred : Söylemek. Deklare edilmiş. Kanıtlanmış. İddia etmek.

 

Prove : Tecrübe etmek. Denemek. Sağlamasını yapmak. Ortaya koymak. Anlaşılmak. Bulunmak. Sınamak.

Braveries : Dövüşkenlik. Mertlik. Alplık. Erkeklik. Görkem. Keleşlik. Yiğitlik. Babayiğitlik. Şecaat.

Substantiates : Tahkik etmek. Tasdik etmek. Doğrulamak. Neden göstermek. Doğruluğunu ispat etmek. Desteklemek. Gerçekleştirmek. Gerçeklemek.

Performance : Temsil. İş yapabilme ya da bir edim sürecini başarıyla sonuçlandırma yeteneği olarak beliren, beceri ya da başarı ölçüsü olarak kullanılan edebilme gücü. Amel. Bir tiyatro yapıtının bu yönetici önderliğinde, çok sayıda provadan sonra, seyirci önünde canlandırılışı. seyirci önünde oynanan oyun, gösteri. İcraat. Başarı. Görülmeğe değer herhangi bir şey. bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum. Gösteri. Bilgisayar, hukuk, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Güç.

Paraded : Hava atmak için dolaşmak. Gösteriş yapmak. Geçit töreni. Geçit töreni yapmak. İlan etmek. Belirli bir düzen içinde geçmek. Hava atmak. Teftiş için toplanmak. Teşhir etmek. Sıraya dizmek.

Bear out : Arka çıkmak. Yardım etmek. Tasdik etmek. Doğrulamak. Desteklemek. Onaylamak.

Blazoned : Sergilemek. İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Ongun. Teşhir etmek. Parlatmak. Arma çizmek. Arma. Uygun bir dille söylemek.

Attest : Beyan etmek. İddia etmek. Tasdiklemek. Onaylamak. Yemin ettirmek. Açıklamak. Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek. Doğrulamak. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine).

Demonstrating synonyms : lecture demonstration, make something stick, designating, affectation, blazons, connoted, exposure, avers, presentment, blazon, demonstrate, compare to, show, connote, parade, attests, airs, averring, blazoning, betokens, evidence, hotdogged, parading, certifying, blazonry, testify, betokened, bravado, manifests, hotdogging, bear witness to, be contented with, parades.

Demonstrating zıt anlamlı kelimeler, Demonstrating kelime anlamı

Reserved : Yedek. Saklı. Çekingen. Rezerve. Tutulmuş. Rezerve edilmiş. Ağzı sıkı. Ağzı kenetli. Saklanılmış. Ayrılan.

Undemonstrative : Çekinken. Duygularını gizleyen. Temkinli. Çekingen. İhtiyatlı. Hislerini saklayan.

Demonstrating antonyms : uninstructive.