Reserved türkçesi Reserved nedir

  • Rezerve.
  • Ağzı kapalı.
  • Sessiz.
  • Saklanılmış.
  • Ağzı sıkı.
  • Mesafeli (davranış).
  • Ayrılan.
  • Ayırtılmış.
  • Çekingen.
  • Tutulmuş.
  • Saklı.
  • Ağzı kenetli.
  • Yedek.
  • İçine kapanık.
  • Rezerve edilmiş.
  • Ayrılmış.

Reserved ile ilgili cümleler

English: Ali reserved a seat.
Turkish: Ali bir koltuk ayırdı.

English: Are there reserved seats?
Turkish: Ayrılmış koltuklar var mı?

English: Are there reserved seats on the train?
Turkish: Trende ayrılmış koltuklar var mıdır?

English: "Have you reserved a hotel room?" "Sorry, not yet."
Turkish: "Bir otel odası rezervasyonu yaptınız mı?" "Henüz değil, üzgünüm."

English: All of the money is reserved for emergencies.
Turkish: Tüm para acil durumlar için ayrıldı.

Reserved ingilizcede ne demek, Reserved nerede nasıl kullanılır?

Reserved book : Ayrılmış kitap. Kısa sürede birçok okuyucunun yararlanmasını sağlamak amacıyla dermeden ayrılan ve kullanma süresi kısıtlanan kitap. başka bir okuyucuda olduğundan verilemeyen, ama başvuran adına sıraya konan kitap.

Reserved book collection : Ayrılmış kitapların oluşturduğu derme. bk. ayrılmış kitap. Ayrılmış kitap dermesi.

Reserved book reading room : Büyük üniversitelerde yalnız ayrılmış kitaptan yararlanmak için kullanılan okuma salonu. Ayrılmış kitap okuma salonu.

 

Reserved characters : Rezerve edilmiş karakterler.

Reserved memory : Ayrılan bellek.

All rights reserved : Genellikle içkapağın "b" yüzünde yer alan ve kitabın izin alınmadan başka bir dile çevrilmesi, tümünün ya da bir bölümünün yeniden basılması vb. gibi davranışların yasaca suç sayılacağını ve bu gibi davranışlarda bulunanlar için kovuşturma açılabileceğini belirleyen anlatım. Tüm hakları saklıdır. Tüm hakları korunmuştur. Her hakkı saklıdır. Her hakkı mahfuzdur. Her hakkı saklı. Bütün hakları korunmuştur.

Reserved word : Korunmuş sözcük. Kullanımı yasak sözcük. Saklı sözcük. Ayrılmış sözcük. Özel sözcük. Özel amaçlı sözcük.

Reserved seat : Rezerve koltuklar.

Reserved rights : Saklı tutulan haklar. Saklı haklar. Ulusal bayram, hafta tatili, ücretli izin ve yüzde yöntemi ile çalışılan konularda yasasıyla toplu iş sözleşmesinin saptadığı geleneklerden doğan kazanılmış haklar.

Reserved print : Bir kitabın olağan baskısından ayrı olarak üstün nitelikte olarak bastırılıp yayımlanması. Özel baskı.

İngilizce Reserved Türkçe anlamı, Reserved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reserved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Donkey : Eşek. Yardımcı. Yardımcı buhar makinesi. Marsıvan eşeği. Merkep.

Disintegrated : Parçalara ayırmak. Paramparça olmak. Atomlarına ayırmak. Parçalamak. Parçalanmak. Parçalara ayrılıp dağılmış. Dağılmak.

Backdoor : Bir bilgisayar sistemine veya o sistem içindeki veriye belgesiz erişim geçişi (bilgisayar). Sır. Sisteme izinsiz erişim geçişi. Kaçamak. Gizli giriş. Arkakapı. Arka kapı. Yasadışı. Gizli.

 

Cryptos : Şifre. Muammalı. Kapalı. Gizli. Crypto. Siyasi görüşünü belli etmeyen. Kripto.

Cagey : Ketum. İhtiyatlı. Ağzısıkı. Kapalı kutu. Sırrını söylemeyen. Çok dikkatli. Kurnaz. Uyanık.

Reliable : Sağlıklı. İnanılır. Saygın. Ağzı sıkı veya ketum. İtimat edilir. Emin. Güvenli. Mutemet. Güven telkin eden.

Haltered : Dizgin. İpe çekmek. Asma. Korkuluk. Yular. Asmak. Yular takmak. İp. İdam ipi.

Hired : Kiralanmış. Tutulan. İşe alınan.

Coy : Alabama eyaletinde şehir. Cilveli. Nazlı. Utangaç. El bebek gül bebek. Mahcup. İsteksiz. Nazenin.

Leaver : Giden kimse. Ayrılan kimse. Ayrılmış gemi. Maya yapan. Giden. Terk eden kimse. Geride bırakan kimse.

Reserved synonyms : bookable, coverts, dedicated, differentiated, diverging, afflicted, canniest, ancilla, lovestruck, departer, entrapped, dumbs, farouche, backup, in petto, asunder, close lipped, backup of, fallbacks, consonant, crypto, tightlipped, bashful, backups, in love, disaggregated, backward, breathless, enamored, dissocial, set aside, hidden, appropriated.

Reserved zıt anlamlı kelimeler, Reserved kelime anlamı

Forward : Yüklemek. Gelişmiş. Yollamak. İleri. Öndeki. İleriye. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Öne. Yönlendirme yapmak. Akıncı.

Unrestrained : İdaresiz. Zapt edilmemiş. Zaptedilmeyen. Frenlenmemiş. Pervasız. Denetimsiz. Frenlenmeyen. Kontrolsüz. Aşırı. Serbest.

Unreserved : Şartsız. Tam. Koşulsuz. Açıksözlü. Sınırsız. İçten. Açık. Çekinmeyen. Kayıtsız. Samimi.

Reserved antonyms : demonstrative, uninhibited.

Reserved ingilizce tanımı, definition of Reserved

Reserved kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Kept for future or special use, or for an exigency. As, reserved troops. A reserved seat in a theater.