Forward türkçesi Forward nedir
- Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri.
- Ön.
- Yeni adrese yollamak.
- İleriye doğru.
- İletmek.
- Yönlendirme yapmak.
- Yeni adrese göndermek.
- Cüretkar.
- Yönlendirmek.
- Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır.
- Gelişmiş.
- Göndermek.
- Yollamak.
- İleriye.
- İleri.
- Şımarık.
- Akıncı.
- Yüklemek.
- Öne.
- İleri aktarmak.
- Sunmak.
- Küstah.
- İleriye yönelik.
- Öndeki.
Forward ile ilgili cümleler
English: Ali has really been looking forward to this.
Turkish: Ali bunu gerçekten iple çekiyor.
English: Ali has been looking forward to this.
Turkish: Ali bunu dört gözle bekliyordu.
English: Ali has been looking forward to meeting you.
Turkish: Ali seninle tanışmaya can atıyor.
English: After a hectic few days at work, Moustapha is looking forward to a change of pace.
Turkish: İşte yoğun geçen birkaç günden sonra, Mustafa bir değişikliği iple çekiyor.
English: "I'll come again." "Yeah, I look forward to it."
Turkish: "Tekrar geleceğim" "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum''
Forward ingilizcede ne demek, Forward nerede nasıl kullanılır?
Forward air controller : İleri hava kontrolörü. Uçuş müfettişi.
Forward buying : Vadeli teslim piyasasında satın alma. Gelecekte teslim edilmek üzere satın alma. Vadeli satın alma. Gelecekte teslim satınalma. Ön alım.
Forward by e mail : Elektronik posta ile ilet.
Forward channel : Veriş kanalı. İleri doğru kanal. İleri yönde kanal. İleriye oluk.
Forward command post : İleri komuta yeri. Savaş alanında önde kurulan üs.
Forward exchange discount : Vadeli döviz iskontosu. Herhangi bir dövizin vadeli kuru ile anında teslim piyasasındaki kuru arasındaki negatif fark.
Forward exchange market : Vadeli döviz işlemlerinin yapıldığı piyasa. Vadeli döviz piyasası.
Forward difference approximation : İleriye fark yaklaşıklığı.
Forward exchange : Vadeli döviz işlemleri. Vadeli döviz işlemi. Gelecekte teslim kambiyo senedi satın alma ya da satma. Vadeli döviz alım satımı.
Forward contract : Vadeli döviz sözleşmesi. İlerde teslim şartlı sözleşme. Bir işin görülmesini garanti altına alan kontrat. İleride teslim şartlı sözleşme. Belli bir ekonomik varlığın bugün belirlenen sabit bir fiyattan gelecekte birkaç aylık süre sonunda teslim edilmek kaydıyla satılması konusunda yapılan sözleşme. Vadeli işlem sözleşmesi. İleriye yönelik kontrat. Vadeli sözleşme. Vadeli kontrat.
İngilizce Forward Türkçe anlamı, Forward eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Forward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conveyed : Nakletmek. Getirmek. Devretmek. Nakledilmiş. Yaymak. Nakledilen. Taşımak.
Pert : Şuh. Arsız. Yılışık. Laubali. Cıvık. Sulu.
Developed : Mütekamil. Geliştirilmiş. Bayındır. Abadan. Bayındırlaşmak.
Conveys : Bildirmek. Getirmek. Taşımak. İblağ etmek. Taşımak götürmek. Yaymak. Devretmek. Nakletmek. (bilgi) aktarmak.
Bestows : Bahşetmek. (hak) tanımak. Yerine koymak. Bağışlamak. Vermek. Hediye etmek.
Governs : Etkilemek. Mürebbiyelik yapmak. Zaptetmek. Hüküm sürmek. Almak (dilbilgisi terimi). Çevirmek. İdare etmek. Yönetmek. Kullanmak.
Frontwise : Cepheye doğru. Öne doğru. İleri yöne veya öne doğru.
Deliver : Dağıtmak (gazete, mektup vb'ni). Kurtarmak. Teslim etmek. Doğurmak. Ortaya koymak. Dağıtmak. Yapmak (konuşma). Devretmek. Atmak. Vermek.
Conferred : Danışmak. Vermek. Görüşmek.
Forward synonyms : forrard, forrad, full face, send on, bundle off, dishing, dish, raider, communicates, ascribes, emits, bolding, burden, advanced, headlong, canalizes, ahead, ante, forwards, hardier, direct, enhanced, carry off, comperes, along, bardy, bolder, perkier, anticus, sassy, channel, daring, frontward.
Forward zıt anlamlı kelimeler, Forward kelime anlamı
Backward : Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Ters. Başlangıca yönelmiş. Geri kalmış. Geri. İsteksiz. Geriye yönelmiş. Gelişmemiş. Tersine.
Aft : Geriye doğru. Geri. Kıça doğru. Kıçta. Arka. Kıça doğru (gemi). Arkasında. Arka tarafta (gemi). Arkaya doğru (gemi). Gerisinde.
Regressive : Geriletici. Gerileyici. Regresif. Gerileyen. Geriye giden. Azalan oranlı. Geriye doğru giden. Gerileyen, bir hastalık sürecinin şiddetinin azalması. Tepki oluşturan (dümen vb.).
Forward ingilizce tanımı, definition of Forward
Forward kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To hasten. Near, or at the fore part. To promote. As, to forward the growth of a plant. To help onward. Toward a part or place before or in front. A covenant. Onward. As, the forward gun in a ship, or the forward ship in a fleet. Progressively. Opposed to backward. In advance. A promise. To advance. In advance of something else. To quicken. To accelerate. An agreement. To forward one in improvement.

Bu kısımda Forward kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Forward ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Forward anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Forward ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.