Developed türkçesi Developed nedir

Developed ile ilgili cümleler

English: Ali has developed a new system for learning English.
Turkish: Ali İngilizce öğrenme için yeni bir sistem geliştirdi.

English: Ali developed a taste for French wine.
Turkish: Ali Fransız şarabı için bir tat geliştirdi.

English: A developed perception of linguistic beauty is still lacking in her.
Turkish: Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.

English: Ali quickly developed a friendship with Mary.
Turkish: Ali Mary ile çabucak bir dostluk geliştirdi.

English: Agriculture is developed in the most fertile lands of the region.
Turkish: Tarım, bölgenin en verimli alanlarında gelişmiştir.

Developed ingilizcede ne demek, Developed nerede nasıl kullanılır?

Developed antibodies : Oluşmuş antikorlar. Vücuttaki zararlı bakterilerle savaşmak üzere gelişmiş maddeler. Şekillenmiş antikorlar. Gelişmiş antikorlar.

Developed breeds : Kültür ırkları. Çayır ve meraları kaliteli ve verimli, pazar imkanları elverişli yerlerde yetiştirilen, tek veya kombine verim yönlü, yerli ırkların saf yetiştirme ve seleksiyonla geliştirilmeleriyle elde edilmiş ırklar.

Developed countries : İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. krş. birinci dünya ülkeleri. Gelişmiş ülkeler. Kalkınmış ülkeler. Modern ülke. Gelişme gösteren ülke. Geniş bir sanayisi bulunan ve yaşam standardı dünya ortalamasına göre yüksek olan ülke. Çağdaş ülke. Gelişen ülke. Gelişmiş devletler.

 

Developed country : Geniş bir sanayisi bulunan ve yaşam standardı dünya ortalamasına göre yüksek olan ülke. Gelişen ülke. Modern ülke. Çağdaş ülke. Gelişmiş ülke. Gelişme gösteren ülke.

Developed film : Açındırma işlemi tamamlanmış film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açındırılmış film.

Developed skill : Öğrenilmiş ustalık. Oluşmuş yetenek. Edinilmiş beceri. Gelişmiş yetenek.

Least less developed countries : Gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler sınıflandırmasının dışında kalan, kişi başına düşen gelirin çok düşük ve büyümenin önünde engellerin olduğu, insan kaynaklarının gelişme düzeyinin çok düşük ve/veya çok ciddi yapısal zayıflıkların bulunduğu ülkeler. krş. dördüncü dünya ülkeleri. Enaz gelişmiş ülkeler.

Developed site : Bayındırılmış alan. Kentesl altyapısı, kolaylıkları sağlanarak görevlerini yerine getirmeye, üzerinde yapı yapmaya elverişli duruma getirilmiş toprak parçası. İmar görmüş arsa. Bayındırılmış toprak.

Least developed countries : Gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler sınıflandırmasının dışında kalan, kişi başına düşen gelirin çok düşük ve büyümenin önünde engellerin olduğu, insan kaynaklarının gelişme düzeyinin çok düşük ve/veya çok ciddi yapısal zayıflıkların bulunduğu ülkeler. krş. dördüncü dünya ülkeleri. Enaz gelişmiş ülkeler. En az gelişmiş ülkeler. Az gelişmiş ülkeler.

 

Under developed countries : Gelişmiş ve başarılı ülkelerden yardım ve destek ihtiyacı içerisindeki ülkeler. Gelişmemiş ülkeler.

İngilizce Developed Türkçe anlamı, Developed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Developed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enhanced : Değeri yükseltilmiş. Artmış. Pekiştirilmiş. Arttırılmış. Artırılmış. Artan. Yükselen. Yükseltilmiş.

Cultivated : Düzeyli. Seviyeli. Kültürlü. Ekili. İşlenmiş. Terbiyeli. Görgülü.

Enriched : Rafine edilmiş. Arıtılmış. Zenginleştirilen. Zenginleştirilmiş. Artırılmış. Yükseltilmiş.

Advanced : İleri düzeyde. İleri düzey. İlerlemiş. İleri derecede. Gelişkin. İleri. Yüksek. İleri derece. Modern.

State of the art : Gelişme seviyesi (sanat veya teknoloji için). Teknoloji harikası. Tekniğin bilinen durumu (patent). Gelişme seviyesi. Teknolojinin bugünkü durumu. En gelişkin. En yeni. Modern.

Well grown : İyi gelişmiş. İyi geliştirilmiş.

Formulated : Açık ve kesin ifade etmek. Hazırlamak (plan). Formülleştirmek. Formüle edilen.

Forward : İletmek. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. Yollamak. Şımarık. İleriye yönelik. Yeni adrese yollamak. Küstah. Yüklemek. Yeni adrese göndermek. Yönlendirmek.

Built up : Birçok parçadan oluşan. Mamur. Binalarla dolu.

Mature : Dinlendirmek (şarap). Olgun. Tekemmül etmek. Olgunlaşmak. Ergin. Vadesi gelmiş. Kemale erdirmek. Pişmek. Tekamül etmek.

Developed synonyms : foremost, matured, improved, souped up, streamlined, sophisticated, flourishing.

Developed zıt anlamlı kelimeler, Developed kelime anlamı

Undeveloped : Banyo edilmemiş. İşlenmemiş (toprak). Geri. Gelişmemiş. Tab edilmemiş.

Unimproved : Geliştirilmemiş. Sürülmemiş. Gelişmemiş. İşlenmemiş. Sürülmemiş (toprak). İyileştirilmemiş. Düzelmemiş.