Backward türkçesi Backward nedir

  • Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi.
  • Geri geri.
  • Geriye doğru.
  • Başlangıca yönelmiş.
  • Geri kalmış.
  • Arka.
  • Geç kavrayan.
  • Yavaş öğrenen.
  • Geri.
  • Kendinden emin olmayan.
  • Geçmişe.
  • Ters.
  • Geç.
  • Jimnastik alanında kullanılır.
  • İsteksiz.
  • Gelişmemiş.
  • Tersine.
  • Geç öğrenen.
  • Geriye.
  • Geriye doğru yapılan.
  • Geriye yönelmiş.
  • Geçmişe yönelmiş.
  • Çekingen.

Backward ile ilgili cümleler

English: She is backward in expressing her opinion.
Turkish: O, fikrini ifade etmede geri kalmış.

English: "I can count from 1 to 100 in French now." "Wow that's great. How about counting backwards from 100 to 1?" "No, that's still impossible for me."
Turkish: "Ben şimdi Fransızca 1'den 100'e kadar sayabilirim." "Vay bu harika. Peki 100'den 1 kadar geriye doğru saymaya ne dersin?" "Hayır, o benim için hala imkansız."

English: He bent over backward to please his wife.
Turkish: Karısını memnun etmek için her türlü çabayı gösterdi.

English: Ali bends over backwards to make Mary happy.
Turkish: Ali Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.

English: The actress fell backward over the stage.
Turkish: Aktris, sahne üzerinde geriye düştü.

Backward ingilizcede ne demek, Backward nerede nasıl kullanılır?

Backward and forward : Geri ve ileri. Mükemmelce. Bir o yana bir bu yana. Tamamen. Tastamam.

 

Backward area : Geri kalmış bölge. İktisadi kalkınmasını tamamlayamamış, iktisadi açıdan güçsüz bölge. Ekonomik yönden gelişememiş ve yaşama düzeyi çok düşük olan bölge. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gelişmemiş bölge. Az gelişmiş bölge.

Backward bending labour supply curve : Tersine dönen emek sunum eğrisi. Emek piyasasında belli bir ücret düzeyine kadar negatif ikame etkisinin pozitif gelir etkisinden büyük olması nedeniyle ücretler artarken çalışılmak istenen süre artarken pozitif eğimli olan, ancak belli bir ücret düzeyinden sonra pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden daha büyük olması nedeniyle çalışılmak istenen sürenin azalmasına bağlı olarak negatif eğimli duruma dönen emek sunum eğrisi.

Backward channel : Geriye doğru kanal. Ters yönde kanal. Geriye oluk.

Backward compatible : Öncesiyle uyumlu. Geçmiş versiyonla uyumlu. Yeni versiyonun eski versiyonla uyumlu bir şekilde çalışabilmesi özelliği. Geçmişle bağdaşır. Öncesiyle bağdaşır.

Backward integration : Dikey birleşme. Firmanın, aramalı satın aldığı firmaları ele geçirmesi ya da satın alması. Aramalı üreten firma ile bu aramalını kullanarak sonul mal üreten firmanın birleşmesi veya işbirliği için bir araya gelmesi. krş. yatay birleşme. Geriye doğru bütünleşme.

Backward invention : Uluslararası bir şirketin üretmiş olduğu malın gelişmekte olan ülkelerin gereksinimlerine göre daha basit olarak yeniden üretmesine dayalı bir uluslararası pazarlama ve mal stratejisi yöntemi. Geri üretim. Az gelişmiş yenilik.

 

Backward induction : Tekrarlanan oyunlarda, oyunun sonundan başlayarak başına doğru giderek çözülmesi. Geriye doğru çözüm.

Backward hanging : Arkadan asılma. Sırtın araca dönük tutulduğu asılma durumu.

Backward elimination : Geri eleme.

İngilizce Backward Türkçe anlamı, Backward eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contrarily : Aksine. İnatla. Bilakis.

Backspaced : Geriye almak. Geri al tuşu. Gerial. Geri al. Geri silme. Geriletmek. Bir geri almak. Gerisilme. Geri gitmek (daktiloda veya bilgisayarda).

Against the grain : İsteksizce. Hoşa gitmeyen. Geleneklere aykırı. Kişiliğine aykırı. Doğasına aykırı. Topluma aykırı.

Grudgingly : Gönülsüzce. İstemeye istemeye. İstemeyerek. Kerhen. İsteksizce.

Continuation : Devam etme. Süreklilik. Sürdürme. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İdame. Uzatma. Devam. Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para. Sürme. Zeyil.

Downward : Aşağıya doğru olan. Aşağı doğru olan. Başaşağı. Düşen. Aşağı doğru. Azalan. Aşağı inen. Geçmişe doğru. Kötüye doğru.

Behinds : Kıç (argo terim). Geride. Gerisinde. Peş. Arkaya. Peş (argo terim). Arkadan. Arkada. Arkasında.

Arm jumps with body swinging : Asılmada, çift kolla hız alarak yer değiştirme. Asılı sıçramalı ilerleme.

Back board : Arkalık.

Retro : Geçmiş.

Backward synonyms : background, arms held forward upward, about, agility exercises, halfhearted, dorsa, tardy, rearward, abortive, backwards, awkward, gutless, fainthearted, latents, bilious, tardier, counter to, agin, alien, cut to, slow, in contradiction, antis, backer, arm turning, behind, distrustful of oneself, breech, farouche, buttock, around, infantine, demurer.

Backward zıt anlamlı kelimeler, Backward kelime anlamı

Forward : İletmek. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. İleriye doğru. Sunmak. Küstah. Yeni adrese göndermek. İleriye. Göndermek. İleri. Akıncı.

Prospective : Niyetli. Prospektif. Umulan. Gelecekteki. İleriye yönelik. Beklenen. İleriye dönük. Müstakbel. Muhtemel. Olası.

Progressive : Tedrici. Derece derece artan. Kademeli. Progresif. Gelişen. Progresif ataksi. İlerici. İlerleyici. İlerleyen. İlerleyici (hastalık).

Backward ingilizce tanımı, definition of Backward

Backward kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state behind or past. To keep back. With the back in advance or foremost. To hinder. As, backward glances. As, to ride backward. Directed to the back or rear.