Backward invention türkçesi Backward invention nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Uluslararası bir şirketin üretmiş olduğu malın gelişmekte olan ülkelerin gereksinimlerine göre daha basit olarak yeniden üretmesine dayalı bir uluslararası pazarlama ve mal stratejisi yöntemi.
  • Az gelişmiş yenilik.
  • Geri üretim.

Backward invention ingilizcede ne demek, Backward invention nerede nasıl kullanılır?

Backward : Geriye doğru yapılan. Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Arka. Geçmişe yönelmiş. Başlangıca yönelmiş. Geç öğrenen. Geriye. Kendinden emin olmayan. Yavaş öğrenen. İsteksiz.

Invention : Türetme. Yaratı. Buluş. Keşf. Bilinmeyen bir nesneyi ya da bir niteliği ortaya çıkarma. Orijinallik. Bulma. Türeti. Bulgu. Düzen.

Backward and forward : Geri ve ileri. Mükemmelce. Tamamen. Tastamam. Bir o yana bir bu yana.

Backward area : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ekonomik yönden gelişememiş ve yaşama düzeyi çok düşük olan bölge. Gelişmemiş bölge. Geri kalmış bölge. İktisadi kalkınmasını tamamlayamamış, iktisadi açıdan güçsüz bölge. Az gelişmiş bölge.

Backward bending labour supply curve : Emek piyasasında belli bir ücret düzeyine kadar negatif ikame etkisinin pozitif gelir etkisinden büyük olması nedeniyle ücretler artarken çalışılmak istenen süre artarken pozitif eğimli olan, ancak belli bir ücret düzeyinden sonra pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden daha büyük olması nedeniyle çalışılmak istenen sürenin azalmasına bağlı olarak negatif eğimli duruma dönen emek sunum eğrisi. Tersine dönen emek sunum eğrisi.

 

Backward channel : Ters yönde kanal. Geriye oluk. Geriye doğru kanal.

İngilizce Backward invention Türkçe anlamı, Backward invention eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backward invention ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Backward invention synonyms : backward innovation, a change in individual demand, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, ability rent, a shift in demand, a change in demand.