Ability to pay principle türkçesi Ability to pay principle nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ödeme gücü ilkesi.
  • Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability to pay principle ingilizcede ne demek, Ability to pay principle nerede nasıl kullanılır?

Ability : Özgüç. İktidar. Güç. Zeka. Liyakat. İstidat. Kabiliyet. Özlü toprak. Kudret. Çalışma gücü.

To : Karşı. E. Göre. İle. İla. -e göre. Ya. Kala. Kadar. -mek -mak (mastar).

Pay : Etmek. Vergin. Para vermek. Ödemek. Yarar sağlamak. Maaş dağıtmak. Ödeme. Yararı olmak. Maaş. Kar getirmek.

Principle : Dürüstlük. Temel. Her tasarımsal dizgenin temeli, odak kavramı olan ve ilgili bütün olaylar için geçerli olabilen bir öneri. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tamamlayıcı unsur. Ana kaynak. Tümdengelimci ya da tümevarımcı bir bilimsel dizgenin bilgi üretme sürecini yöneten üst yönseme ve genel tutamaklar, bk. yönseme. Kaide. Ç.yol. Prensip.

Ability to pay : Vergi ödeme gücü. Ödeme gücü. Ödeme kapasitesi. Ödemek için yeterli kaynaklara sahip olma. Daha yüksek vergi ödeyebilecek zengin insanlardan bunun talep edilmesi prensibi (ekonomi).

Ability to act : Rol yeteneği. Rol becerisi. Rol kabiliyeti.

 

Ability to pay principle of taxation : Vergilemede ödeme gücü prensibi. Kişilerin sahip oldukları finansal güç oranında vergilendirilmesi kuralı. Bireylerin sahip oldukları mali güç oranında vergilendirilmesi kuralı. Kişilerin akçalı güçleri oranında vergilendirilmesi kuralı. Vergi ödeme yeteneği kuralı.

Principle of ability to pay : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

İngilizce Ability to pay principle Türkçe anlamı, Ability to pay principle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ability to pay principle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay principle synonyms : principle of ability to pay, a shift in individual demand, abnormal budget, ability rent, a change in demand, a change in individual demand, a shift in demand.