Ability türkçesi Ability nedir

  • Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü.
  • Yetenek.
  • Beceri.
  • İstidat.
  • Kudret.
  • İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği.
  • Güç.
  • Çalışma gücü.
  • Kabiliyet.
  • Özgüç.
  • Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü.
  • Yeterlik.
  • Liyakat.
  • Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü.
  • Hukuk, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Özlü toprak.
  • Becerik.
  • İktidar.
  • Sanat.
  • Zeka.
  • Hüner.

Ability ile ilgili cümleler

English: A mistake young people often make is to start learning too many languages at the same time, as they underestimate the difficulties and overestimate their own ability to learn them.
Turkish: Gençlerin sık yaptığı bir hata da; zorluklarını hafife alıp, kendi yeteneklerini de gözlerinde büyütürek aynı anda birçok dili birden öğrenmeye başlamaları.

English: Ali definitely has the ability to be the boss.
Turkish: Ali kesinlikle patron olma kabiliyetine sahip.

English: Ali doesn't doubt Mary's ability to do the job.
Turkish: Ali işi yapmak için Mary'nin yeteneğinden şüphesi yok.

 

English: Ali has the ability to do the job.
Turkish: Ali işi yapma yeteneğine sahip.

English: "Can" is the right word to express ability and "May" to ask for permission.
Turkish: "Can" yetenek ifade etmek için ve "May" izin istemek için doğru kelimedir.

Ability ingilizcede ne demek, Ability nerede nasıl kullanılır?

Ability cost : Özgüç tümdeğeri. Tam güçle çalışıldığında bir işletmenin üretim biriminin tümdeğeri.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability test : Sanat testi. Beceri testi. Bir kimsenin belirli türdeki bir işi yapabilme konusundaki yeteneğini belirlemeye yönelik test. Yetenek testi.

Ability to act : Rol becerisi. Rol yeteneği. Rol kabiliyeti.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

Climbing ability : Yükseliş becerisi (uçak). Tırmanma yeteneği. Artış gücü.

Ability to withstand disappointments : Hayalkırıklıklarına dayanma kabiliyeti. Sıkıntılıların üstesinden gelebilme yeteneği. Hayal kırıklığı ile baş edebilme kapasitesi.

Principle of ability to pay : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

İngilizce Ability Türkçe anlamı, Ability eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ability ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vocations : Çağırma. Meslek. Uğraş. Çağrı. Memuriyet. Eğilim (belirli bir işe yönelik). Zanaat. Uğraşı.

Cleverness : Beceriklilik. Akıllılık. Maharetlilik. Parlak zekalılık. Zekilik.

Capableness : Potansiyel. Muktedir olma. Ehliyet. Yeteneklilik.

Knowledge : Bilme, öğrenme süreci ve işleminin konusu ya da nesne ve olaylara yüklemler vererek varılan yargı. Bilim. Bilgi dağarcığı. İnsanların toplumsal iş ve düşünme etkinliklerinin bir ürünü olan; değişen nesnel çevredeki nesnel yasal ilişkilerin dil biçimi altında düşüncel düzeyde yeniden üretilmesine dayanan olgu. Anlama. Bili. Malumat. İrfan. Haber. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Effectivity : Uygunluk. Fonksiyonellik. Etkinlik. Yeterlilik. Uygulanabilir. Geçerlilik. Etkileyicilik. Etkililik. Kullanışlılık. İşlevsellik.

Creative thinking : Yaratıcı düşünme. Buluşçu, yenilik arayan ya da eski sorunlara yeni çözümler getiren ve özgün düşüncelerin ortaya çıkmasını sağlayan bir düşünme biçimi. Orijinal düşünce. Özgün düşünce. Yaratıcı düşünce.

Suitabilities : Yakışık. Kullanışlılık. Yerindelik. Uygun olma. Uygunluk. Elverişlilik.

Bilingualism : Çift dillilik. Aynı devletin yurttaşları arasında birden çok dille konuşulması durumu. İki dile de hakim olma. İki ulusal dil kullanılmasını öngören devlet politikası. İki dillilik. İkidillilik. Çift dilli olma. İki farklı dil yeteneğine sahip olma. İki dil bilme.

Virilities : Güçlülük. Yiğitlik. Erkekçe bir özellik. Mertlik. Erkeklik çağı. Cinsel güç. Virilite. Erkeklik. Kuvvetlilik.

Ability synonyms : physical ability, totipotence, mental ability, magical power, magical ability, accomplishments, a twist of the wrist, suitability, know how, faculty, craft, potencies, art, cuteness, artistry, rulership, worthiness, contraption, contractility, movement, gray matter, unable, predispose, form, acumen, brain, efficiency, acuteness, abilities, vis, caliber, dowering, hand.

Ability zıt anlamlı kelimeler, Ability kelime anlamı

Insensitivity : İzansızlık. Duygusuzluk. Duyarsızlık. Hissizlik.

Incompetence : Yetkisizlik. Pulmoner yetersizliği. Eksiklik. Yetersizlik. Kabiliyetsizlik. Ehliyetsizlik. Beceriksizlik. Yeteneksizlik. Acziyet.

Incapableness : Acizlik. Yetersizlik. Elverişsizlik. Ehliyetsizlik. Kabiliyetsizlik. Yeteneksizlik. Acziyet. Elinden gelmezlik.

Ability antonyms : unadaptability, uncreativeness, able, immunodeficiency, unable, inability, insensitiveness, incapability, inaptitude, stupidity, incapacity.

Ability ingilizce tanımı, definition of Ability

Ability kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capacity. Skill or competence in doing. Sufficiency of strength, skill, resources, etc. In the plural, faculty, talent. The quality or state of being able. Power to perform, whether physical, moral, intellectual, conventional, or legal.