Capableness türkçesi Capableness nedir

Capableness ingilizcede ne demek, Capableness nerede nasıl kullanılır?

Incapableness : Acizlik. Elverişsizlik. Kabiliyetsizlik. Elinden gelmezlik. Acziyet. Ehliyetsizlik. Yeteneksizlik. Yetersizlik.

Capable of : Ehil. Yeterli. Yapabilir. Onun kabiliyetleri dahilinde. -ebilir. Yetenekli. -ebilmek.

Be capable of : Yapabilmek. -maya ehil olmak. -ebilmek. Yeterliliği olmak. -maya uygun olmak. -mayı yapma becerisi olmak.

Graphics capable workstation : Grafik gösterebilen iş istasyonu.

He is capable of : - yeteneğine sahip. - yeterliliğine sahip. - kabiliyetine sahip.

Drunk and incapable : Körkütük sarhoş. Sarhoş ve kendini bilmez.

Capable : Meyilli. Yetenekli. -e açık. Yaman. Duyarlı. Yatkın. Ehliyetli. Etki altında kalabilen. Kabiliyetli. Eğilimli.

Graphics capable : Grafik gösterebilen.

Voice capable modem : Ses özellikli modem. Sesleri işlemden geçirebilen modem.

Incapable : Kabiliyetsiz. Gücü yetmeyen. Beceriksiz. Kudretsiz. Elinden gelmez. Güçsüz. İktidarsız. Aciz. Liyakatsiz.

İngilizce Capableness Türkçe anlamı, Capableness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capableness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Latents : Örtülü. Gelişmemiş. Belirti göstermeyen. Görünmez. Gizli. Gizil. Örtük. Saklı.

 

Artistries : Sanatçılık. Güzel sanatlarla uğraşma. Sanatkarlık. Sanat yeteneği. Sanat eserleri. Beceri. Sanatsal nitelik.

Competencies : Geçinip gidecek kadar gelir. Yetkinlikler. Yetki. Yeterlik.

Posture : Hal. Yapmacık tavır takınmak. Taslamak. Durum. Poz vermek. Kasılmak. Poz. Duruş. Vücudun ve bölümlerinin, kasların duruk çalışma gücü ile, ağırlığın etkisine karşı düzene girmesi ve direnmesi. Dik durmak.

Bent : Yiyici. Çimen. İstek. Çok istemek. Çatlak. Namussuz. Bükülmüş. Bükük. Yatkınlık. Eğim.

Aptitudes : Eğilim. Anıklık. Meyil. Uygunluk. Yatkınlık. İstidat. Doğuştan yetenek.

Reach : Uzatıp vermek. İsabet ettirmek. Yetmek. Bulmak. Elin erişebileceği uzaklık. Uzanmak. Geçirmek (yumruk). Etkilemek. İletişim sağlamak. Ulaşmak.

Capacity : Sığa. Kapasite. Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti. Dirayet. Sıfat. Herhangi bir tiyatro alanı ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. kapasite. Mevki. Akarsuyun taşıyabileceği ve sürükleyebileceği maddelerin miktarı. Mecazi anlamda kavrama yeteneği.

Range : Sıralı olmak. Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım. Erişmek. Dizmek. Aralık (yaş vb). Dolaşmak. Sürtmek. Dağılım genişliği. Gidim. Canlıda, yüksek enerjili bir parçacığı durdurmak için gerekli madde kalınlığı.

Perfectibility : Mükemmelleştirilebilirlik.

Capableness synonyms : performance capability, operating capability, executability, imperfectibility, military strength, military posture, military capability, compass, potency, back demand, latent, licence, driving licence, ability, driving license, capability, capabilities, overkill, associability, potencies, defensibility, driver licence, giftedness, adequacy, associableness, competences, abilities, potentials, adequacies, acumens, calibre, license, capacities.

 

Capableness zıt anlamlı kelimeler, Capableness kelime anlamı

Capable : Duyarlı. -e açık. Yatkın. Eğilimli. Yaman. Etki altında kalabilen. Meyilli. Becerikli. Kabiliyetli. Muktedir.

Inaptitude : Uygunsuzluk. Uygun olmama. Toyluk. Kabiliyetsizlik. Beceriksizlik. Yersiz olma. Yeteneksizlik.

Perfectibility : Mükemmelleştirilebilirlik.

Capableness antonyms : imperfectibility, incapable, incapability, incapableness, incapacity, inability.

Capableness ingilizce tanımı, definition of Capableness

Capableness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Competency. Capability. The quality or state of being capable. Adequateness.