Principle türkçesi Principle nedir

  • Kaide.
  • İlke.
  • Köken.
  • Öz.
  • Tümdengelimci ya da tümevarımcı bir bilimsel dizgenin bilgi üretme sürecini yöneten üst yönseme ve genel tutamaklar, bk. yönseme.
  • Kaynak.
  • Her tasarımsal dizgenin temeli, odak kavramı olan ve ilgili bütün olaylar için geçerli olabilen bir öneri.
  • Dürüstlük.
  • Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Ç.ahlak.
  • Ana.
  • Tamamlayıcı unsur.
  • Temel.
  • Yöntem.
  • Prensip.
  • Temel düşünce, temel kanı. bireysel karar ve eylemlerin, tutarlı ve eleştirel biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayan ana kural. her türlü tartışmanın dışında sayılan kural. başlangıç, hareket noktası, her şeyin kendisinden türediği ilk ve temel kaynak.
  • Ç.yol.
  • Ana kaynak.
  • Ahlak.
  • Esas.

Principle ile ilgili cümleler

English: Hope, not fear, is the creative principle in human affairs.
Turkish: Korku değil, umut insan ilişkilerinde yaratıcı ilkedir.

English: Majority rule is a basic principle of democracy.
Turkish: Çoğunluk kuralı demokrasinin temel ilkesidir.

English: Clearness should be a guiding principle of every technical writer.
Turkish: Açıklık her teknik yazarın bir yol gösterici ilkesi olmalıdır.

English: The two sides must reach an agreement in principle by the end of June.
Turkish: Haziran ayı sonuna kadar tarafların ilke anlaşmasına varmaları gereklidir.

 

English: That is the principle problem next to education.
Turkish: O, eğitimin yanında temel sorundur.

Principle ingilizcede ne demek, Principle nerede nasıl kullanılır?

Principle of ability to pay : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Principle of actualism : James hutton (1785) ve c. lyell (1830)'in ileri sürdükleri ve geçmişteki bütün yerbilim olaylarının bugünkü olaylarla ve bugünkü etkileyen güçlerle açıklanabileceğini söyleyen öğreti. Hutton-lyell ilkesi. Aktüalizm prensibi.

Principle of assortment : Ayrılma ilkesi.

Principle of closeness of the straits : Boğazların kapalılığı ilkesi.

Principle of dominance : Baskınlık ilkesi.

Principle of excluded middle : Üçüncü durumun olamazlığı ilkesi. Geleneksel mantığın üç temel ilkesinden biri: buna göre, bir önerme ya doğrudur ya yanlıştır. üçüncü bir durumun olanağı yoktur. hem doğru hem yanlış, ya doğru ya yanlış olamaz.

Principle of legal allotation budgetary : Ödenekliklerde yasal ödenek ayırma ilkesi. Ödenekliklerde yer alan ödeneklerin niceliği oranında gider yapılması ilkesi.

Principle of equal wages : Aynı işi yapan işçilerin, cinsiyet ve işkolu ayrımı olmaksızın eşit ücret almaları. Eşit ücret ilkesi.

Principle of liberty of high seas : Açık denizlerin serbestliği ilkesi.

Principle of measurement : Ölçüm prensibi. Ölçüm ilkesi. Ölçüm standardı.

İngilizce Principle Türkçe anlamı, Principle eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Principle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mode : Tavır. Biçim. Usul. Tarz. Tepedeğer. Tipik değer (istatistik). Bilgisayar, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yol. Kip. Şekil.

Distillates : Damıtılmış sıvı. Damıtıklar.

Element : Öge. Öğe. Ana unsur. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Atmosferik güçler. Birincil parçalardan herhangi biri veya bir şeyin ögeleri. aynı cins atomlardan yapılmış ve daha basit maddelere parçalanamayan basit bir madde. Doğa şartları. Rükün. Amil.

Derivations : Türetme. Türevini alma.

Etymon : Kök. Sözcük kökü. Kelimenin en eski şekli. Etimolojik kök.

Broad : Karı. Açık. Enli. Genişliğinde. Liberal. Kadın. Geniş. Hoşgörülü. Göze çarpan.

Law : Kural. Hukuk. Bilimsel araştırmanın gözlem, varsayım ve deneyimden sonra kurulan basamağı olarak, doğa olaylarının zorunlu oluşum ve gelişimini belirleyici nedensel ilişkiyi açıklayan kural ve genelleştirmeler. Tüze. Olguların zorunlu, doğal gelişimlerini belirleyen temel içsel bağıntı; olgular ya da nesnelerin özellikleri arasındaki nedensel, zorunlu ve durağan (güvenilir) bağlantı. devlet gücünce yerleştirilmiş ve yaptırıma bağlanmış, insan etkinliklerini düzenleyen buyurucu davranış kuralları ve ölçüleri. Her bağlamda geçerli olan ve çıkarımları geçerlendiği için belli bir güvenirlik düzeyine ulaşmış nedensel ilişkiler, bk. genellik. Usul. Yasal çözüm. Adalet.

Descent : Soy. Sukut. Çökme. Ani saldırı. Alçalma. Miras kalma. İnme. Düşme.

Font : Menşe. Yazı tipi. Yazıyüzü. Vaftiz kurnası. Yazıtipi. Lambanın gaz haznesi. Vaftiz su kabı. Memba.

Bottoms : Alt. Popo. Tekne. Kabın dibinde toplanan sıvı. Gemi omurgası. Alt kenarlar. Kıç (argo terim). Dip tortu.

Principle synonyms : value orientation, legal principle, judicial principle, accounting standard, judicial doctrine, accounting principle, aggregator, backbones, fealty, backbone, birth, descents, dados, fount, characters, fundamental, basilar, gateway, equity, fealties, fairness, context, basic, guideline, art, laws, gospel, central, ctrl, back drop, modi, authentic, bases.

Principle zıt anlamlı kelimeler, Principle kelime anlamı

Yin : Dualist çin felsefesinde pasif kadın öğe. Çin felsefesine göre pasiflik ve karanlığı temsil ettiği söylenen evrendeki kadınsı güç veya prensip.

Yang : İyi. Çin felsefesine göre evrende ışığı ve inisiyatifi temsil ettiği söylenen erkeksi güç veya ilke. Dualistik çin felsefesinde aktif erkek öğe.

Reality principle : Gerçeklik ilkesi.

Principle antonyms : pleasure principle.

Principle ingilizce tanımı, definition of Principle

Principle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Beginning. Commencement. To equip with principles. To impress with any tenet, or rule of conduct, good or ill. To establish, or fix, in certain principles.