Mode türkçesi Mode nedir

  • Bir dizi ya da dağılımda en yüksek sıklık gösteren ve dağılımın dizgesinde tepe noktasına karşılık olan değer.
  • Tavır.
  • Makam (müzik terimi).
  • Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri.
  • Üslup.
  • Birbirine karışmadan incelenebilen titreşim ya da devinim biçimlerinden her biri.
  • Merkezi eğilim ölçümlerinden biri olup bir dizide en sık tekrarlanan, sıklığı en yüksek olan ölçümsel değer.
  • Moda.
  • Yol.
  • Tepedeğer.
  • Yöntem.
  • Biçim.
  • Yüklemin bildirdiği zamanı görülen geçmişe, duyulan geçmişe ve dilek şart kipine aktararak elde edilen birleşik fiil kipi. bil-iyor-du, bil-iyor-muş, bil-ir-se gibi. bu örneklerde, fiildeki oluş ve kılışı şimdiki zamandan geçmiş zamana ve şarta aktararak fiilin tarzını oluşturan öge eski er- fiilidir: bil-e-yorur er-di > bil-iyor-du, kel-miş er-di > gel-miş-ti, tut-ar er-se >tut-ar-sa vb.
  • Tepe değeri.
  • Kök ve gövde durumundaki fiilin bildirdiği oluş ve kılışın; konuşan, dinleyen ya da kendisinden söz edilen şahıslar açısından ne biçimde, ne tarzda yansıtıldığını gösteren bir gramer kalıbı, bir anlatım biçimi. başladım, başlıyorsun, tatlandırmış, yuvarlanacaklar vb. türkçede kipler bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olarak ikiye ayrılır. bunlara bk.
  • Bilgisayar, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Usul.
  • Mod.
  • Tipik değer (istatistik).
  • Şekil.
  • Tarz.
  • Kip.
 

Mode ile ilgili cümleler

English: A modern factory is totally automated.
Turkish: Modern bir fabrika tamamen otomatiktir.

English: Ali switched his phone to manner mode before he walked into Mary's office.
Turkish: Ali Mary'nin ofisine girmeden önce telefonunu sessiz moda aldı.

English: "What?" Pharamp asked. "Nothing," Sysko lied, "we were talking about the effect of Confucianism on modern Chinese socialism."
Turkish: "Ne?" diye sordu Pharamp. "Bir şey yok" dedi Sysko "Konfüçyüsçülüğün modern Çin sosyalizmi üzerindeki etkileri hakkında konuşuyorduk."

English: Art is the most intense mode of individualism that the world has known.
Turkish: Sanat dünyanın bildiği bireyciliğin en yoğun biçimidir.

English: A model must have an attractive body.
Turkish: Bir model çekici bir vücuda sahip olmalıdır.

Mode ingilizcede ne demek, Mode nerede nasıl kullanılır?

Mode of action : Etki şekli.

Mode of administration : Uygulama şekli.

Mode of conveyance : Nakil biçimi. Bir mal ya da özdeğin taşınması için yanlarca kabul edilen koşul. Taşıma koşulu. Nakil şekli. Taşıma şekli. Taşıma biçimi.

Mode of life : Yaşam biçimi. İnsanların yiyecek, giyecek, barınak, dinlenme, eğlenme, sağlık vb. gereksinmelerini karşılamaya ilişkin koşullarının gösterdiği belirli biçim.

Mode of operation : Kullanma usulü. Çalışma kipi. Çalışma şekli.

Asiatic mode of production : Üretimde asya modeli. Asya tipi üretim tarzı. Asyatik üretim tarzı.

Mode of production : Toplum yaşamında, insanların yaşamaları için gerekli olan şeyleri (yiyecek, içecek, barınak, iş gereçleri) elde etmelerinin tarih içinde gösterdiği türlü düzenlerden her biri. Üretim tarzı. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Üretim şekli. Üretimin örgütlenme ve yürütülme tarzı. toplumsal üretim ilişkilerinin kendine özgü biçimiyle belirlenen ve üretici güçlerin belli bir düzeyine karşılık gelen temel iktisadi örgütlenme tarzı ya da aşaması. Üretim biçimi.

 

Mode of transport : Ulaştırma türü. Nakil biçimi. Ulaştırma şekli. Taşınma şekli. Nakil şekli. Taşıma biçimi.

Mode of payment : Ödeme şekli. Ödeme biçimi. Ödeme türü.

Capitalist mode of production : Marksist yaklaşımda, üretim araçları mülkiyetinin kapitalist sınıfın elinde olduğu, ücretli emeğin yarattığı artık değere dayanan üretim biçimi. Kapitalist üretim biçimi.

İngilizce Mode Türkçe anlamı, Mode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aspect : Tek yanı. Maruziyet. Açı. Yön. Yüz ifadesi. Bir yanı. Coğrafya, gramer alanlarında kullanılır. Bakım. Çehre. Tek tarafı.

Consuetude : Alışkanlık. Adet. Örf.

Modules : Kapsül. Modüller. Esas kısım. Modül.

Mood : Hava. Tasarlama kipleri. Keyif. Hal. Eğitim, gramer alanlarında kullanılır. Ruh hali. Fiilin olumlu veya olumsuz yöndeki gerçekleşmesini, tasarlanan dilek, istek, şart, gereklilik veya emir kavramları içinde veren kipler: gitse (<git-se), gide<gid(-t-)-e; gid(-t-)-er-se, gitmeli (<git-meli), gitsin (<git-sin) vb. karşıtı bildirme kipleri’dir. Aksilik. Ruh durumu.

Diatonic scale : Diyatonik derece. Diyatonik derecesi. 5 ton ve 2 yarım tondan oluşan müzik skalası. Diyatonik skalası.

Fit : Sağlıklı. Yetenekli. Yakıştırmak. Uymak. -e uygun olmak. İyi gelmek. Yeterli. Formda. Layık.

Art : Sanat yapıtı. Bilim dalı. Hüner. Maharet. Yol yordam. Yaratıcılık. İnsanoğlunun iç ve dış dünyasının etkisinde kalarak oluşturduğu duyulara yönelik beğenisel ve güzelduyusal (estetik) yönleri, yararlı yönlerinden daha çok olan nesne ya da onun bir bölümü. bk. aygıt. krş. halk sanatı, büyü, din. Sanat. Şeytanlık. Gerçeği güzel tasarımlarla yansıtan özel bir toplumsal bilinç ve insan devinimi biçimi.

Setup : Düzen. Düzenlemele. Oyun. Tertip. Tufa. Organizasyon. Duruş. Avanak. Kurgu. Vaziyet.

Management : Bilgisayar, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Yönetim. Ocak yönetimi. Bir girişime ilişkin işleri belirli bir anlayış içinde yürütme. İşletme. Müdürlük. İdare. Yönetim kurulu. İdarecilik. Yöneticilik.

Behavior : Tutum. Davranım. Davranış. Genel anlamda bir organizmanın görülen ve görülmeyen her türlü bedensel, ruhsal ve zihinsel etkinliğine verilen ad. bir organizmanın belli bir gereksemeyi karşılamak için çaba harcayarak gösterdiği etkinlik. Hal. Hareket. Davranış tarzı. Hareket tarzı.

Mode synonyms : artistic style, musical mode, church mode, ecclesiastical mode, greek mode, minor diatonic scale, gregorian mode, medieval mode, fancy, modi, method, response, lifestyle, tense, major diatonic scale, contoured, touch, way, demeanor, wordings, crazes, idiom, demeanors, air, figurations, craze, carriage, cutting, forme, effigy, drape, eikon, expedient.

Mode ingilizce tanımı, definition of Mode

Mode kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the mode of speaking. Fashion. Style. Way. Custom. Form. The mode of dressing. Method. Manner of doing or being.