Göndermek nedir, Göndermek ne demek

  • Bir yere doğru yola çıkarmak, yollamak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak, irsal etmek.
  • Yolcu etmek.
  • Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak
  • Yetki vererek gitmesini sağlamak.
  • Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak.

"Göndermek" ile ilgili cümleler

  • "Hepimizi esir edip Malta'ya gönderecekleri ağızlarda dolaşıyordu." - H. E. Adıvar
  • "Güneş Dünya'ya ısı ve ışık gönderir."

Bilişim alanındaki terim anlamı:

(II) bk. gönderim.

(1) Bir yerden veri gönderip başka bir yerden almak. Veriyi bir dış bellekten başka bir dış belleğe aktarmak.

İngilizce'de Göndermek ne demek? Göndermek ingilizcesi nedir?:

transfer, transmit, send

Göndermek kısaca anlamı, tanımı:

Gönderme : Sözlükçülükte bir madde başını işlerken, ilgisi dolayısıyla başka bir madde başına yollama. Göndermek işi, irsal.

Gönder : Bayrak direği. Üvendire. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.

Canını cehenneme göndermek : Öldürmek.

Geri göndermek : Geldiği yere göndermek, iade etmek.

Haber göndermek : Herhangi bir araçla bildirmek.

Havale göndermek : Postane, banka vb. aracılığıyla birine para ödenmesini sağlamak.

Öpücük göndermek : Parmaklarının iç ucunu öpüp birine atar gibi yaparak onu selamlamak.

 

Sürgüne göndermek : Ceza olarak bir yere sürmek.

Çıkarmak : Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Söylemek. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Yollamak, göndermek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Yayımlamak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Resim yapmak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Sonunu getirmek. Göstermek. Sağlamak, elde etmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Fotoğraf çektirmek. Sunmak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Boşaltmak. Gidermek.

Yollamak : Göndermek.

Ulaşma : Ulaşmak işi.

Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.

İrsal : Gönderme.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Kaynak : Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Bir şeyin çıktığı yer, menşe. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer.

 

Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Bir kez. Tek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Beraber.

Gelmek : Sonuç çıkmak. Olmak, -e uğramak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Kazanılmak, sağlanılmak. Getirmek. Ulaşmak, varmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Mal olmak. Çıkmak, yönelmek. Kadar olmak. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Dayanmak, tahammül etmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Katılmak, eklenmek. Belli bir süre dolmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Akmak. Türemek. Oturmaya, ziyarete gitmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Biriyle birlikte gitmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Belli bir zamana ulaşmak. İsabet etmek. İzlemek, takip etmek. Uymak.

Ulaşmak : Birbirine katılmak, dökülmek. Yetişmek. Elde etmek, erişmek. Varmak, gelmek.

Yolcu etmek : Yola çıkanı uğurlamak.

Yolcu : Doğması beklenen çocuk. İyileşmesi umutsuz hasta. İşten çıkarılması beklenen kimse. Yolculuğa çıkmış kimse. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse.

Etmek : Bir işi yapmak. Bulmak, erişmek. Demek, söylemek. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Eşit değer kazanmak. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak.

Göndermek ile ilgili Cümleler

  • Japonya'ya bir paket göndermek isterim.
  • Bu paketi taahhütlü postayla göndermek istiyorum.
  • Anne, Noel Babanın adresi nedir? Ona bir mektup göndermek istiyorum.
  • Tom'a bir mektup göndermek istiyorum.
  • Burak Mary'yi akıl hastanesine geri göndermekle tehdit etti.
  • Arkadaşım Tom'a bir mesaj göndermek istiyorum.
  • Gerçekten Mary'ye çiçek göndermek istiyor musun?

Diğer dillerde Göndermek anlamı nedir?

İngilizce'de Göndermek ne demek? : v. send, send away, dispatch, consign, forward, address, bundle off, conjure away, expedite, freight, order away, refer, relegate, remit, route, send forth, send off, send out, ship, ship off

Fransızca'da Göndermek : envoyer, acheminer, adresser, expédier, faire référence à, renvoyer qn à

Almanca'da Göndermek : v. liefern, schicken, senden, frachten, spedieren, verschicken, versenden, wegschicken, zuschicken, zusenden, befördern, übermitteln, abschicken, absenden, ausliefern, ausschicken, aussenden, entsenden, übersenden, einschicken, einsenden, einweisen, fortschicken, transmittieren, überweisen

Rusça'da Göndermek : v. посылать, отправлять, направлять, делегировать, засылать, снаряжать, отсылать, высылать, присылать, пересылать, переправлять, провожать, послать, отправить, направить, заслать, снарядить, отослать, выслать, прислать, переслать, переправить, проводить