Demonstrates türkçesi Demonstrates nedir
- Gösteri yapmak.
- Göstererek tanıtmak.
- İspatlamak.
- İspat etmek.
- Kanıtlamak.
- Göstermek.
- Örnekle açıklamak.
- Açıklayarak tanıtmak.
- Açıklamak.
- Gösteri düzenlemek.
- Açımlamak.
Demonstrates ingilizcede ne demek, Demonstrates nerede nasıl kullanılır?
Demonstrate : İspatlamak. Açıklayarak tanıtmak. İspat etmek. Gösteri düzenlemek. Göstererek tanıtmak. Göstermek. Gösteri yapmak. Açıklamak. Örnekle açıklamak. Açımlamak.
Demonstrated courage : Sergilenen cesaret. Gösterilen cesaret.
Demonstrating : Örnekle açıklamak. İspat etmek. Gösteriş. Göstermek. İspatlamak. Gösteri yapmak. Kanıtlamak.
Demonstration : Gösteri. Kullanılışını gösterme. Olgu ya da olayları göstererek anlatma ve açıklama yöntemi. belli olgu ve olaylara ilişkin ilkeleri açıklamak, birtakım teknik ve becerileri öğretmek amacıyla bir şeyi başkalarının önünde yaparak gösterme işi. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır.
Demonstration effect : Gösteriş etkisi. Özendirici etki. Gösteriş için tüketim. Tüketicilerin gelirlerinde bir artış olmamasına karşın, sosyal konumunu olduğundan daha yüksek göstermek amacıyla, fiyatı daha yüksek ve markalı malları satın almalarını ifade eden james s. duesenberry tarafından geliştirilen kavram. Özendirme etkisi.
Demonstrative pronoun : Gösterme adılı. Somut ve soyut nesneleri işaret etme, gösterme yoluyla karşılayan kelime. bugün türkçede kullanılan işaret zamirleri bu, şu, o (teklik) bunlar, şunlar, onlar (çokluk)'dır: şu var ki, yanmış bir parmağın soğuk suda bir an için bulunduğu rahatlık parmak sudan çekilince acıyı misillerle büyütmüş olarak geri getirecektir (n. fazıl kısakürek, aynadaki yalan, s. 145). bunlar bizim akıl erdirebileceğimiz meseleler değil (n. fazıl kısakürek, göst. e., s. 186). bu adeta hastayı kudurttu (p. safa, şimşek, s. 287). bunu bilmeyi çok isterdim. vb. Bir objeyi gösteren zamir (gramer). Gösterme adalı. İşaret zamiri.
Demonstration farm : Demonstrasyon çiftliği. Örnek çiftlik.
Demonstrations : Gösteriler. Gösteri. Kanıtlama. Kanıt. Arz. Gösterme. İspat.
Demonstrational : Sergilemenin veya sergilemeyle ilgili. Gösterinin veya gösteri ile ilgili.
Demonstrative : Hislerini serbestçe açığa vuran. İşaret zamiri. İnandırıcı. Demonstratif. Hislerini açığa vuran. Duygularını gizlemeyen. Göze çarpan. Kanıtlayan. Gösteren. Duygularını gizleyemeyen.
İngilizce Demonstrates Türkçe anlamı, Demonstrates eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Demonstrates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clears : Elde etmek. Berraklaşmak. Aşmak. Kurtarmak. Geçmek. Kazanmak. Temize çıkarmak. Gümrükten çekmek. Ödemek. Ormanda alan açmak.
Avers : Söylemek. Delil göstermek. İddia etmek. Öne sürmek. Kanıt göstermek. Emin bir şekilde ileri sürmek.
Anatomise : Derinlemesine incelemek. Analiz etmek (ayrıca anatomize). Parçalara ayırıp incelemek. Teşrih etmek. Anatomik müdahale gerçekleştirmek. Dikkatle ayırmak. Dikkatle incelemek.
Be indicative of : -e işaret etmek.
Asserts : Savlamak. Demek. Savunmak (hak). Hakkını savunmak. İleri sürmek. Öne sürmek. Söylemek. Teyit etmek. İddia etmek.
Manifest : Açıkça göstermek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gemi bildirgesi. Görülür. Bir gemideki malları ayrıntılarıyla göstermek üzere kaptan tarafından düzenlenerek gümrük yönetimine verilen bildirge. Bildiri. Açığa çıkmak. Toplumsal bir hareketin iktisadi, sosyal ve siyasal amaçlarının anlatıldığı belge. (manifesto cargo) gemi ile taşınan yükün içeriğini gösteren ve varılan yerin gümrük idaresine yapılan bildiri. Belirgin.
Account : Hesap verme. Yarar. Açıklama. Banka hesabı. Avantaj. Söylenti. Rapor. Hesap. Sayışım. Saymak.
Connoted : İfade etmek. Akla getirmek. Anlamına gelmek. Delalet etmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Demeye gelmek. Demek istemek.
Testify : İfade vermek. Şahitlikte bulunmak. Tanıklıkta bulunmak. Şahitlik etmek. Tanıklık etmek. Kanıt sunmak. Şahadette bulunmak. Şahadet etmek.
Anatomized : Teşrih etmek. Parçalara ayırıp incelemek. Dikkatle ayırmak. Dikkatle incelemek. Derinlemesine incelemek.
Demonstrates synonyms : prove oneself, manifesting, contradict, anatomizes, exhibit, bear out, paraded, negate, proves, anatomizing, cleared, evidencing, betokening, clarified, attest, demonstrating, connotes, explores, sustain, prove, attest to, proved, attests, connoting, clarifies, certifies, affirm, chart, demo, evidence, annotate, betokened, support.
Demonstrates zıt anlamlı kelimeler, Demonstrates kelime anlamı
Negate : Reddetmek. İptal etmek. Aksini ispatlamak. Olumsuz yapmak. Çürütmek. Olumsuzlamak. Boşa çıkarmak. Değillemek. İnkar etmek.
Disprove : Aksini kanıtlamak. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Çürütmek. Tersini ispat etmek. Doğru olmadığını kanıtlamak. Tersini kanıtlamak. Aksini ispatlamak. Aksini ispat etmek. Yalanlamak.
Affirm : Bildirmek. Onaylamak. Tekrar söylemek. Tekrarlamak. Olumlamak. Beyan etmek. İleri sürmek. Doğrulamak. Söz vermek. Tasdik etmek.
Demonstrates antonyms : contestable.

Bu kısımda Demonstrates kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Demonstrates ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Demonstrates anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Demonstrates ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.