Demonstrational türkçesi Demonstrational nedir

  • Gösterinin veya gösteri ile ilgili.
  • Sergilemenin veya sergilemeyle ilgili.

Demonstrational ingilizcede ne demek, Demonstrational nerede nasıl kullanılır?

Demonstration effect : Gösteriş etkisi. Tüketicilerin gelirlerinde bir artış olmamasına karşın, sosyal konumunu olduğundan daha yüksek göstermek amacıyla, fiyatı daha yüksek ve markalı malları satın almalarını ifade eden james s. duesenberry tarafından geliştirilen kavram. Özendirici etki. Gösteriş için tüketim. Özendirme etkisi.

Demonstration farm : Demonstrasyon çiftliği. Örnek çiftlik.

Demonstration interview : Görüşmeci takımının kullanıldığı alan araştırmalarında, görüşmeciler arasında uygulama birliğini sağlamak amacıyla yapılan örnek görüşme. Gösteri görüşmesi.

Demonstration lesson : Örnek ders. Ya bir öğretmen okulu öğrencisi, ya bir usta öğretmen ya da bir denetmen tarafından meslek yönünden yetişmeye, bilgi alış verişine ve bilimsel tartışmaya olanak hazırlamak için bir uygulama sınıfında ve öğretmen adayları ya da tecrübeli öğretmenler karşısında verilen ders.

Amphibious demonstration : Amfibi gösteri. Amfibi gösterisi.

Disperse a demonstration : Bir gösteriyi dağıtmak. Bir protestoyu dağıtmak. Bir mitingi dağıtmak. Bir gösteriye katılan insanları dağıtmak.

 

Give a demonstration : Tanıtım yapmak.

Make a demonstration : Gösteriş yapmak.

Stage a demonstration : Eylem düzenlemek. Gösteri düzenlemek.

Mass demonstration : Toplu gösteri.

İngilizce Demonstrational Türkçe anlamı, Demonstrational eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demonstrational ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Presentment : Takdim. Sunma. Arz. Büyük jüri raporu.

Exhibition : Arz. Bir ülke, yöre, kesim ve gerçek veya tüzel kişilerin kendine özgü ürünlerinin, tanıtım ve satışı amacıyla ulusal veya uluslararası düzeyde sürekli veya geçici olarak toplu biçimde gösterildiği yer. Sunma. Gösteri. Ülke ürünlerinin tümüyle gösterilmesi, duyurulmaları ve satılmaları sağlanılmak amacıyla meydana getirilen büyük sataklar. Teşhir. Oynatım. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Sergileme. Gösterme.

Exposure : Sergileme. Açıkta bırakma. Kare. Açığa çıkarma. Çıkarma. Işınlama. Açık olma. Fizik, uzay, ekonomi, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Herkese duyurma. Bir nesnenin ışınlara tutulması; ışınlama ölçüsü, ışınım akısı ile ışınlama süresinin çarpımına eşittir.

Show : Şov. Görünç. Gösterimde olmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Temsil. Sirkin kendini tanıtması için kısa gösterilerle yaptığı sergileme. Kendini göstermek. Açıklamak delalet etmek. Sahnelemek. Sergi.

Presentation : Presentasyon. Tavsiye etme. Sahneye koyma. Sunuluş. Geliş. Sunma. Doğum sırasında yavrunun apertura pelvis cranialise yaklaşım biçimi, fetal presentasyon, presentasyon. yavru enine veya uzunluğuna gelebilir. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sunuş. Sergileme.

 

Performance : Temsil. Başarı. Bilgisayar, hukuk, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. İfa. İcraat. Verim. Amel. Görünç. Performans. Görülmeğe değer herhangi bir şey. bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum.

Counterdemonstration : Başka bir halk protestosunun görüşlerini veya hareketlerini protesto etmek için yapılan halk protestosu. Karşı gösteri.

Demonstrational synonyms : lecture demonstration.