Exhibition türkçesi Exhibition nedir

  • Ülke ürünlerinin tümüyle gösterilmesi, duyurulmaları ve satılmaları sağlanılmak amacıyla meydana getirilen büyük sataklar.
  • Bir ülke, yöre, kesim ve gerçek veya tüzel kişilerin kendine özgü ürünlerinin, tanıtım ve satışı amacıyla ulusal veya uluslararası düzeyde sürekli veya geçici olarak toplu biçimde gösterildiği yer.
  • İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Teşhir etme.
  • Oynatım.
  • İzhar.
  • Ortaya koyma.
  • İbraz etme.
  • Sunma.
  • Sinema işleyiminin, filmlerin izleyicilere gösterilmesiyle uğraşan kolu.
  • Teşhir.
  • Gösterme.
  • Burs (ingiliz ingilizcesi).
  • Şölen.
  • Arz.
  • İbraz.
  • Gösteri.
  • Sergi.
  • Sergileme.

Exhibition ile ilgili cümleler

English: I went to see the Tove Jansson exhibition at the Ateneum Art Museum.
Turkish: Ateneum Sanat Müzesindeki Tove Jansson sergisini görmeye gittim.

English: The exhibition is now open.
Turkish: Sergi şimdi açık.

English: He brought the diamond to the exhibition room.
Turkish: O, elması sergi salonuna getirdi.

English: I am going to visit the art exhibition one of these days.
Turkish: Bugünlerde sanat sergisini ziyaret edeceğim.

English: The exhibition caused a minor scandal.
Turkish: Gösteri küçük çaplı bir rezalet çıkardı.

Exhibition ingilizcede ne demek, Exhibition nerede nasıl kullanılır?

 

Exhibition area : Sergileme alanı. Sergi alanı. Sergi sahası.

Exhibition breeds : Sergi ırkları. Tavuklarda yumurta veya et verimi yerine dış görünüm güzelliklerini sergilemesi için yetiştirilen ırklar.

Exhibition center : Gösteri merkezi.

Exhibition grounds : Özellikle sergiler veya fuarlar için ayrılmış toprak parçası. Sergi bölgesi. Fuar alanı.

Exhibition hall : Sergi evi. Sergievi. Sergi salonu.

Art exhibition : Resim sergisi. Sanat sergisi.

Class exhibition : Sınıf sergisi. Okul programının bütünlüğü içinde, sınıf çalışmaları sırasında yapılan kişisel ve ortaklaşa işleri velilere ve öteki öğrencilere göstermek için genellikle öğretim yılı sonunda düzenlenen sergi.

Flying exhibition : Gezici sergi.

Exhibition priority : Bir sergide gösterilme nedeniyle, serginin açılış tarihinden başlayan öncelik. Sergi önceliği.

Temporary protection of invention in exhibition : Sergilerde geçici koruma. Sergilerde ilk kez gösterilen bulguların o sergilerde geçici olarak, sonradan kütüğe yazımı koşuluyle korunması.

İngilizce Exhibition Türkçe anlamı, Exhibition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exhibition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Show : Sirkin kendini tanıtması için kısa gösterilerle yaptığı sergileme. Açıklamak. Görünç. Meydana çıkarmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. İş. Belli etmek. Şov.

Expositions : Yorumlama. Fuar. Arz ve beyan. İzah. Açıklama. Anlatım. Sunukluk.

 

Executions : İcra. Düzenleme. Yorum biçimi. İnfaz. İdam. Uygulama. İcra-iflas hukuku. Yapma. Yerine getirme.

Lodgements : Verme. Para yatırma. Emaneten verme. İkamet etme. Yerleşme. Emaneten teslim etme. Bildirme. Arzetme.

Gigs : Tüylendirmek. İş. Sahneye çıkma. Kısa süreli iş. Zıpkın ile balık yakalamak. Flika. Zıpkın. Konser. Çalgı.

Demonstration : Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Olgu ya da olayları göstererek anlatma ve açıklama yöntemi. belli olgu ve olaylara ilişkin ilkeleri açıklamak, birtakım teknik ve becerileri öğretmek amacıyla bir şeyi başkalarının önünde yaparak gösterme işi. Kullanılışını gösterme.

Fair : Adaletli. Panayır. Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar. Sergili satak. Açık tenli. Belirli sürelerle geçici olarak kurulan sergi niteliğindeki büyük satak. herhangi bir kentte yılın belirli zamanlarında kurulmakta olan ve genel olarak o ülkeye ya da bölgeye ilişkin yapım ve üretim nesnelerini kapsayan, sergileyen büyük satak. Kesmek. Yontmak. Lunapark (gezici).

Presentment : Takdim. Büyük jüri raporu.

Peepshow : Dikiz şovu. Delikten çıplak kadın izleme.

Entertainments : Ziyafet. Ağırlama. Davet. Alem. Eğlence. Misafir etme.

Exhibition synonyms : circus, baring, breadth, manifestation, spread, submission, entertainment, offer, accumulation, lodgment, arrayal, exposits, banqueted, gallery, preferments, beano, lodgments, chergui, commentation, production, presentation, breadths, expos, supply, whoopla, presentations, flashing, representations, art exhibition, fun fair, exhibitions, aggregation, submitting.

Exhibition ingilizce tanımı, definition of Exhibition

Exhibition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Display. Manifestation. The act of exhibiting for inspection, or of holding forth to view.