Demonstrate türkçesi Demonstrate nedir

Demonstrate ile ilgili cümleler

English: Allow me to demonstrate my invention to you.
Turkish: Size buluşumu göstermeme izin verin.

English: I don't know how to demonstrate it, since it's too obvious!
Turkish: O çok bariz olduğu için onu nasıl kanıtlayacağımı bilmiyorum.

English: I'll demonstrate how this machine works.
Turkish: Bu makinenin nasıl çalıştığını açıklayacağım.

English: I'll demonstrate it for you.
Turkish: Bunu senin için kanıtlayacağım.

English: You should make the most of this rare opportunity to demonstrate your talent.
Turkish: Yeteneğini göstermek için bu az bulunur fırsatı en iyi şekilde kullanmalısın.

Demonstrate ingilizcede ne demek, Demonstrate nerede nasıl kullanılır?

Demonstrated courage : Gösterilen cesaret. Sergilenen cesaret.

Demonstrates : Gösteri yapmak. Açıklayarak tanıtmak. Göstererek tanıtmak. Açıklamak. İspat etmek. Göstermek. İspatlamak. Açımlamak. Gösteri düzenlemek. Örnekle açıklamak.

Demonstrating : İspatlamak. İspat etmek. Kanıtlamak. Örnekle açıklamak. Gösteri yapmak. Gösteriş. Göstermek.

 

Demonstration : Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Gösteri. Kullanılışını gösterme. Olgu ya da olayları göstererek anlatma ve açıklama yöntemi. belli olgu ve olaylara ilişkin ilkeleri açıklamak, birtakım teknik ve becerileri öğretmek amacıyla bir şeyi başkalarının önünde yaparak gösterme işi.

Demonstration effect : Gösteriş için tüketim. Özendirme etkisi. Tüketicilerin gelirlerinde bir artış olmamasına karşın, sosyal konumunu olduğundan daha yüksek göstermek amacıyla, fiyatı daha yüksek ve markalı malları satın almalarını ifade eden james s. duesenberry tarafından geliştirilen kavram. Gösteriş etkisi. Özendirici etki.

Demonstrative adverb : İşaret zarfı. Gösterme belirteci.

Demonstration lesson : Örnek ders. Ya bir öğretmen okulu öğrencisi, ya bir usta öğretmen ya da bir denetmen tarafından meslek yönünden yetişmeye, bilgi alış verişine ve bilimsel tartışmaya olanak hazırlamak için bir uygulama sınıfında ve öğretmen adayları ya da tecrübeli öğretmenler karşısında verilen ders.

Demonstration farm : Örnek çiftlik. Demonstrasyon çiftliği.

Demonstrational : Sergilemenin veya sergilemeyle ilgili. Gösterinin veya gösteri ile ilgili.

Demonstrative pronoun : İşaret zamiri. Somut ve soyut nesneleri işaret etme, gösterme yoluyla karşılayan kelime. bugün türkçede kullanılan işaret zamirleri bu, şu, o (teklik) bunlar, şunlar, onlar (çokluk)'dır: şu var ki, yanmış bir parmağın soğuk suda bir an için bulunduğu rahatlık parmak sudan çekilince acıyı misillerle büyütmüş olarak geri getirecektir (n. fazıl kısakürek, aynadaki yalan, s. 145). bunlar bizim akıl erdirebileceğimiz meseleler değil (n. fazıl kısakürek, göst. e., s. 186). bu adeta hastayı kudurttu (p. safa, şimşek, s. 287). bunu bilmeyi çok isterdim. vb. Gösterme adılı. Gösterme adalı. Bir objeyi gösteren zamir (gramer).

 

İngilizce Demonstrate Türkçe anlamı, Demonstrate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demonstrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attesting : Yemin ettirmek. Onaylamak. Doğrulamak. Onaylama. İddia etmek. Beyan etmek. Tasdik etme. Şahadet.

Betokened : Belirtisi olmak. İşaret etmek.

Manifesting : Dışavurmak. Açığa çıkmak. Beyan etmek. Belli etmek. Belirtmek. Açıkça göstermek. Ortaya koymak. Manifesto. Dışarı vurmak.

Accounted : Avlamak. Saymak. Yakalamak (av). Gözüyle bakmak. Açıklamasını yapmak.

Aver : Delil göstermek. İddia etmek. Öne sürmek. Söylemek. Kanıt göstermek. Emin bir şekilde ileri sürmek.

Betokening : İşaret etmek. Belirtisi olmak.

Clarifies : Berraklaşmak. Açıklık getirmek. Berraklaştırmak. Durulmak. Açık bir şekilde anlatmak. Arıtmak. Temizlenmek. Temizlemek. Arınmak.

Betokens : İşaret etmek. Belirtisi olmak.

Avers : Delil göstermek. Öne sürmek. Emin bir şekilde ileri sürmek. Kanıt göstermek. Söylemek. İddia etmek.

Averring : Kanıt göstermek. Emin bir şekilde ileri sürmek. Öne sürmek. Söylemek. Delil göstermek. İddia etmek.

Demonstrate synonyms : prove oneself, substantiates, certifies, show, paraphrased, comment, bear out, asserts, compare to, attests, expounds, prove, account, clarify, assert, cleared, protest, anatomize, stage a demonstration, establish, account for something, sustain, affirm, annotates, paraphrase, demo, make something stick, evidence, stultify, explores, parading, certify, betoken.

Demonstrate zıt anlamlı kelimeler, Demonstrate kelime anlamı

Negate : İnkar etmek. Çürütmek. İptal etmek. Olumsuzlamak. Olumsuz yapmak. Reddetmek. Aksini ispatlamak. Değillemek. Boşa çıkarmak.

Disprove : Yanlış olduğunu kanıtlamak. Tersini kanıtlamak. Aksini ispat etmek. Aksini ispatlamak. Aksini kanıtlamak. Çürütmek. Tersini ispat etmek. Yalanlamak. Doğru olmadığını kanıtlamak.

Affirm : Tekrar söylemek. Söz vermek. Onaylamak. Olumlamak. Bildirmek. İddia etmek. Beyan etmek. Tasdik etmek. Doğrulamak. Tekrarlamak.

Demonstrate ingilizce tanımı, definition of Demonstrate

Demonstrate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To exhibit. To point out. To make evident. To show.