Manifesting türkçesi Manifesting nedir

  • Göstermek.
  • Dışarı vurmak.
  • Beyan etmek.
  • Belirtmek.
  • Belli etmek.
  • Dışavurmak.
  • Açığa çıkmak.
  • Açıkça göstermek.
  • Ortaya koymak.
  • Manifesto.
  • İspat etmek.

Manifesting ingilizcede ne demek, Manifesting nerede nasıl kullanılır?

Manifest itself : Kendini göstermek. Yüze çıkmak. Zuhur etmek. Kendini belli etmek.

Cargo manifest : Yük belgesi. Yük özet beyanı. Yük manifestosu. Deniz yoluyla yapılan dış ticarette gemi kaptanı veya acentesi tarafından düzenlenmesi zorunlu olan ve yük bildirimi, gönderim belgesi ve diğer hususlar hakkındaki bilgileri içeren belge. Özet beyan.

Manifest : Belirgin. Dışavurmak. Açığa çıkmak. Ortaya koymak. Görülür. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Açıkça göstermek. Apaçık. Bildiri. Aşikar.

Manifestation : Tezahürat. Ortaya koyma. Görünme. Cilve. Dışavurum. Manifestasyon. Belirti. Tecelli. Gösterge. Belli etme.

Manifestation of fate : Kaderin cilvesi.

Manifestness : Açıklık. Günah. Aşikarlık.

Manifestoes : Beyanname. Tebliğ. Bildiri. Beyanat.

Communist manifesto : Komünist manifestosu. Komünist manifesto. İlk olarak karl marx ve friedrich engels tarafından belirtilen ve çağdaş komünizm'in temeli olan ilkeleri içeren 1848 yılında basılmış olan el kitapçığı. Kapitalist düzeni ve kentsoylu sınıfın egemenliğini proleterya devrimiyle yıkmaya ve sınıfsız bir toplum yaratmaya ilişkin karl marx ve friedrich engels tarafından yazılan ve ilk kez 1848 yılında yayımlanıp komünist birlik tarafından karar altına alınan bildirim belgesi.

 

Manifestos : Tebliğ. Parti programı. Beyanname. Bildiri. Bildirim. Bildirge. Beyanat.

Manifestations : Görünme. Belli olma. Cilve.

İngilizce Manifesting Türkçe anlamı, Manifesting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Manifesting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Execute : İnfaz etmek. Yürütmek. İdam etmek. İfa etmek. Yerine getirmek. Sergilemek. İcra etmek. Yapmak. İnfaz etmek (bir yargıyı). Tatbik etmek.

Defines : Belirlemek. Kısıtlamak. Tanım yapmak. Sınırlamak. Tarif etmek. Açıklamak. Tayin etmek. Tanımlamak.

Attest to : Kanıtlamak. -e delalet etmek. Şahitlik etmek. Kanıtı olmak.

Announce : Anons etmek. Anons ettirmek. Okumak. Bildirmek. Tebliğ etmek. Yüksek sesle bildirmek. Adaylığını açıklamak. Duyurmak. Anons yapmak.

Avow : İkrar. Kabul ve teyit etmek. Kabul etme. Kabul. İlan. İtiraf. İtiraf etme. İtiraf etmek. Açıkça söylemek.

Evince : Açığa çıkarmak. Açığa vurmak.

Demonstrates : Göstererek tanıtmak. Açımlamak. Örnekle açıklamak. Açıklamak. Açıklayarak tanıtmak. Gösteri yapmak. Kanıtlamak. Gösteri düzenlemek.

Betoken : Belirtisi olmak. İşaret etmek.

Exhibits : Sunmak. Teşhir etmek. Anlaşma ekleri. Sergilemek. Sergilenen mallar.

Come to light : Gözler önüne serilmek. Su yüzüne çıkmak. Ortaya çıkarmak. Meydana çıkmak. Netlik kazanmak. Gün yüzüne çıkmak. Ortaya çıkmak. Keşfedilmek. Gün ışığına çıkmak.

 

Manifesting synonyms : expresses, exert, denote, deliver, bear witness to, proves, affirm, affirming, couch, prove, be declaratory of, denominates, executed, embodies, chart, asseverated, fall into place, introduces, be fired, waybill, asseverates, manifests, assert, argue, brought out, evinced, bring, delivers, proclaim, attesting, compare to, define, asseverating.