Aver türkçesi Aver nedir

  • Emin bir şekilde ileri sürmek.
  • Delil göstermek.
  • Kanıtlamak.
  • İddia etmek.
  • Söylemek.
  • Öne sürmek.
  • Kanıt göstermek.

Aver ile ilgili cümleler

English: Ali is average height.
Turkish: Ali ortalama boyda.

English: Ali is above average height.
Turkish: Ali ortalama boyun üzerinde.

English: A catastrophe has been averted.
Turkish: Bir felaket engellendi.

English: According to a recent study, the average life span of the Japanese is still increasing.
Turkish: Son çalışmaya göre, Japonların ortalama hayat süresi hâlâ artıyor.

English: A person with average intelligence would understand that.
Turkish: Ortalama zekada birisi bunu anlayabilir.

Aver ingilizcede ne demek, Aver nerede nasıl kullanılır?

Average : Vasati. Ortalamasını bulmak. Gemilerle taşınan malların deniz çalkantıları yönünden yitirime uğramalarında gerçekleşen olağanüstü giderler. Zarar. Sayı farkı. İklimbilimde, örneğin sıcaklık gibi bir hava olayının ay ya da yıl gibi belli süreler içindeki nicelik toplamının, o süreyi oluşturan gün sayısına bölünmesiyle elde edilen az çok durağan değer. Vasat. Ortalama. Ortalama düzey. Ortalama almak.

Average absolute deviation : Ortalama mutlak sapma.

Average acceleration : Ortalama ivme.

Average adjuster : Dispeçi düzenleyen kişi. Avarya dispeççisi. Avarya dispeçcisi. Muhammin. Avarya bölüştürücüsü. Dispaşör. Avarya komiseri. Dispeççi. Avarya düzenleyen eksper.

 

Average age : Orta değer yaş. Ortalama yaş. Genel yaş. Orta yaş. Çoğunluktaki yaş.

Average cost procedure : Ortalama tümdeger yöntemi. Bu yöntem satın alınan işlenilmemiş özdek bölümlerinin ambarlarda belirli satımcılarla bağlılıklarını yitirerek karışmış oldukları ve ambardan çıkışların bu karışımdan alındıkları varsayımına dayanır. buna uygun olarak ambar çıkışları, belli bir anda ambardaki malların ağırlıklı ortalama tümdeğerleriyle sayışımlanır.

Average cost : Ortalama maliyet. Toplam maliyetin toplam üretim miktarına bölünmesiyle hesaplanan, bir birim mal üretmek için katlanılan maliyet. Bir ürünün veya imalat faktörünün ortalama maliyeti.

Average daviation : Bir değerler dizisinin ortalama değere göre yaptığı sapmaların (ayrılıkların) salt değerinin aritmetik ortalaması; ay. bk. ortalama yanılgı. Ortalama sapma.

Average cost pricing : Bir malın fiyatının, o malın ortalama maliyetine belirli bir kar payı eklenmesiyle belirlenmesine dayanan ve r. e. hall ile c. j. hitch’in görgül çalışmaları sonucunda saptanan bir tür maliyet üstü fiyatlandırma yöntemi. Ortalama maliyet fiyatlandırması.

Average amount : Ortalama miktar.

İngilizce Aver Türkçe anlamı, Aver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arguing : İkna etmek. Savunmak. Münakaşa etmek. Karşı gelmek. Tartışma. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. Belli etmek. İspatı olmak. Kandırmak.

 

Apprizes : Bilgi vermek. Değer biçmek. Bildirmek. Haber vermek. Haberdar etmek. Değerini yükseltmek. Değer vermek. Fiyat saptamak. (eski kullanım) tahmin etmek.

Bear witness to : Bir şeye delalet etmek. Tanıklık etmek. Delil olmak. Göstermek.

Affirming : Doğrulamak. Onaylamak. Beyan etmek. Bildirmek. İleri sürmek.

Enounce : Beyan etmek. İfade etmek. Açıkça belirtmek. Bildirmek. Resmen ilan etmek.

Swan : Kuğu (takımyıldızı). Kuğu. İowa eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir.

Apprise : Haberdar etmek. Bildirmek. Bilgi vermek. Haber vermek.

Argue for something : Savunmak.

Demonstrates : Örnekle açıklamak. Gösteri düzenlemek. İspatlamak. Göstermek. Açıklamak. Gösteri yapmak. İspat etmek. Göstererek tanıtmak. Açımlamak.

Aver synonyms : produce evidence, attesting, instantiate, articulates, tell, apprises, certifies, assure, assert, claim, enounced, apprized, adduced, plead, attest, air, verify, aired, avers, bear out, affirms, argues, maintain, asseverate, allege, alleges, say, hold forth, affirm, alleging, certify, adduces, articulate.

Aver zıt anlamlı kelimeler, Aver kelime anlamı

Disclaim : Onaylamamak. Danmak. Yalanlamak. Yadsımak. Yoksamak. Kabul etmemek. İnkar etmek. Vazgeçmek. Tekzip etmek. Feragat etmek.

Aver ingilizce tanımı, definition of Aver

Aver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To assert, or prove, the truth of. A work horse, or working ox.