Cheesiest türkçesi Cheesiest nedir

  • Peynire benzeyen veya peynir içeren.
  • Kötü kaliteli (argo terim).
  • İşe yaramaz.
  • Banal.
  • Berbat.
  • Peynirli.
  • Kötü.
  • Peynire benzeyen.
  • Peynirimsi.
  • Ucuz.
  • Sıradan.
  • Peynir kıvamında.
  • Tapon.

Cheesiest ingilizcede ne demek, Cheesiest nerede nasıl kullanılır?

Cheesier : Ucuz. Peynire benzeyen veya peynir içeren. Kötü. Peynirli. Peynire benzeyen. Tapon. Peynir kıvamında. Peynirimsi. Kötü kaliteli (argo terim). Banal.

Cheesily : Ucuz bir şekilde. Peynir kıvamında.

Cheesiness : Kalitesizlik. Peynir gibi olma. Peynirlilik. Zayıf kalite. Peynire benzeme veya peynir içerme özelliği. Peynire benzeme. Basma kalıplık.

Cheese : Peynir. Meyve konservesi. Sünnet olmamış cinsel organın derisi içerisinde biriken beyaz salgı. Ebegümeci. Çapraz bobin. Peynir kalıbı. Doğru.

Cheese ball : Yuvarlak şekilli bir peynir. Dangalak. Aptal. Geri zekalı. Mankafa. Peynir topu.

Cheese dough pockets : Peynirle doldurulmuş küçük hamur işi.

Cheese bourekas : Peynir doldurulmuş hamur işi.

Cheese blintzes : Peynir dolgulu sotelenmiş veya fırında kızartılmış krep.

Cheese filling : Fırında pişirilen gıdaların içerisinde yer alan peynir karışımı.

Cheese by product : Süt yağı dışındaki yağları içermeyen peynir garnitürünün pişirilmesiyle elde edilen bir ürün. Peynir kabuğu.

 

İngilizce Cheesiest Türkçe anlamı, Cheesiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cheesiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crummiest : Tiksindirici. Köhne. Kırıntılarla dolu. Bakımsız. Daha aşağı nitelikte olan.

Abysmal : Dipsiz. Kesif. Çok derin. Çok kötü. Koyu. Sonsuz. Hudutsuz. Derin. Çok.

Copybook : Yazı defteri. Kayıt defteri. İyi örnek. Kopya defteri. Not defteri. Mükemmel. Basmakalıp. Model.

Blackest : Siyah. Koyu. Morarmış. Pis. Kara. Karalayıcı. Uğursuz. Kasvetli. Zenci.

Non effective : İşe yaramaz kimse. Yaramaz. Etkisiz. Geçersiz.

Casual : Rasgele. Gündelik ayakkabı. İlgisiz. Geçici. Üstünkörü. Gelişigüzel. Günlük (giysi). Rastlantı eseri. Gündelik. Dizgeli bir işlemin ürünü olmayan ya da bir kurala bağlı olmadığı için oluşumu ya da sonucu önceden kestirilemeyen.

Accursed : Lanetli. Lanetlenmiş. İğrenç. Melun. Uğursuz.

Dime a dozen : Beş para etmez. Pahalı olmayan. Herhangi bir yerde ucuza alınabilir. Sürüsüne bereket.

Tritest : Beylik. Suyu çıkmış. Eskimiş. Bilinen. Basmakalıp. Klişe. Bayat. Eski.

Average : Ortalamasını bulmak. İklimbilimde, örneğin sıcaklık gibi bir hava olayının ay ya da yıl gibi belli süreler içindeki nicelik toplamının, o süreyi oluşturan gün sayısına bölünmesiyle elde edilen az çok durağan değer. Ortalama düzey. Deniz yitircesi. Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm. Futbol, bilgisayar, coğrafya, ekonomi, fizik, kimya, sosyoloji, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Orta. Ortalama olarak almak. Vasat. Ortalama almak.

Cheesiest synonyms : cheap, adverse, cheaply, awful, common as dirt, no good, cut rate, noneffective, triter, dud, trite, crummy, cliched, pedestrian, crummier, baneful, casually, appaling, amiss, banal, awfuller, accurst, black hearted, dirt cheap, nulling, badly, fiddlings, bads, airy, idlest, black, common, cheesy.