Frequent türkçesi Frequent nedir
- Sık sık gitmek (bir yere).
- Dadanmak.
- Sık sık gitmek.
- Sık sık olan.
- Takılmak.
- Sık görülen.
- Sık geçen.
- Hızlı.
- Olağan.
- Yaygın.
- Alışılmış.
- Girip çıkmak.
- Devamlı.
- Sık.
- Ayağı alışmak.
- Kapısını aşındırmak.
Frequent ile ilgili cümleler
English: He interrupted the speaker with frequent questions.
Turkish: O, sık sık soruları ile konuşmacını sözünü kesti.
English: He makes frequent visits to Japan on business.
Turkish: İş için sık sık Japonya'yı ziyaret eder.
English: She's a frequent visitor to this country.
Turkish: Bu ülkeyi sık sık ziyaret eder.
English: My boss called me down for frequent absence from work.
Turkish: Patronum sık sık işe gelmediğim için beni azarladı.
English: The European Union is set up with the aim of ending the frequent and bloody wars between neighbours, which culminated in the Second World War.
Turkish: Avrupa Birliği, ikinci dünya savaşı ile sonuçlanan sık ve kanlı komşu devletler arasındaki savaşları bitirme amacıyla kuruldu.
Frequent ingilizcede ne demek, Frequent nerede nasıl kullanılır?
Frequent guest : Sürekli konuk.
Frequentation : Bir yere sık gitme. Bir yere sıkça girme durumu. Devamlı olarak ziyaret etme veya hazır bulunma.
Frequentative : Sürekli. Tekrarlama bildiren. Tekrarlayan. Sık sık meydana gelen.
Frequented : İşlek. Ayaküstü.
Frequented place : Uğrak.
Frequentness : Sık sık olma. Sık sık olma durumu. Düzenlilik. Alışılmışlık. Frekans. Sıklık. Sık tekrarlanırlık.
Frequents : Kapısını aşındırmak. Sık görülen. Sık sık gitmek. Dadanmak. Takılmak. Sık. Sık sık gitmek (bir yere). Ayağı alışmak. Olağan. Girip çıkmak.
Frequentist econometrics : Sıklıkçı ekonometrist.
Frequentist : Sıklıkçı.
Frequenters : Gedikli. Devamlı müşteri. Sık sık giden. Sürekli müşteri. Müdavim. Devamlı ziyaretçi.
İngilizce Frequent Türkçe anlamı, Frequent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Frequent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Diffusive : Gereksiz uzatarak. Ayrıntılı. Yayıngan. Uzun uzadıya.
Denser : Kalın kafalı. Kalın. Negatifi şeffaf olmayan (fotoğrafçılık terim). Sıkışık. Yoğun. Daha yoğun. Koyu.
Ordinaries : Lokanta (ingiliz ingilizcesi). Adi. Lokanta. Basit. Yetkili makam. Tabldot lokanta. Sıra işi. Alelade. Sıradan.
Disseminated : Yayılmış. Disemine. Dağıtılmış. Bütün organa veya vücuda yayılmış, diffuz, dissemine. Dağılmış. Geniş bir alan yayılmış. Dağınık.
Thickly : Kalın bir şekilde. Kalınca. Koyuca.
Day after day : Sürekli. Günler boyu. Günlerce. Süreli. Günden güne. Günler sonra. Üst üste her gün. Her gün. Biteviye.
Continued : Devam ediyor. Sürekli. Aralıksız. Devam eder. Devam eden.
Be fastened : Kilitlenmek.
Frequent synonyms : be affixed, be attached, commonplace, every, customary, fasted, thickest, breezily, rife, everyday, closer, alertly, continual, consuetudinary, prevailing, familiar, pick on, orthodox, evermore, fleet of foot, consistent, run of the mill, fast, habituate, normal, often, catholic, hastier, habituating, nomic, extensive, familiarized, scope.
Frequent zıt anlamlı kelimeler, Frequent kelime anlamı
Infrequent : Sık gerçekleşmeyen. Nadiren. Az bulunur. Seyrek. Nadir.
Uncommon : Sıra dışı. Yaygın olmayan. Olağandışı. Nadir. Fevkalade. Sıradışı. Alışılmamış. Olağanüstü. Seyrek. Acayip.
Frequent ingilizce tanımı, definition of Frequent
Frequent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often to be met with. To resort to often or habitually. To visit often. Often repeated or occurring. As, frequent visits. Happening at short intervals.

Bu kısımda Frequent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Frequent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Frequent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Frequent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.