Frequented place türkçesi Frequented place nedir

Frequented place ingilizcede ne demek, Frequented place nerede nasıl kullanılır?

Frequented : İşlek. Ayaküstü.

Place : Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Yer. Ev. Yerleşim yeri. Basamak. Makam. Statü. Yazdırmak. Mevki. Hane.

Abandoned place : Issız yer. Gözlerden ırak veya izole yer. Terkedilmiş yer.

Abiding place : Kalıcı yer. Sabit mekan.

Adverb of place : Yer belirteci. Yön zarfı. Yer zarfı. Fiilin gösterdiği oluş veya kılışın mekan içinde, yerini ve yönünü belirten zarf: aşağı yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, orada, burada vb.: korkudan sararmış solgun benizli, beyaz dudaklı, samur ince kaşları çatılmış, zayıf, narin bir talebe, mahçup, mütereddit adımlarla içeri girer (ö. seyfettin, harem: gürültü, s. 231) yavrucak uykusuzluktan bitkin; fakat gene de: «ömer’in yanında kalacağım» diye direniyor, yukarı, yatağına çıkmıyor (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 57). artık kelimeleri eze eze konuşuyor, konuşurken boynunu ileri uzatıyor, hafifçe kamburunu çıkarıyor (t. buğra, göst.e., s. 44). onu hiç görmüyormuş gibi bir elini kaldırdığı için yüzünü esirgemek isteyen necati geri çekilmeğe mecbur olmuştu (p. safa, biz insanlar, s. 105) vb.

All over the place : Tam bir dağınıklık. Her yer. Her yerde. Karman çorman. Dağınık. Her şey her yerde. Darmadağın.

 

İngilizce Frequented place Türkçe anlamı, Frequented place eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frequented place ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stamping ground : Kentucky eyaletinde şehir. İkinci adres. Hayvanların alıştığı otlak. Sık sık gidilen yer. Sıkça gidilen yer.

Moment : Bir sıklık dağılımında gözlemlerin ortalamadan ve herhangi bir başlangıç noktasından sapmalarının çeşitli üstellerinin sayal (aritmetik) ortalaması. Moment. Döngü. Kuvvetin, bir cismi bir nokta ya da bir eksenin yöresinde döndürme etkisini belirleyen yönleçsel nicelik; döngü, kuvvet ile yerlem yönlecinin yönleçsel çarpımına eşittir. Kısa süre. Hızıl. Ehemmiyet. Kolcuk. Bir özdekten, eksenden bir noktaya olan uzaklıkla, o noktadaki kıvıl yük, kütle gibi bir niceliğin çarpımından elde edilen nicelik türü (ucay kolcuğu, mıknatıs kolcuğu, eylemsizlik kolcuğu gibi).

Meeting place : Toplantı yeri. Toplanma yeri. Buluşma yeri. Randevu yeri.

Roadstead : Demirleyecek yer. Dış liman. Demir atma yeri. Uman ağzı. Liman ağzı.

Beaten track : Uğrak yeri. Sıkça gidilen yer. Sık sık gidilen yer.

Den : Delik. Çıkmaz. Sığınak. Zor durum. Çalışma odası. Karanlık oda. Mağara. Batakhane. İn.