Uğrak nedir, Uğrak ne demek

  • Çok uğranılan yer.
  • Yol uğrağı

"Uğrak" ile ilgili cümle

  • "Yol boyundaki bütün uğraklarının aksine bu nahiyeye karşılanarak girmişlerdi." - T. Buğra
  • "Bingöl bugün de şahinlerin yaylağı, çobanın uğrağı ve Türk'ün sevgisidir." - E. İ. Benice

Yerel Türkçe anlamı:

Sara, cin çarpması.

Yol üstünde durulacak yer, istasyon, otel, han.

Hırsız.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Diyarbakır şehrinde, Salat nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bayburt şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Antalya kenti, Demirtaş nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır kenti, Dicle belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Rize ilinde, Pazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şırnak şehrinde, Oyalı bucağına bağlı bir yer. Tokat ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Çorum ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, İnebolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Uğrak kısaca anlamı, tanımı:

Uğrak yeri : Sık uğranılan yer.

Fırtına uğrağı : Fırtınanın çok olduğu yer.

Yol uğrağı : Geçerken uğranılan, yanından yol geçen yer, uğrak, çiğnek.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

 

Yer : Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Durum, konum, vaziyet. Görev, makam. Durum, konum. İz. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Önem. Ülke. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Yol : Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Kez, defa. Gidiş çabukluğu, hız. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Yolculuk. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Gaye, uğur, maksat. Hile, tuzak. Kumaşta bulunan çizgi. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.

Uğrak virmek : Uğrayıp geçmek.

Uğraklı : İnmeli, çalık, çalgın. Çarpılmış, inmeli (kimse). Şanlıurfa şehri, Şehitnusretbey nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Uğrak anlamı nedir?

İngilizce'de Uğrak ne demek? : n. frequented place, beaten track, haunt, stamping ground, resort

Fransızca'da Uğrak : escale [la]

Almanca'da Uğrak : häufig besuchter Ort