Place türkçesi Place nedir
- Yer.
- Yazdırmak.
- Mahal.
- Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban.
- İş.
- Koymak.
- Mevki.
- Yerleştirmek.
- Ev.
- Uzay alanında kullanılır.
- Vermek (para).
- Makam.
- Anımsamak.
- Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası.
- Kim olduğunu çıkarmak.
- Yerleşim yeri.
- Statü.
- Mekan.
- Sorumluluk.
- Sıra.
- Hane.
- Oturtmak.
- Basamak.
Place ile ilgili cümleler
English: A church is a place to pray.
Turkish: Kilise ibadet edilen bir yerdir.
English: A fierce battle took place at Monte Cassino.
Turkish: Monte Cassino'da şiddetli bir savaş oldu.
English: "How about a cup of coffee?" "I wish I could, but I have some place I have to go."
Turkish: "Bir fincan kahveye ne dersin?" "Keşke içebilsem ama gitmek zorunda olduğum bir yer var."
English: A party is a good place to make friends with other people.
Turkish: Parti başka insanlarla arkadaş olmak için elverişli bir yerdir.
English: A place like that is not really appealing.
Turkish: Öyle bir yer gerçekten cazip değildir.
Place ingilizcede ne demek, Place nerede nasıl kullanılır?
Place a bet : Bahse girmek. Bahis oynamak.
Place an order : Sipariş vermek.
Place at : Yerleşim. Yerleştirme yeri.
Place card : Davetlilerin sofradaki yerlerini gösteren kart. Davetlilerin masadaki yerlerini gösteren kart.
Place great demands on : Kapasitesini zorlamak.
Place mat : Tabak altlığı. Amerikan servis.
Place in the sun : İyi durum.
Place of action : Eylemin geçtiği yer. Aksiyonun geçtiği yer ya da çevre.
Place of payment : Borçlunun ödeme yapacağı yer. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tediye mahalli. Ödeme yeri. Borcun ödenmesi için saptanan yer. Tediye mahali.
Place learning : Yer öğrenme.
İngilizce Place Türkçe anlamı, Place eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Place ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Absolute brightness : Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı. Salt parlaklık.
Echeloning : Abd. Kanada. Aşama. Avustralya ve yeni zelanda istihbarat örgütlerinin dünya üzerindeki iletişim sistemlerini denetlemek amacıyla kurdukları ortak projenin kod adı. Nizamına göre tanzim etmek. İngiltere. Diziliş. Kademe. Paralel olarak dizmek.
Care : Önemsemek. Dikkat. Aldırmak. İtina. Özen. Umursamak. Sevmek. İstemek. Üzüntü. Kafaya takmak.
Degree : Radde. Ayar. Sıcaklık ölçeği birimi, suyun donma noktasını 0, kaynama noktasına 100 sayarak düzenlenen bölmelerin her biri. açı birimi; bir çemberin çevresi 360 eşit parçaya bölünürse bir parçayı özekten gören açı. bir denklemdeki terimlerin en yüksek üstlüsünün üst sayısı. Lisans. Sıralı notalar. Dizil. Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi).
Closure : Bitirme. Oylamaya geçme (görüşme sonrası). Kötü bir şeye son verme. Kapama. Kapatıcı. Son verme. Kapanım. Oylamaya geçmek. Kapatma.
Residential area : Oturma bölgesi. Konut sahası. Yerleşim bölgesi. İş merkezinden uzak muhit. Bir kentin düzentasarında öncelikle konutların yerleştirilmesine ayrılan, orta ve ağır işleyim kuruluşlarının ve üretimliklerin açılması hiç olurlanmayan ya da belli ölçünlere uymaları koşuluyla çok sınırlı biçimde olurlanan bölge. İskan sahası. Yerleşim alanı. Meskun yer. Meskun bölge.
Doorsteps : Eşik. Çok kalın sandöviç. Kapıönü. Kapı önü. Kapı eşik basamağı. Kapı basamağı. Eşiktaşı.
Capacity : Yetenek. Akarsuyun taşıyabileceği ve sürükleyebileceği maddelerin miktarı. Bir yoğunlacın elektrik yığma ya da bir aracın elektrik alabilme yeteneği. Verim. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Kabiliyet. Yeterlik. Sıfat. Kapasite. Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti.
Settle down : Sakin olmak. Uslanmak. Yerleşmek. Kurulmak. Demir atmak. Oturmak. Yola gelmek. Yatırmak. Çöreklenmek. Yuva kurmak.
Absolute orbit : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge. Salt yörünge.
Place synonyms : prepose, place down, hole in the wall, nesting place, array, place upright, place of birth, holy place, glycerolise, tee up, polling place, flighted, affix, floor, upend, indwell, closured, arrangement, tune, cribs, bin, bucket, duty, affair, digits, pool, portfolios, answerableness, activity, tee, business, fix, ball game.
Place zıt anlamlı kelimeler, Place kelime anlamı
Disarrange : Dağıtmak. Dağınıklık. Düzeni bozmak. Bozmak. Karıştırmak. Düzenini bozmak.
Downgrade : Rütbesini indirmek. Downgrade etmek. Alçaltmak. Derecesini indirmek. Kalitesini bozmak. Rütbe indirmek. Alt modele geçirmek. Bozmak. Geriletmek. Küçük düşürmek.
Upgrade : Yokuş. Yükseltme. Terfi ettirmek. Bir üst modele geçmek. İyileştirmek. Yükseltmek. Düzeltmek. Yükselen. Bir üst seviyeye geçmek.
Place antonyms : deglycerolize.
Place ingilizce tanımı, definition of Place
Place kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To settle. Spot. To put in a particular spot or place, or in a certain relative position. Ground. Site. As, to place a book on a shelf. Any portion of space regarded as measured off or distinct from all other space, or appropriated to some definite object or use. To determine or announce the place of at the finish. Usually, in horse racing only the first three horses are placed officially. To direct to a particular place. The position of first, second, or third at the finish, esp. the second position. In betting, to win a bet on a horse for place it must, in the United States, finish first or second, in England, usually, first, second, or third. To place balls in tennis. To assign a place to. Rarely, unbounded space. To locate. Position. To fix.

Bu kısımda Place kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Place ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Place anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Place ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.