Closure türkçesi Closure nedir

  • Bitirme.
  • Kapanım.
  • Tartışmayı kesip oylamaya koyma.
  • Kapanma.
  • Oylamaya geçme (görüşme sonrası).
  • Koymak.
  • Son.
  • Patlayıcı ünsüzlerin boğumlanması sırasında ses yolunun önce bir kapanma durumuna geçmesi: c, ç, d, t, p, k, g ünsüzlerinin boğumlanmasında görüldüğü gibi.
  • Kötü bir şeye son verme.
  • Kapatma.
  • Kapatıcı.
  • Son verme.
  • Kapama.
  • Oylamaya geçmek.
  • Gramer alanında kullanılır.

Closure ile ilgili cümleler

English: To get technical information from that company, we first have to sign a non-disclosure agreement.
Turkish: O şirketten teknik bilgi almak için, öncelikle bir gizlilik anlaşması imzalamamız gerek.

English: Foreclosures are rare.
Turkish: Rehinin paraya çevrilmesi nadirdir.

English: The closure of the factory will have significant knock-on effects for the town's economy.
Turkish: Fabrikanın kapanması, şehrin ekonomisine önemli ölçüde darbe etkisi yapacak.

English: They told Tom that he had to sign a nondisclosure agreement.
Turkish: Onlar Tom'a bir gizlilik anlaşması imzaladığını söylediler.

English: There are many kinds of animals inside this enclosure.
Turkish: Bu bölgede birçok hayvan türü var.

Closure ingilizcede ne demek, Closure nerede nasıl kullanılır?

Closure line : Kapanış çizgisi.

Closure property : Kapalılık özelliği.

 

Closure property of multiplication : Çarpmaya kapalılık özeliği.

Algebraic closure : Cebirsel kapanış.

Law of closure : Kapatma yasası.

Disclosure : Patent hakkı bildirimi. İfşa. İzhar. Söyleme. Açma. Açıklama. Açığa çıkan şey. Açığa vurma. Ortaya çıkarma. Açığa çıkarma.

Foreclosure : Davanın düşmesi. Hakkın düşmesi. İpotekli malın haczi. Hakkın kaybolması. Rehnin paraya çevrilmesi. Cebri icra. Hakkın sukutu. Rehine el koyulması. Teminatlı bir borcun ödenmemesi durumunda teminatın paraya dönüştürülmesi.

Disclosures : İfşa. Açığa çıkan şey. İfşaat. Açma. Patent hakkı bildirimi. Açığa vurma. Ortaya çıkarma.

Enclosure : Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çitli yer. Çevreleme. Mania. Kapama. Çevirme. Etrafını çevirme. Eklenmiş belge. İlişikte gönderilen şey. Duvar.

Closures : Son verme. Kapanma. Kapatma. Kapama. Bitirme. Oylamaya geçme (görüşme sonrası).

İngilizce Closure Türkçe anlamı, Closure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Closure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embosoming : Örtme. Kaplama. Sarma. Sarmalama. Saklama.

Graduation : Diploma töreni. Mezuniyet. Sınıflandırılma. Sınıflandırma. Mezuniyet töreni. Derece işareti. Derecelendirme. Derecelere ayırma. Mezun olma.

Occlusive : Örtücü. Ağız kanalının kapanması ve ciğerlerden gelen havanın patlama biçiminde dışarı itilmesiyle oluşan ünsüz; p, b, m, t, d, k, g ünsüzlerinden her biri. Patlayıcı ünsüz. Tıkayan. Kapatan. Tıkayıcı. Oklusif. Kapantılı. Emici.

Enclosures : Eklenmiş belge. Duvar. İlişik öğeler. Gönderilen şeyler (mektupla aynı zarf içinde). Çevreleme. İlişiktekiler. Kuşatma. Çevrilmiş yer. Çit.

 

Coverings : Sığınak. Tabaka. Kaplama. Koruma. Kabuk. Örtü.

Accidence : Morfoloji. Büküm. Yapıbilim. Sarf usul ve prensipleri. Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi. Bükün. Tasrif. Çekim.

Aftermath : Akıbet. İlk hasattan sonra büyüyen otlar. Kötü sonuç. Akibet. İlk üründen sonraki biçilen ot. Hasattan sonra çıkan otlar. Sonuç. Kötü yan etki. Netice.

Enclaves : Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Yerleşme bölgesi. Etrafını çevirmek. Yerleşim bölgesi. Anklav. Yabancı ülkelerle kuşatılmış bir bölge. Kuşatılmış toprak. Enklav. Dışa kapalı yerleşim bölgesi.

Ablaut : Ses değişimi. Ünlü almaşması. Ünlü atlaması. Eklerle genişletilen bir kelimedeki ünlülerin, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak kendilerini ilk hecedeki ünlüye göre ayarlayıp ince sıradan kalın, kalın sıradan ince sıraya yahut da düz ünlüden yuvarlak, yuvarlak ünlüden düz ünlüye geçmeleri olayı: karşılaştırılmalıydı, okutturacağımızdan, gelebilecek miydiniz?, önümüzdekilerden, korkusuzluğundan vb. ayrıca bk. ünlü uyumu.

Deciding : Belirleyici. Kesin. Kritik. Karar verme. Karar veriyor. Final. Karar veren.

Closure synonyms : afterbirth, depletions, graduations, extinguishment, close, subversion, buffoons, discontinuations, appoints, exterminating, endings, ending, all in all, approach, apply, settlement, aftermaths, ablative, cicatrization, termination, finishing, actif, action noun, resolution, terminations, conclusion, closing, crucial, perfection, shutdowns, depletion, discontinuation, closers.

Closure zıt anlamlı kelimeler, Closure kelime anlamı

Begin : Start almak. Çığır açmak. Başlatmak. Start vermek. Meydana gelmek. Başlamak. Vücut bulmak. Girişmek. Adım atmak. Önayak olmak.

Closure ingilizce tanımı, definition of Closure

Closure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the closure of a chink. The act of shutting. A closing.