Frequents türkçesi Frequents nedir

  • Ayağı alışmak.
  • Sık.
  • Sık sık gitmek.
  • Sık görülen.
  • Girip çıkmak.
  • Sık sık gitmek (bir yere).
  • Kapısını aşındırmak.
  • Dadanmak.
  • Takılmak.
  • Olağan.

Frequents ingilizcede ne demek, Frequents nerede nasıl kullanılır?

Frequent guest : Sürekli konuk.

Frequent : Kapısını aşındırmak. Girip çıkmak. Dadanmak. Sık sık olan. Devamlı. Olağan. Yaygın. Ayağı alışmak. Takılmak. Sık sık gitmek.

Frequentation : Bir yere sıkça girme durumu. Devamlı olarak ziyaret etme veya hazır bulunma. Bir yere sık gitme.

Frequentative : Sık sık meydana gelen. Sürekli. Tekrarlama bildiren. Tekrarlayan.

Frequented : Ayaküstü. İşlek.

Frequentist econometrics : Sıklıkçı ekonometrist.

Frequenters : Sık sık giden. Sürekli müşteri. Gedikli. Devamlı müşteri. Devamlı ziyaretçi. Müdavim.

Frequently : Çoğunlukla. Çoğu zaman. Çok kere. Çok kez. Çoğu kez. Sıklıkla. Zırt pırt. Çok defa. Sıkça. Sık sık.

Frequentness : Sık sık olma durumu. Sıklık. Düzenlilik. Frekans. Sık tekrarlanırlık. Sık sık olma. Alışılmışlık.

Frequently asked questions : Sss. Sık sorulan soru. Sık sorulan sorular. Sıkça sorulan sorular. Sık sorulan sorular s s s. Sıkça sorulan sorular sss. İnternet'te sıkça sorulan soru.

İngilizce Frequents Türkçe anlamı, Frequents eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Frequents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Continual : Devamlı. Durmadan. Ardı arkası kesilmeyen. Sıkça. Sürekli. Ardı arkası gelmeyen. Süregelen. Mütemadi. Aralıksız.

Caught : Vurmak. Maruz kalmak. Çekmek. Baskın yapmak. Geçmek. Yakalanmış. Enselemek. Basmak. Sıkışmak.

Compact : Kompakt. Pekiştirmek. Anlaşmak. Anlaşma yapmak. Küçük otomobil. Sıkılaştırmak. Kısa. Yoğunlaştırmak. Sözleşmek.

Haunt : Gözünün önünden gitmemek. Ziyaret etmek. Hortlamak. Görünmek. Yakasını bırakmamak. Uğramak. Akıldan çıkmamak. (mealen) büyülemek. Hiç aklından çıkmamak.

Banter : Alay. Hafif konuşma. Takılmak (argo terim). Şaka yapmak. Takılma. Şaka. Dalga geçmek. Laklak. Sohbet.

Common : Park. Genel. Kamusal. Halka açık alan. Tüketimde rakipsiz olma ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip, özel mallar ile orta malları arasında yer alan mallar. Bayağı. Sıradan. Alışılagelmiş. Meydan.

Be fastened : Kilitlenmek.

Normal : Beklenilen durumda bulunan, olağandışılığı bulunmayan. Dikey. Standart. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Düzgülü. Orta. Muntazam. Dikgen. Normal.

Predominant : Ağır basan. Baskın. Hakim. Üstün.

 

Frequents synonyms : be attached, ordinary, thick, thickest, bantered, nomic, chipped, catches, visit, no great shakes, banters, closer, habituate, be affixed, catch, regular, commonest, haunts, prevailing, chaffed, rife, dense, mundane, oftentimes, commonplace, stop by, steady, crack a joke, by default, oft, dominant, thicker, endemic.

Frequents zıt anlamlı kelimeler, Frequents kelime anlamı

Infrequent : Sık gerçekleşmeyen. Az bulunur. Seyrek. Nadiren. Nadir.

Infrequently : Seyrek olarak.

Rarely : Binde bir. Nadiren. Ender. Ender olarak. Az. Seyrek. Seyrek olarak. Bayramdan bayrama. Ayda yılda bir.