Frequenters türkçesi Frequenters nedir

  • Müdavim.
  • Sık sık giden.
  • Gedikli.
  • Sürekli müşteri.
  • Devamlı ziyaretçi.
  • Devamlı müşteri.

Frequenters ingilizcede ne demek, Frequenters nerede nasıl kullanılır?

Frequenter : Devamlı ziyaretçi. Müdavim. Sürekli müşteri. Bir yere sık sık giden kimse. Devamlı müşteri. Sık sık giden. Gedikli.

Frequented : İşlek. Ayaküstü.

Frequented place : Uğrak.

Unfrequented : Issız. Tenha. İnsan ayağı basmamış. Sık sık gidilmeyen.

Frequent guest : Sürekli konuk.

Frequentative : Tekrarlama bildiren. Tekrarlayan. Sürekli. Sık sık meydana gelen.

Frequently : Çoğu kez. Çoğunlukla. Çoğu zaman. Çok kere. Sık sık. Sıklıkla. Çok defa. Zırt pırt. Çok kez. Sıkça.

Frequentist econometrics : Sıklıkçı ekonometrist.

Frequent : Sık sık olan. Sık görülen. Girip çıkmak. Sık. Takılmak. Yaygın. Alışılmış. Olağan. Dadanmak. Sık geçen.

Frequently asked questions : Sık sorulan sorular s s s. Sıkça sorulan sorular sss. Sıkça sorulan sorular. Sık sorulan soru. Sss. Sık sorulan sorular. İnternet'te sıkça sorulan soru.

İngilizce Frequenters Türkçe anlamı, Frequenters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frequenters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frequenter : Bir yere sık sık giden kimse.

 

Habitual : Adet haline gelmiş. Mutat. Bağımlı. Bir şeyi alışkanlık haline getirmiş. Alışılagelmiş. Daimi. Sürekli. Alışmış. Adet.

[#patron Patronesses] : Müşteri. Patron. Veli. Koruyucu.

Regulars : Partisine bağlı üye. Muvazzaf asker. Düzen. İntizam. Keşiş. Meslekten olan asker. Düzenli.

Patronizer : Müşteri. Patron.

Haunters : Sık sık giden kişi veya şey. Sürekli ziyaretçi. Ziyaretçi.

Denizen : Oturma iznine sahip kimse. Ortama uyum sağlamış canlı. Vatandaş. Yerleşmiş yabancı sözcük. İkamet eden kimse. İkamet eden kişi. Sakin. Oturma izni olan kimse. Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse.

Denizens : Vatandaş. Yerleşmiş yabancı sözcük. Oturma izni olan kimse. Oturma iznine sahip kimse. Sakin. Ortama uyum sağlamış canlı. Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse. İkamet eden kimse.

Customer : Tip. Herif. Müşteri. Bir malı, bir özdeği parasını ödeyerek ya da borçlanarak sataktan alan kişi. belirli işlerini sürekli olarak aynı yer ya da kişiden sağlayanlar (kişilerle bankalar, doktorlar, avukatlar arasındaki ilişkiler) gibi. Sipariş veren. Mal veya hizmetler için ödeme yapan kişi. Mal alıcısı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Alıcı.

Patronizers : Müşteri. Patron.

Frequenters synonyms : stager, client, operagoer, habitue, patron, steady customer, notched, fixture, regular, haunter, gapped, patrons, stagers, old stager, habitues, breached.