Habitual türkçesi Habitual nedir

Habitual ile ilgili cümleler

English: She is habitually late.
Turkish: O, alışıldığı şekilde geç kaldı.

English: Grandfather sat in his habitual place near the fire.
Turkish: Büyükbaba ateşin yanındaki her zamanki yerine oturdu.

Habitual ingilizcede ne demek, Habitual nerede nasıl kullanılır?

Habitual abortion : Birbirini izleyen üç veya daha fazla sayıda gebelikte ve gebelik gelişiminin aynı periyodunda, yaşayabilme yeteneği olmayan veya ölü olan fetüsün kendiliğinden dışarı atılması. İtiyadi yavru atma. Tekrarlayan düşük. Habitüel abortus.

Habitual absence : Daimi süreli devamsızlık. Sürekli işe gelmeme. İşçilerin bir işe gelmemelerinin sürekli durum göstermesi. Sürekli devamsızlık. Müzmin devamsızlık.

Habitual criminal : Tekrar suç işleyen. İtiyadi suçlu. Mükerrer hükümlü. Alışılmış suçlu. Sürekli suç faaliyetinde bulunarak kanuna karşı gelen kimse. Tekrar suç işleyen sabıkalı. Sabıkalı.

Habitual drinker : Alkolik. İçkici.

Habitual drunkard : Alkolik. İçkici. Ayyaş. Akşamcı. İçki bağımlısı.

Habitual liar : Sürekli doğru olmayan ifadeler söyleyen kimse. İflah olmaz yalancı. Tam bir yalancı.

 

Habitually : Düzenli olarak. Geleneksel bir şekilde. Adet üzere. Adet gereğince. Daimi olarak. Alışıldığı şekilde. Genellikle. Alışılmış bir şekilde. Alışkanlıkla.

Habituate : Sıkça ziyaret etmek. Alıştırmak. Sık sık gitmek.

Habitual thief : Alışılmış hırsız. Sürekli hırsızlık yapan kimse.

Habituality : Alışkanlık olma durumu. Alışılmışlık. Geleneksellik. Alışkanlık.

İngilizce Habitual Türkçe anlamı, Habitual eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Habitual ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entries : Kalem. Gümrükten giriş işlemleri. Kapı. Sahneye çıkma. Girme. Madde. Girdi. Antre. Kayıt.

Late : Tehirli. Son zamanlarda olan. Gecikmiş. Geçen. Geç kalan. Müteveffa. Son. Ölü. Geç. Son zamanlardaki.

Permanents : Kalıcı. Kalımlı. Permanant. Asil. Yerleşik. Perma. Temelli.

Obstinate : Dik başlı. Dik kafalı. Kronik. İnatçılık etmek. İnatçı. İddiacı. İnat. Yüreği katı. Anut.

Stager : Kaçın kurası. Kaşar. Eski toprak. Deneyimli kimse. Eski kurt.

Habitues : Müdavim. Devamlı müşteri.

Abiding : Değişmez. Bitmez tükenmez. Kalıcı. Devamlı. Sonsuz. Muhkem. Sabit. Ebedi.

Customable : Gümrük vergilerine tabi tutulan. Geleneksel. Gümrüğe tabi.

Customary : Adetten olan. Göreneksel. Adet olan. Adi. Geleneksel. Adetsel. Adetler gereğince. Töreye uygun.

Ceaseless : Sonu gelmeyen. Aralıksız. Durmayan. Duraksamayan. Fasılasız. Biteviye.

Habitual synonyms : constantly, endless, formality, consistently, orthodox, courses, consistent, consuetude, addicting, wonted, ceaselessly, perennial, groove, chronic, indissoluble, continuous, wont, consuetudinary, routine, in the bondage of vice, chronics, common, dependent, constant, all the time, familiarised, ordinary, frequenters, permanent, custom, frequenter, diffusive, wonts.

 

Habitual zıt anlamlı kelimeler, Habitual kelime anlamı

Unusual : Alışılmadık. Tip. Tuhaf. Ender. Acayip. Alışılmamış. Görülmedik. Görülmemiş. Fevkalade. Sıradışı.

Habitual ingilizce tanımı, definition of Habitual

Habitual kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Formed or acquired by habit or use.