Unusual türkçesi Unusual nedir

Unusual ile ilgili cümleler

English: Every time something unusual happens, I get blamed.
Turkish: Ne zaman sıra dışı bir şey olsa, ben suçlanırım.

English: Did anything unusual happen today at school?
Turkish: Bugün okulda olağandışı bir şey oldu mu?

English: Did you hear anything unusual lately?
Turkish: Son zamanlarda olağan dışı bir şey duydunuz mu?

English: Have you eaten anything unusual recently?
Turkish: Son günlerde olağan dışı bir şey yedin mi?

English: He has an unusual ability in English.
Turkish: İngilizcede sıra dışı bir yeteneği var.

Unusual ingilizcede ne demek, Unusual nerede nasıl kullanılır?

Unusual death : Olağan dışı ölüm. Sıradan olmayan sebeplerden gerçekleşen ölüm. Sıra dışı ölüm. Olağan olmayan ölüm. Anormal ölüm.

Unusual event : Sık sık rastlanmayan olay. Sıra dışı olay. Olağan dışı olay. Olağan olmayan olay. Sıradan olmayan olay. Anormal olay. Nadir olay.

Unusual person : Garip kimse.

Unusual weather conditions : Belirli bir mevsimde görülen anormal hava. Sıra dışı hava koşulları. Anormal hava koşulları. Sıradan olmayan hava.

 

Unusually : Aşırı derecede. Alışılmamış bir biçimde. Fevkalade. Olağandışı olarak. Çok. Ender olarak. Alışılmadık biçimde veya şekilde. Nadiren.

Duration of unused : Markanın asıl iyesinin iyeliğinden çıkması için, yasalarda belirtilen süre (bu süre geçince bir başkası o markayı kullanabilir). Kullanmama süresi.

Unused land : Eksik kullanımlı toprak. Boş arsa. Yapı yapmaya elverişli duruma getirilmiş olmakla birlikte, niteliklerinin elverdiği en iyi biçimde kullanılmayan toprak.

Unused : Kullanılmamış. Kullanılmayan. Yeni. Alışık olmayan. Yepyeni. Alışmamış.

Royalties for unused patents : Özel izin alınıp da işletilmeyen bulgu belgeleri için, ödenmesi anlaşmada yer alan paralar. İşletmeden ödeme.

Ununited : Birlikte olmayan. Bir arada olmayan. Birleştirilmemiş. Tek olarak birleştirilmemiş. Birleşmemiş. Ayrı.

İngilizce Unusual Türkçe anlamı, Unusual eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unusual ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unordinary : Sıradan olmayan. Alışılmış olmayan.

Scarcest : Az. Eksik. Az bulunur. Kıt. Zoraki. Zor bulunur. Sınırlı.

Baksheesh : Bahşiş.

Buggers : Alçak herif.

Particular : Madde. Ayrıntılı. Husus. Titiz. Tek. Muayyen. Nokta. Belli. Özgü.

Comically : Komik olarak. Komedi olarak. Gülünçlü. Komik bir biçimde. Gülünç olarak. Komik biçimde. Garip biçimde.

Out there : İnanılmaz biçimde mükemmel (argo terim). Harika. Sıradan olmayan. Mükemmel. Çok iyi. Oralarda. Katılma (argo terim). Gerçek dışı. Yer alma.

Exceptive : Dahil etmeyen. İtiraz eden. Ayrı tutan. Karşı çıkan. Hariç tutan. Saymayan. İstisna.

 

At a premium : Yüksek fiyatla. Fazla fiyatla. Zor bulunur. Rağbet gören. Gözde olan. Rağbette. Altın değerinde. İtibari kıymeti üstünde. Rağbet edilen.

Singular : Olağanüstü. Eşsiz. Müfret. Kişisel. Münferit. Tekil. Garip. Tek. Tekil sözcük.

Unusual synonyms : unique, marvelously, unobserved, unsighted, pendents, marvelous, eccentrical, unseen, nadir, bakhshish, novel, cranky, excellently, beggar, crankier, magical, far between, crotchets, curious, unnoticed, unwatched, recherche, new, codgers, comical, baksheeshes, exceptional, paranormal, unheard of, oddest, uncharacteristically, deviant, crotchety.

Unusual zıt anlamlı kelimeler, Unusual kelime anlamı

Unusualness : Olağandışılık. Fevkaladelik.

Common : Genel. Halka açık yeşil alan. Karma mal. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Toplumsal. Devletin ya da bir yerel yönetim biriminin genellikle bir köyün iyeliğinde bulunan ve tüm nüfusun yararlanmasına açık bulundurulan, bireylerin iyeliğine geçirilmesi söz konusu olmayan taşınmaz. Ortamalı. Meydan. Adi. Halka açık alan.

Usual : Her günkü. Klasik. Adi. Herzamanki. Alelade. Alışılagelmiş. Mutat. Olağan. Her zamanki. Alışılmış.

Unusual ingilizce tanımı, definition of Unusual

Unusual kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Rare. As, an unusual season. Uncommon. A person of unusual grace or erudition. Not usual.