Caught türkçesi Caught nedir

  • Edinmek (alışkanlık).
  • Gafil avlamak.
  • Tokat atmak.
  • Tutunmak.
  • Takılmak.
  • Maruz kalmak.
  • Tutmak.
  • Basmak.
  • Yakalanmak.
  • Enselemek.
  • Kavramak.
  • Baskın yapmak.
  • Yetişmek.
  • Tutuşmak.
  • Çekmek.
  • Bulaşmak.
  • Cezbetmek.
  • Geçmek.
  • Vurmak.
  • Sıkışmak.
  • Çalışmak (mekanizma).
  • Yakalanmış.
  • Kapmak.
  • Anlamak.
  • Yakalamak.

Caught ile ilgili cümleler

English: A bird was caught by a cat.
Turkish: Bir kuş bir kedi tarafından yakalandı.

English: A fox was caught in the snare.
Turkish: Kapanda bir tilki yakalandı.

English: A burglar broke into the convenience store last month, but I heard the police caught him yesterday.
Turkish: Bir hırsız geçen ay bir markete girdi fakat polisin onu dün yakaladığını duydum.

English: A fox is not caught twice in the same snare.
Turkish: Bir insan aynı hatayı iki kez yapmaz.

English: A baby rabbit had been caught in a trap.
Turkish: Bir yavru tavşan tuzağa yakalanmıştı.

Caught ingilizcede ne demek, Caught nerede nasıl kullanılır?

Caught a bug : Hasta olmuş. Bir virüs tarafından hasta edilmiş. Virüs kapmış.

Caught a cold : Öksürük ve akan bir burunla hasta olmuş. Soğuk algınlığına yakalanmış.

Caught a glimpse : Hızlıca söyleme. Sadece bir an görünme.

Caught him red handed : Onu işin tam ortasında yakalama.

Caught him with his pants down : İş üstünde yakalama. Pantalonu aşağıda yakalama. İşin tam ortasında yakalama.

 

Be caught in a quagmire : Çıkmazda olmak. Bataklığa saplanmak. Batağa saplanmak.

Caught red handed : Suçun başında yakalama. Eylem icra edilmeye başladıktan çok sonra yakalama. İş üstünde yakalama. İş üstünde yakalanma.

Be caught in the act : Yanlış bir şey yaparken yakalanmak. İş başında yakalanmak. Suç işlerken basılmak. Suçüstü yakalanmak. İş başında basılmak. İş üstünde yakalanmak.

Caught in the very act : Bir şuç işlerken anlama yada kavrama. İş üstünde yakalanma.

Caught in flagrante : Bir suç işlerken ortaya çıkarma. Bir suç işlerken keşfetme.

İngilizce Caught Türkçe anlamı, Caught eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caught ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nicks : Doğru tahmin etmek. Kertik yapmak. İç etmek. Çalmak. Çentiklemek. Çentik. Kazıklamak. İsabet ettirmek. Kesmek.

Attacks : Hücum etmek. Taarruz etmek. Tecavüz etmek. Uğraşmak. Çatmak. Girişmek. Tutulmak. Eleştirmek. Saldırmak. Aşındırmak.

Attainted : Vatandaşlık hakkını kaybetmiş. Lekelemek. Tutulmak. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Rezil etmek.

Cachinnation : Çılgınca gülüş. Kaşinasyon. Yüksek sesle kontrolsüz kahkaha. Kişneme. Kontrolsüz bir biçimde gülme.

Be pinched for time : Zamanı yetmemek. Zamana ihtiyacı olmak.

Glommed : Haczetmek. Göz ucuyla bakmak. Hırsızlık yapmak. Bakmak. Ele geçirmek. El koymak. Çalmak.

Bear off : Yönünü değiştirmek. Kapıp kaçırmak. Bir yana dönmek. Kapıp götürmek. Saptırmak. Götürmek. Bir yana döndürmek. Kaldırmak. Ortadan kaldırmak.

 

Beguile : Aldatmak. Eğlendirmek. Saptırmak. Aklını çelmek. Hoşça geçirmek. Kandırmak. Nasıl geçtiğini anlamamak. Ayartmak.

Bespeak : Göstergesi olmak. Ayırtmak. Bir şeye delalet etmek. İstemek. Talep etmek. Sipariş vermek. Konuşmak. Hitap etmek. Rica etmek.

Caught synonyms : express emotion, express feelings, express joy, express mirth, bellylaugh, laugh loudly, attracts, compresses, be affixed, add up to, be seized, biffed, accepts, bewitches, catch on, counterfeit, socked, snicker, jam, be pressed for, break into, laughter, get a toe hold, bait, be stuck, be current, be exposed, apperceived, be a good judge of, crush, be pinched, came home, be captured.

Caught zıt anlamlı kelimeler, Caught kelime anlamı

Cry : İlan etmek. Feryat. Ağlamak. Bağırmak. Ağlama. Haykırış. Haykırmak. Haykırma. Bağırmak (hayvan). Çığlık atmak.

Humble : Alçak. Mütevazi. Gösterişsiz. Burnunu kırmak. Gururunu kırmak. Kibrini kırmak. Naçiz. Sıradan. Alçakgönüllü. Mütevazı.