Attacks türkçesi Attacks nedir

Attacks ile ilgili cümleler

English: My daughter often had asthma attacks when she was a child.
Turkish: Kızım bir çocukken sık sık astım atakları yaşardı.

English: They felt that some of his attacks were unjust.
Turkish: Onlar onun saldırılarından bazılarının haksız olduğunu sezinlediler.

English: Even if you boss attacks you and tells you to go away, you should make your point.
Turkish: Patronun sana saldırsa ve defolup gitmeni söylese bile, sen demek istediğini anlatmalısın.

English: Sleep deprivation increases risk of heart attacks.
Turkish: Uyku yoksunluğu kalp krizi riskini artırır.

English: He has lived through three heart attacks.
Turkish: Üç kalp krizi atlattı.

Attacks ingilizcede ne demek, Attacks nerede nasıl kullanılır?

Attacks on the blade : Savuta saldırılar. "ezme", "bastırma", "çırpma" gibi doğrudan doğruya önce savutu etkileyen saldırılar.

Compound attacks : Kılıçoyunu vuruşma ve yarışmalarında, birden çok eylemi kapsayan saldırılar (bir-iki, kesme-sıyırma, ikileme.... gi-bi). Bileşik saldırılar.

Simple attacks : Tekli saldırılar. Bir tek savut devinimiyle uygulanan saldırılar ("doğru dürtüş", "sıyırma", "kesme", "boşaltma" gibi).

 

Various attacks : Karşı yarışmacının ilk saldırıya karşılık vermemesi, bunda gecikmesi ya da vücut savmasıyle kendini koruması üzerine, yeniden ve aralık vermeden sürdürülen saldırılar (üsteleme, saldırı yenilemesi, yineleme saldırıları gibi). Değişik saldırılar.

Counterattacks : Kontratak. Karşı hücum. Karşı saldırı. Kontratak yapmak. Karşı hücuma geçmek. Karşı saldırı yapmak. Karşı saldırıda bulunmak. Karşı atak. Karşı akın.

Membrane attack complex : Mac. Zar hücum kompleksi. Hedef hücre zarına girerek delikler oluşmasına ve hücrenin erimesine yol açan c5b-c9 kompleman elemanları kompleksi, mac.

Attack rate : Atak hızı. Yayılma hızı.

Abort attack : Bir saldırıyı durdurma.

Abortive attack : Başarısız taarruz. Etkisiz saldırı. Faydasız saldırganlık.

Attack of hysterics : İsteri nöbeti.

İngilizce Attacks Türkçe anlamı, Attacks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attacks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coup de main : Ani saldırı. Sürpriz saldırı. Ani hücum. Darbe.

Surprise : Baskın yapmak. Beklenmedik anda yakalamak. Şaşkınlık uyandırmak. Oyuna getirmek. Hayret uyandırmak. Baskın. Birine sürpriz yapmak. Şaşırtmak. Sürpriz. Şaşkınlığa uğratmak.

Censures : Suçlamak. Azar. Kınamak. Cezalandırmak. Tektir etmek. Tenkit etmek. Sertçe eleştirmek. Kınama. Tekdir.

Defame : Kara çalmak. İftira etmek. Kötülemek. İftira atmak. Karalamak. Lekelemek. Adını lekelemek. Namusuna leke sürmek. İsmine leke sürmek.

 

Besiege : Yağmuruna tutmak. Başına üşüşmek. Kuşatma altında tutmak. Muhasara etmek. Rahatsız etmek. Sıkıştırmak. Çevirmek. Dört bir yandan sarmak. Yağmuruna tutmak (argo terim). Kuşatma altına almak.

Spurts : Fışkırtmak. İtaat etmemek. Son bir çaba göstermek. Ani çıkış. Atak yapmak. Olağanüstü çaba göstermek. Püskürmek. Olağanüstü çaba. Atılım yapmak.

Submarine : Denizaltında olan. Denizdibi. Denizaltında yetişen. Denizaltı. Denizaltı ile saldırmak. Denizaltı ile ilgili. Denizaltı gemi. Denizin altında olan. Su altında seyredebilen taşıt.

Assaulted : Irza geçmek. Saldırılmış.

Encroach on : Yayılmak.

Be in love with : Müptela olmak. Aşık olmak. Gönlü olmak. -e çok düşkün olmak. -i sevmek. Sevmek. -e karşı tutkulu duygular beslemek. -e aşık olmak.

Attacks synonyms : banzai charge, diversionary attack, banzai attack, ground attack, spurt, storming, occupy, lunged, be in a request, lunge, be captured, lunges, aggresses, carp, diversion, begin, begins, be stuck, knit, be eclipsed, agonises, blitzkrieg, agonise, bombardment, attaint, defamed, jump on, bites, be occupied with doing, onset, knits, censure, abrade.

Attacks zıt anlamlı kelimeler, Attacks kelime anlamı

Defend : Savunmak. Himaye etmek. Korumak. Müdafaa etmek. Kanat açmak. Reddetmek. Arkasında olmak. Saklamak.

Praise : Övgü. Hamdetmek. Methiye. Tesenna. Gururunu okşamak. Methetmek. Övgüyle söz etmek. Övmek. (allah'a) hamdetmek. Şükretmek.