Nicks türkçesi Nicks nedir

Nicks ingilizcede ne demek, Nicks nerede nasıl kullanılır?

Nudnicks : Sıkıcı kimse. Baş belası.

Snicks : Çentik. Çentmek. Kesmek.

Nick nack : Ivır zıvır. Biblo. Küçük biblo. Ufak biblo. Çerez. Önemsiz şey.

Nick of time : Son anda. Tam zamanında. Son dakikada.

Nick oneself : Kesmek (biryerini). Traş olurken yüzünü kesmek.

In the nick of time : Sıcağı sıcağına (tam zamanında). Tam zamanında. Sıcağı sıcağına. Ucu ucuna. Son anda. Tam vaktinde. Son dakikada. Saniyesi saniyesine.

Nick : Çentik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Basım sırasında basım aygıtının diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek üzere filmin kenarına açılan oyuk.

Nick out : Kesip çıkarmak.

In good nick : Sağlıklı. İyi durumda.

Nickel : Abd beş sentlik para. (içerde veya askerde geçirilen) beş yıl. Beş sentlik para. Nikel kaplamak (simgesi ni). Beş sent (amerikan ingilizcesi). Hücre zarı ve ribonükleikasit üretimiyle kan oluşumunda görevli, birçok enzim aktivatörünün yapısında bulunan, eksikliğinde büyüme ve döl veriminde azalmalara yol açan iz element. Beş yıl hapis cezası. Nikel. Nikel kaplamak.

 

İngilizce Nicks Türkçe anlamı, Nicks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nicks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Add : Eklemek. İlave etmek. Karıştırmak. Katmak. Toplamak. Uzatmak. Toplamını almak. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi.

Hit : İsabet etmek. Sarsmak. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi. Dürtüş. Varmak. Sayı. Yumruk atmak. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Vurmak. Başarılı film.

Dentation : Tarak şeklinde olan şey. Diş gibi çıkıntı. Çıkıntı. Tarak şekilli. Taraksı çıkıntı.

Imprisoning : Hapsetmek. Mahkum etmek. Mahpusluk. Sınırlamak. Hapse koymak. Hapse atmak. Yasaklamak.

Catch someone off guard : Birisine süpriz yapmak. Savunmasız haldeyken şaşırtmak. Boş bir anında yakalamak. Birisini hazırlıksız yakalamak. Hazırlıksız yakalamak. Birini gafil avlamak. Birini hazırlıksız yakalamak.

Come on : Elini çabuk tutmak. Gelsene. Çıkmak. Üstüne gelmek. Basmak. Ortaya çıkmak. Başlamak. Yaklaşmak. Rastlamak. Karanlık basmak.

Bunkoed : Aldatmak. Hile yapmak. Hakkını yemek. Kandırıp kazıklamak.

Remedied : Deva. Tedavi etmek. Gereğine bakmak. Çözüm getirmek. Sağaltmak. İyileştirmek. Onarmak. Çare bulmak. Çare.

 

Appropriates : El koymak. Üstüne oturmak. Tensip etmek. Ayırmak. Mülk edinmek. Özelleştirmek. Sahipsiz birşeyi almak. Kendine maletmek. Tasarruf etmek. Münasip.

Notching : Taraklama. Yuva açma. Dişleme. Uç kesme. Çetelesini tutmak. Çentme. Çentik açma. Diş diş yapmak. Kertikleme.

Nicks synonyms : prison house, filched, pocketing, the nick, cabbages, broken piece, blow, bunco, adopts, notches, cabbaging, gaol, hackling, catch somebody napping, buncoing, cop, remedying, buncoed, chiselling, cheats, reach, nab, adopt, pocket, arrests, have someone over a barrel, catch somebody unawares, accroach, barged, dinted, carry out, chippies, impounds.