Çentik nedir, Çentik ne demek
- Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık.
- Kertikli.
- Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk.
- Küçük oyuk

"Çentik" ile ilgili cümle
- "İhtiyarın uzun şakaklarında, gözlerinin altında bıçak yaraları gibi ince çizgiler, çukurlar, oyuklar, çentikler, yenikler görünüyor." - P. Safa
- "Çentik bıçakla iş yapılamıyor."
- "Bıçağın ağzında çentik var."
Yerel Türkçe anlamı:
Elma, armut gibi meyvelerin etli kısmı yenildikten sonra kalan çekirdekli sert kısmı.
Bez süzgeç.
Çanta.
Kıymalı börek.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Basım sırasında basım aygıtının diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek üzere filmin kenarına açılan oyuk.
Bilimsel terim anlamı:
Çarpı deneyi için, metal örneklerin üzerine belirli boyda açılan girinti.
İngilizce'de Çentik ne demek? Çentik ingilizcesi nedir?:
notch, nick
Çentik tanımı, anlamı:
Çentik açmak : Çentik oluşturmak.
Çentik atmak : Çentiklemek.
Çentiklemek : Bir şeyi ince doğramak. Bir şeyde çentik açmak.
Çentiklenme : Çentiklenmek işi.
Çentiklenmek : Çentikli duruma gelmek.
Çentikli : Üzerinde çentik bulunan.
Çentiksiz : Üzerinde çentik bulunmayan.
Kenar : Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka.
Küçük : Değersiz, önemsiz. Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada. Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı.
Kertik : Kertilmiş yer, gedik, çentik. Kertilmiş olan.
Tırtık : Çentik.
Oyuk : Oyulmuş, içi boş ve çukur olan yer.
Kertikli : Kertiği olan.
Basım : Bası işi, tipografi. Basımcılık.
Çentik açma : Çentik yapmak üzere bir yüzeyi çentme.
Çentik açmak : çentik oluşturmak.
Çentik atmak : çentiklemek.
Çentik koyak : Yamaç aşınması yeni başlamış, bakışımlı, enine yanayı V harfini andıran genç koyak türü. bk. genç koyak, boğaz..
Çentik tokluğu : Çentikli örnek parçaların kırılması için, gerekli erkede yansıyan özellik.
Çentikleme : Çentiklemek işi.
Çentikleme masası : Çentikleme işinin yapılmasında kullanılan masa.
Çentikleyici : Çentik yapmakta kullanılan aygıt.
Çentikli çubuk : Üzerine çentik açılmış olan metal çubuk.
Çentikli çubuk çarpı deneyi : Metallerin birden yüklemelerdeki kırılma özelliklerini saptamak için, çentikli örnek parçalarla yapılan deney.
Diğer dillerde Çentik anlamı nedir?
İngilizce'de Çentik ne demek? : adj. chippy
n. notch, dent, score, chip, cutting, dint, hack, indent, indentation, jag, kerf, knurl, nick, snick, tally
Fransızca'da Çentik : brèche [la]
Almanca'da Çentik : n. Einkerbung, Einschnitt, Kerbe, Kimme, Scharte
Rusça'da Çentik : n. зазубрина (F), щербина (F), вруб (M), пропил (M)

Bu kısımda Çentik nedir? Çentik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çentik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çentik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.