Dentation türkçesi Dentation nedir

  • Tarak şeklinde olan şey.
  • Çentik.
  • Diş gibi çıkıntı.
  • Tarak şekilli.
  • Çıkıntı.
  • Taraksı çıkıntı.

Dentation ingilizcede ne demek, Dentation nerede nasıl kullanılır?

Edentation : Dişsizlik.

Hanging indentation : Asıl paragraf. Ters içerleklik.

Indentation : Diş diş olma. Koy. İçerlek olma (satır için). İndentasyon. Çentik yapma. Bere. Satırbaşı yapma. Girintili yazma. Girinti. Diş yapma.

Indentation marker : Satırbaşı işaretleyicisi. Satırbaşı işartleyicisi.

Indentations : Girinti. Körfez. Satırbaşı yapma. Çentik yapma. Koy. Girintiler. Diş yapma. Diş diş olma. Çentik. Paragrafbaşı.

Tridentate : Üç uçlu. Üç dişli. Üç dişi olan. Tridentat.

Dental : Diş ünsüzü. Diş+. Dişsel ünsüz. Dişsel. Dişlere ait. Dişlerle ilgili. Dişçilikle ilgili. Diş. Diş ile ilgili.

Dentated : Dişli. Dişleri olan (botanik, zooloji).

Negative indentation : Ters girinti.

Bidentate : İkidişli.

İngilizce Dentation Türkçe anlamı, Dentation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dentation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Taste : Tatmak. Lezzet. Beğeni. Tat almak. Tat vermek. Hayvanların yedikleri yemlerden aldıkları haz duyusu. Tadımlık. Yaşamak. Belli bir tadı olmak. Çeşni.

Chip : Kırılgan olmak. Pullarını ayıklamak. Takılmak. Bir tümleşik çevrimi taşıyan yarıiletken gereç. kırmık sözlüğü de bu anlamda kullanılmaktadır, bk. tümleşik çevrim. Çentmek. Marka. Kırıntı. Kenarından parça koparmak. İşliklerde bezemlerin, doğrama işlerinin yapılmasıyla görevli kimse.

 

Buckle : Kopça. Toka ile tutturmak. Bükmek. Eğilmek. Eğmek. Eğim. Kopçalamak. Yamulmak. Yamultmak. Boyun eğmek.

Denticle : Pulpolit. Dişe benzer çıkıntıları olan. Küçük diş. Dişcik.

Inflection : Tasrif. Sesin perdesini değiştirme. Çekim eki. Büküm. Ses tonunun değişmesi. Kıvrılma. Sesin yükselip alçalması. Eğilme. Dönüm. Bükün.

Aesthesis : Estezi. Duygusal algılama. Hissedebilme.

Threshold : Eşiklemek. Çözünürlük sığası (ayrımsama). Başlangıç. Özellikle çarpışma olaylarında, yükünleşme, uyarma gibi işlemlerin ilk olabildiği erke. Alt sınır. Sinirlerde impulsun başladığı zar potansiyelinin kritik değeri. bir olayın olabilmesinden önce ulaşılan değer ya da seviye, ses eşiği gibi. Kapı eşiği. Eşik (kapıya ait). Özel bir etki verecek bir uyarının ya da bir imlemin olabilecek en küçük değeri. Eşik.

Flection : Bükün. Büküm. Kıvrım. Çekim (dilbilgisi terimi). Bükülme. Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi. Esneme. Eğilme.

 

Departure : Feragat. Başlangıç. Yola çıkma. Sapma. Kıpırdatma. Gidiş. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi. Yenilik. Hareket. Kalkış.

Coign : Dirsek. Köşe. Çıkıntılı köşe.

Dentation synonyms : gustatory sensation, olfactory perception, gustatory perception, limen, sense datum, olfactory sensation, taste sensation, sense experience, agger, discrepancy, taste perception, broken pieces, variant, dint, coigns, bezel, end piece, odor, cutting, divergence, bulge, capes, dent, eaves, fluctuation, flexion, odour, perception, dents, dinting, variation, cape, eminentia.

Dentation zıt anlamlı kelimeler, Dentation kelime anlamı

Dentation antonyms : convergent thinking, divergent thinking.

Dentation ingilizce tanımı, definition of Dentation

Dentation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Toothed form. Formation of teeth.