Taste türkçesi Taste nedir
- Belli bir tadı olmak.
- Çeşni.
- Tadı olmak.
- Lezzet.
- Duyusal muayenelerde tatma sırasında algılanan, dokunma, sıcaklık ve acı gibi etkenlerle etkilenebilen, tada ve kokuya ilişkin duyguların karmaşık bileşimi.
- Zevk.
- Tat.
- Tadını almak.
- Yaşamak.
- Tadına bakmak.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Beğeni.
- Tadımlık.
- Tat vermek.
- Tatmak.
- Hayvanların yedikleri yemlerden aldıkları haz duyusu.
- Tat almak.
Taste ile ilgili cümleler
English: "Does it taste good?" "Yes, it does."
Turkish: "Tadı iyi mi?" " Evet, iyi."
English: Ali claims that he can taste the difference between these two brands of salt.
Turkish: Ali bu iki tuz markası arasındaki farkı tadabileceğini iddia ediyor.
English: Ali said he didn't like the taste of beer.
Turkish: Ali biranın tadını sevmediğini söyledi.
English: Ali developed a taste for French wine.
Turkish: Ali Fransız şarabı için bir tat geliştirdi.
English: Ali can't taste the difference between expensive wine and cheap wine.
Turkish: Ali pahalı şarap ve ucuz şarap arasındaki farkı tadamaz.
Taste ingilizcede ne demek, Taste nerede nasıl kullanılır?
Taste and preferences : Zevk ve tercihler. İstemi belirleyen temel değişkenlerden biri olup gereksinimlerin karşılanmasından elde edilmesi beklenen fayda ve bu faydanın derecesine göre yapılan sıralama. krş. fayda fonksiyonu.
Taste blood : Sezmek. Kokusunu almak. Kan kokmak.
Taste bud : Tat alma organı. Lezzet tomurcuğu. Tat alma cisimciği. Dil üzerinde bulunan ve çeşitli papillalara yerleşmiş olan, çeşitli hücreler kapsayan, ikincil duygu hücrelerinin tat duygusunu aldığı mukoza içindeki özel yapılar. Tat tomurcuğu.
Taste buds : Tat alma cisimciği. Tat alıcıları.
Taste hair : Tat tomurcuklarındaki hücrelerin tat deliğinden dışarı uzanan mikrovillusları. Tat kılı.
Would you like to taste it : Tatmak ister misiniz.
Taste perception : Tad alma.
You have wonderful taste in clothes : Kıyafet seçiminiz çok zevkli.
Taste property : Lezzet özelliği.
A taste of garlic : Sarımsak tadı.
İngilizce Taste Türkçe anlamı, Taste eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Taste ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Experience : Bireyin algılayarak ve doğrudan doğruya etkinlik göstererek edindiği bilgi, tutum ve becerilerin tümü. insanın, özdeksel ve toplumsal çevresiyle ilişki kurması sonucu gerçekleşen etkileşim süreci. Bilgi ve beceri kazandırıcı bilinçli ya da bilinçsiz kişisel edinim ve yaşantı. Başından geçmek. Başına gelmek. Deneyim. Bilimsel birgerçeği ortaya çıkarmak, bir varsayımı denemek ya da kanıtlamak, bir yasanın doğruluğunu göstermek ereğiyle yapılan işlem. Deneyim yaşamak. Görmek. Serüven. Geçmek.
Taste perception : Tad alma.
Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.
Gustatory : Tatma duyusuyla ilgili. Tadına bakan. Tat alma duyusuyla ilgili. Tatma duyusu (ile ilgili). Tatma.
Be among the living : Canlı kalmak. Dayanmak. Göğüs görmek. Canlı olmak. Yaşayanlar arasında olmak.
Esthesis : Algı. Hissetme. Duygu. His. Sezgi.
Enjoyments : Bir haktan yararlanma. Sefa. Yararlanma. Tasarruf hakkı. Beğenme. Ağız tadı. Haz. Hoşlanma.
Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.
Experiences : Başına gelmek. Denemek. Maruz kalmak. Görmek. Uğramak. Karşılaşmak. Başından geçmek. Tecrübe etmek.
A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.
Taste synonyms : astringence, taste sensation, sense experience, gustatory sensation, gustatory perception, sense datum, smack, lusciousness, sapor, nip, breathes, acclaims, a clay, astringency, salt, a c deformity, sweet, applauses, savor, extract, extracted, abdominal fat necrosis, sour, tang, relish, savouring, exist, dwell, sensation, degust, ecstasies, saltiness, flatness.
Taste zıt anlamlı kelimeler, Taste kelime anlamı
Dislike : Hoşuna gitmemek. Hoşlanmama. Sevmemek. Beğenmeme. Hoşa gitmeme. Nefret etmek. Hoşlanmamak. Antipati duymak. Beğenmemek.
Tasteful : Lezzetli. Zevkli. Uyumlu. Güzel bir zevki yansıtan.
Tasteless : Tadı tuzu yok. Tatsız. Midesiz. Yavan. Uygunsuzluk. Kabak. Lezzetsiz. Tadı olmayan. Yavan (yemek). Zevksiz.
Taste ingilizce tanımı, definition of Taste
Taste kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to taste of each kind of wine. To try by the touch. Gustation. To try food with the mouth. To try the flavor of anything. To handle. As, to taste a bow. The act of tasting. To eat or drink a little only.

Bu kısımda Taste kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Taste ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Taste anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Taste ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.