Experiences türkçesi Experiences nedir

Experiences ile ilgili cümleler

English: He started to tell us his experiences during his stay in America. We were all ears.
Turkish: Amerika'da kaldığı süredeki deneyimlerini bize anlatmaya başladı. Biz dikkat kesildik.

English: It was one of the best experiences of my life.
Turkish: Hayatımın en iyi tecrübelerinden biriydi.

English: I had some interesting experiences while traveling.
Turkish: Seyehat ederken bazı ilginç deneyimlerim oldu.

English: I was just wondering if you have any experiences you would like to share with us.
Turkish: Sadece bizimle paylaşacak deneyiminiz olup olmadığını merak ediyordum.

English: Did you have a lot of happy experiences in your childhood?
Turkish: Çocukluğunuzda bolca mutlu anınız oldu mu?

Experiences ingilizcede ne demek, Experiences nerede nasıl kullanılır?

Business experiences : Tecim denemeleri. Tecim evreninde uzun süreli görgülerle sağlanan bilim. İş tecrübesi. İş deneyimi. Ticari deneyim.

Management experiences : Yapım görgüleri. Yönetim tecrübesi. Bir işletmede, yapıtların yapımı sırasında edinilen görgüler, gizler.

Practical experiences : Pratik. Uygulama bilgileri. Bir şeyi kolaylıkla, ustaca yapabilme bilgileri.

 

Had a firsthand experience with : İle doğrudan karşılaştı. İle ilk elden deneyim edindi.

Had a personal experience with : Biriyle kişisel deneyimi oldu. Biriyle kişisel görüşme yaptı.

Aha experience : Çözüm bulma deneyimi.

No experience required : Deneyim gerekmiyor. Tecrübe gerekmiyor.

No experience require : Tecrübe gerekmiyor. Deneyim gerekmiyor.

Exchange of knowledge and experience : Yapım alanındaki bilgi ve ustalığın karşılıkla ya da karşılıksız olarak el değiştirmesi. Bilgi görgü alışverişi.

A ha experience : Ani ve önemli buluş. Aydınlatıcı deneyim. A-ha buldum deneyimi.

İngilizce Experiences Türkçe anlamı, Experiences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Experiences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call on : Rica etmek. Başvurmak. Demek. Davet etmek. İstemek. Ziyaret etmek. Varsaymak. Aramak. Önünde söylemek. Adını vermek.

Come round : Kendine gelmek. Gelmek. Başkasının görüşüne uymak. Dönmek. Yıldönümü gelmek. Kendi görüşünden caymak. Yüksekten atmaktan vazgeçmek. Yola gelmek. Ziyaret etmek. Ayılmak.

Drop in on : Bir yere uğramak. Ziyaret etmek.

Drop a cross : Raslayıvermek.

Attempts : Girişimde bulunmak. Yeltenmek. Kalkışmak. Teşebbüs etmek.

Blast : Tahrip etmek. Yıkmak. Kavurmak. Kavurmak (bitki). Lanet etmek. İnfilak etmek. Kavurmak (soğuk veya sıcak bitkiyi). Patlatmak. Kavurmak (soğuk). Bangır bangır çalmak.

Sample : Tipik davranış. Bir özdeğin özellikleri üzerine bilgi verebilecek biçimde alınmış parça. Çeşit. Örneklemek. Tipik özellik. Mostralık. Mostra. Örnek. Örnek olarak denemek. Numunelik.

 

Expose : Terk etmek. Ortaya çıkarmak. Açığa çıkarmak. Göstermek. Maruz bırakmak. (satış için) sergilemek. Terketmek. Teşhir etmek. Etkisine açık bırakmak.

Appalling : Berbat. Ürkünç. Çok kötü. Dehşete düşüren. Korkunç. Müthiş. Dehşet verici. Rezil.

Espies : Gözüne ilişmek. Casusluk etmek. Farketmek. Gözüne çarpmak. Uzaktan görmek. Gözetlemek. Fark etmek.

Experiences synonyms : out of body experience, head trip, occurrent, near death experience, preindication, experimentalise, come through, come on, good time, beheld, sampled, essay, drop around, crosses, knew, flashing, extracted, dwelt, drop in, extract, tasted, woodcraft, happen to, occurrence, befallen, dwell, assayed, experimentalize, exposes, come up against, incur, know, natural event.

Experiences zıt anlamlı kelimeler, Experiences kelime anlamı

Inexperience : Acemilik. Görgüsüzlük. Toyluk. Tecrübesizlik. Cahillik. Yenilik. Çaylaklık. Hamlık. Deneyimsizlik.

Enjoy : Anlamak. Hoşuna gitmek. Sevmek. Sahip olmak. Yararlanmak. Hoşlanmak. Zevk almak. Keyfini çıkarmak. Tat almak. Kullanmak.

Suffer : Zayiat vermek. Mağdur etmek. Cezasını çekmek. Katlanmak. Değer kaybetmek. Acısı çekme. Bağrı yanmak. Göz yummak. Kıvranmak. -e uğramak.