Sample türkçesi Sample nedir

  • Tatmak.
  • Ana kitle içinden belli yöntemlerle çekilen ve ana kitleyi nitelik ve nicelik bakımından temsil ettiği düşünülen ve ana kitleden çok daha az sayıdaki birim kümesi.
  • Numune.
  • Herhangi bir evrenin, incelenmek üzere seçilen parçası.
  • Mallarını tanıtmak isteyen firmaların, malın niteliğini belirtmek, özelliklerini göstermek amacıyla, o maldan bedelsiz verdiği veya gönderdiği parça.
  • Tadına bakarak kalitesini saptamak.
  • Tipik özellik.
  • Malların tecimsel nitelikte olmayan örnekleri.
  • Örneklem.
  • Örnek olarak denemek.
  • Model.
  • Bir özdeğin özellikleri üzerine bilgi verebilecek biçimde alınmış parça.
  • Örnek.
  • Örneklemek.
  • Numunelik.
  • Bir özdeğin tüm özelliklerini içeren küçük bir bölümü.
  • Örnek seçmek.
  • Bir malın satışını sağlamak için alıcıya gönderilen ya da gösterilen örnek.
  • Denemek.
  • Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça.
  • Eşantiyon.
  • Göstermelik.
  • Bir evrenden, ilgili ayrıtlarını yansıtmak üzere seçilmiş yeterli sayıdaki gözlem birimi.
  • Mostra.
  • İstatistikte, çekildiği evreni temsil ettiği düşünülen ve evrenden çekilen küçük bir grubun oluşturduğu topluluk.
  • Çeşit.
  • Örnekleme yöntemiyle yürütülecek herhangi bir çözümleme çalışmasında kullanılmak üzere seçilen örnek öğeler kümesi.
  • Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Örneklik.
  • Tipik davranış.
  • Mostralık.
 

Sample ile ilgili cümleler

English: Ali refused to provide a blood sample.
Turkish: Ali kan örneği vermeyi reddetti.

English: Here is a sample of the work of one of our workmen.
Turkish: İşte bizim işçilerden birinin işinin bir örneği.

English: Would you be willing to send me a sample free of charge?
Turkish: Bana ücretsiz bir numune gönderir misiniz?

English: I collected my urine sample in a small, plastic cup and gave it to the nurse.
Turkish: İdrar örneğimi küçük plastik bir bardakta topladım ve onu hemşireye verdim.

English: They took a sample of my blood at the hospital.
Turkish: Hastanede kan örneğimi aldılar.

Sample ingilizcede ne demek, Sample nerede nasıl kullanılır?

Sample and hold action : Örnekle tut eylemi.

Sample autocorrelation function : Örneklem kendiyle ilgileşim fonksiyonu.

Sample book : Numune kataloğu.

Sample bottle : Numune şişesi.

Sample box : Örnek kutusu.

Sample file : Örnek dosya.

Sample design : Örnek tasarımı. Örneklem tasarımı.

Sample card : Numune kartı.

Sample database : Örnek veritabanı.

Sample check : Örnek kontrolü.

İngilizce Sample Türkçe anlamı, Sample eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sample ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Archetypes : Prototip. Ruhbilimci jung'a göre ortak bilinçaltını oluşturan, atalardan kalma tasarımlar. İlktip. İlk örnek. Arketip. İlkörnek. Kök örnek. İlkörnekler.

 

Exemplifying : Örnek teşkil etme. Resmi onaylı suretini çıkarmak. Örnek göstermek. Örnek oluşturmak. Örnek olma. Temsil etmek. Örnek vermek.

Illustrate : Örneklerle açıklamak. Resmetmek. Tanımlamak. Anlatmak. Sergilemek. Resimlendirmek. Resimler koymak. Resimlerle süslemek. Resimlemek.

Paradigm : Paradigma. Örnekçe. Çekim örneği. Paradizm. Kip. Biyokimyada deneysel bir model veya örnek. Dizi.

Extract : Ayırıp çıkarmak (parça). Sayışım özeti. Almak. İhraç etmek. Çıkarmak. Aktarmak. Öz, hülasa. Biyoloji, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir maddenin özünü çıkarma, özünü elde etme, ekstrakt.

Experience : Yaşantı. Görmek. Deneyim yaşamak. Eğitim, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Çekmek. Maruz kalmak. Olay. Olayların zorunlu bağlantılarının, özelliklerinin ve yasalarının ortaya çıkarılmasına, ussal etkinlik yöntem ve araçlarının bulunup denenmesine olanak veren; insanın doğal ve toplumsal çevresi üzerindeki kılgısal eylemi. Başa gelen şey.

Illustrating : Resimlemek. Tanımlamak. Resimle gösterme. Örneklerle açıklamak.

Ensample : Nümune. Örneklerle açıklamak. Örnek yoluyla göstermek. Örnek göstermek.

Modal : Makam (müzik terimi). Kiplerle ilgili. Kip belirteci. Şekilsel. Kiplik. Kip. Kalıcı. Kipsel. Tipik.

Sample synonyms : pious, grab sample, statistical distribution, proportional sample, sales sample, genre, paragons, classis, endeavor, exemplars, ostensible, exempli, instance, chancing, illustration, characteristic feature, sampled, claptraps, nominal, tokening, ilk, diversity, distribution, hue, fashion model, lay figure, essayed, duplications, assays, essaying, epitomizes, rose water, endeavour.

Sample zıt anlamlı kelimeler, Sample kelime anlamı

Abstain : Çekimser kalmak. Geri durmak. Uzak durmak. Oy vermemek. Sakınmak. Perhiz etmek. Perhiz yapmak. Çekimser olmak. İçkiden uzak durmak. Kaçınmak.

Artifact : İlk insanların yaptığı sanat eseri. İnsan eliyle yapılmış şey. Elişi. Yapay doku. Yapaylık. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Yapay olgu. İnsan yapımı. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç.

Sample ingilizce tanımı, definition of Sample

Sample kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Example. To make or show something similar to. Pattern. To match.