Call on türkçesi Call on nedir

Call on ile ilgili cümleler

English: First of all, I have to call on Jim.
Turkish: Her şeyden önce, Jim'i ziyaret etmek zorundayım.

English: He will call on me tomorrow.
Turkish: O yarın bana uğrayacak.

English: Don't bother to call on him.
Turkish: Onu aramak için zahmet etmeyin.

English: An old friend will call on me tomorrow.
Turkish: Eski bir arkadaş yarın beni ziyaret edecek.

English: "Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
Turkish: "Bazen sana telefon etmemin bir sakıncası var m?" "Hayır, hiç."

Call on ingilizcede ne demek, Call on nerede nasıl kullanılır?

Call : Telefon etmek. Çağrıda bulunmak. Uyandırmak. Dava açmak. İddia etmek. Çağırmak. Bağırmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Ziyaret etmek. Adlandırılmak.

On : Yönünde. İle. Hazır. Çakırkeyif. Üstünde. Devrede. Üzerinde. Olmakta olan. Makbul. Esnasında.

Call on the carpet : Paylamak. Fırça çekmek. Azarlamak. Fırça atmak.

Call a cab : Taksi çağırmak.

Call a doctor : Doktor çağırın.

Call a halt : Bitirmesini emretmek. Durdurmak. Yarıda kesmek. Kesmek. Son vermek.

İngilizce Call on Türkçe anlamı, Call on eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Call on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Remarking : Belirtmek. Görüş. Farketmek. Dikkat etmek. Düşüncesini söylemek. Dikkat çekmek. Yorum. Söylemek. Dikkat etme.

Adjuring : Yalvarmak. Yeminle istemek. Yalvara yakara istemek.

Name : Ad. Adını söylemek. Adlandırmak. Tayin etmek. Ün. Ad koymak. İsim koymak. Ünlü kimse. Adlandırılmak. Ad vermek.

Believe : İman etmek. Kanmak. İnancı olmak. Kani olmak. İnanmak. Zannetmek. Güvenmek. Güven duymak. Sanmak.

Shout to : Çağırmak.

Cries : Bağırmak. Çığlık atmak. Haykırmak. Ağlamak.

Remark : Farketmek. Yorum yapmak. Dikkat etme. Yorum. Düşüncesini söylemek. Düşünce. Söz. Açıklama. Söylemek. Görüş.

Assumes : Taslamak. Saymak. Üstüne almak. Almak. Farzetmek. Sanmak. Üstlenmek. Hükmetmek. Addetmek.

Begged : Mendil açmak. Sakınmak. Yalvarmak. İtiraf etmek. Dilenmek. Sustaya kalkmak. Kaçınmak. Sadaka istemek. Dilemek.

Calling in : Toplamak. Ödenmesini istemek. Çağırmak. İadesini istemek. Tedavülden kaldırmak. Telefonla görüşmek.

Call on synonyms : begs, agnominate, come by, come in for, cry, look up, beg, convokes, come round, bid, adjure, call in, ask out, be spoiling for, beseech, be on the lookout fo, say, assume, appeals, call at, approaches, beseeched, challenge, deems, applies, deemed, ask for it, call out, asserts, counted, hollers, hypothesise, adjured.