Inflection türkçesi Inflection nedir

  • Çekim eki.
  • Kıvrılma.
  • Sesin perdesini değiştirme.
  • Eğilme.
  • Tasrif.
  • Sesin yükselip alçalması.
  • Büküm.
  • Dönüm.
  • Bir konuşma tümcesinde müzik notalarının kullanılması, ses tavrının ve uzamının değişmesi.
  • Çekim.
  • Ses tonunun değişmesi.
  • Bükün.

Inflection ingilizcede ne demek, Inflection nerede nasıl kullanılır?

Inflection point : Bükülme noktası. Sapma noktası. Bükülme çekidi. Büküm noktası. Dönüm noktası.

Conventional inflection : Yapay büküm. Düşünce ve duyguyu dilin gerektirdiği bükümü bozarak, uydurma bir gelenekle söz söyleme sanatı.

Internal inflection : İç büküm. İçbükün.

Natural inflection : Düşüncelerimizi ve duygularımızı dilin gerektirdiği bükümü bozmadan söyleme. Doğal büküm.

Point of inflection : Bükülüm noktası. Bükülme noktası. Büküm noktası.

Inflecting : Bükülen. Kıvırmak. Değiştirmek (ses). Eğilen. Çekmek (dilbilgisi terimi). Eğmek. Bükmek.

Inflective : Saptıran. Bükülme ile ilgili. Çekme ile ilgili (gramer). Çekim ile ilgili. Saptırıcı. Kıvrılma ile ilgili. Çekmeye veya bükmeye eğilimli. Bükünlü.

Inflectional : Çekim ile ilgili. Kıvrılma ile ilgili. Bükülme ile ilgili. Çekme ile ilgili (gramer). Bükünlü. Bükümlü.

Dangerous inflections : Tehlikeli bükümler. Güçlü duyguların anlatımında tiz tonlara kaçma tehlikesi.

 

Inflects : Ses tonunu değiştirmek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Kıvırmak. Kullanıma göre sözcüğün biçimini değiştirmek. Ses değiştirmek. Değiştirmek (ses). Çekmek. Bükmek. Eğmek. Biçimini değiştirmek.

İngilizce Inflection Türkçe anlamı, Inflection eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inflection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rhythm : Nabız atışı. Düzen. Uyum. Ahenk. Ritim. Vezin. Dizem. Belirli bir ses dizisinin belirli bir düzen içindeki ölçüsü. genel anlamı içinde tartım, sürekliliği gösteren bir ölçüdür. Ritm. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Pluralisation : Çoğul hale getirme. Çoğullaştırma.

Curvature : Eğrilik. Kavislenme. Eğiliş. Eğrilme. Kurvatür. Kıvrıklık. Eğrilik derecesi. Eğim derecesi. Bükülme.

Curlings : Saç kıvırma. Kıvırma. Kıvrımlara sahip. Kaydırmaca izi. Bükülme. Bükme. Kenar kıvırma. Kıvrım.

Enjambment : Ulantı. Bir dizeden diğerine bir düşüncenin devam etmesi (şiir). Artlama. Bir dizede anlam tamamlanmadığı zaman onu tamamlayacak kelimelerin ikinci diziye bırakılması.

Termination : Son hece. Düşme nedenleri. Bağlantı ucu. Fiil çekimi eki. İptal. Son bulma. Netice. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Bitirme.

 

Draughting : Teknik resim. Çizim. Yudum. Çekme.

Conjugations : Birleşme. Mantıksal çarpım. Fiil çekimi. Konjugasyon. İzdivaç. Evlilik. Konjugasyon. Evlenme.

Pluralization : Çoğullaştırma. Çoğul hale getirme.

Choice : Tercih. Kaliteli. Seçim. Seçilmiş kişi veya şey. Seçme. Çare. Seçme hakkı. Üstün. Seçenek. Bk. yeğlenme değergesi.

Inflection synonyms : manner of speaking, speech rhythm, pitch contour, enjambement, grammatical relation, modulation, flexure, intonation, inflections, declination, bending, paradigm, terminations, exciting moment, conjugation, drafting, flexion, declensions, draftings, deflexion, attractions, wreaths, contortion, prosody, torsion, curvatures, coiling, curling, affinity, period, flexural, the twist, ending.

Inflection ingilizce tanımı, definition of Inflection

Inflection kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of inflecting, or the state of being inflected.