Inflection point türkçesi Inflection point nedir
- Sapma noktası.
- Bükülme çekidi.
- Büküm noktası.
- Dönüm noktası.
- Bükülme noktası.
Inflection point ingilizcede ne demek, Inflection point nerede nasıl kullanılır?
Inflection : Çekim. Sesin yükselip alçalması. Büküm. Bir konuşma tümcesinde müzik notalarının kullanılması, ses tavrının ve uzamının değişmesi. Bükün. Tasrif. Çekim eki. Dönüm. Kıvrılma. Eğilme.
Point : Sivriltmek. Ferma yapmak (av köpeği). Sivrilmek. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Tevcih etmek. Fermaya oturmak. Noktalamak. Doğrultmak. Göstermek. Çevirmek.
Inflectional : Çekme ile ilgili (gramer). Bükülme ile ilgili. Bükünlü. Bükümlü. Kıvrılma ile ilgili. Çekim ile ilgili.
Inflections : Çekim eki. Kıvrılma. Eğilme. Çekim. Ses tonunun değişmesi. Çekim ekleri.
A case in point : İbret verici. İbret. Söz konusu edilen şeyin bir örneği. Tipik bir örnek. Bir durumu en iyi biçimde anlatan örnek.
About microsoft powerpoint : Microsoft powerpoint hakkında.
İngilizce Inflection point Türkçe anlamı, Inflection point eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inflection point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Branch point : Düğüm noktası. Dallanma noktası.
Catastrophes : Felaket. Felaketle sonuçlanan olay. Afet.
Climacterics : Menopozla ilgili. Menapoz. Menapozla ilgili. Menopoz. Yaş dönümü. Bunalımlı. Yaş dönümüyle ilgili. Kritik. Kritik dönem.
End point : Nihai nokta. Nötrleştirme noktası. Son nokta. Uç nokta. Son çekit. Oylumsal çözümlemede, ayarlı derişimdeki tepkenle, belirlenmek istenenin eşdeğer olduğu ve kullanılan belirtecin renk değiştirdiği eşdeğerlik noktası.
Point of inflection : Bükülüm noktası.
Crisis : Hastalığın dönüm noktası, hastanın iyileşeceği veya öleceğinin belli olduğu an. aniden gelişen şiddetli belirtilerle ayırt edilen nöbet, hastalık nöbeti. Bunluk. Düğüm. İktisat, sosyoloji, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kriz. Olayların alışılmış ya da beklenen sırasında görülen herhangi bir bozulma. alışkanlık ya da ölçülerin değişen koşullara uygun düşmemesi sonucu bireyin, toplumsal kümenin ya da toplumun, yeni koşullara uygun alışkanlıklar, ölçüler oluşturması zorunluluğunun ortaya çıkması. Bunalım. Bir oyunda gerilimin ve ilginin arttığı, işlerin karıştığı, çapraştığı yer. düğüm öğesi çatışmalardan, çevrilen dolaplardan, birtakım gizlerden elde edildiği gibi, kişilerin karakter özellikleriyle de yaratılabilir. Badire. Sermaye ve gelir kayıplarına yol açan ve iktisadi bütünlüğün her düzeyinde etkisi olan politik, ideolojik ve iktisadi tüm değerleri bozan bir rahatsızlık. iktisadi çevrimdeki genişleme ve sürekli bir ilerleme döneminden sonra uzun ya da kısa daralma evresine geçerek yön değiştirme.
Crises : Buhran. Krizler. Buhranlar. Bunalım. Kriz.
Breakthrough : Kısıtlamalara karşı istisnalar. İlerleme. Büyük buluş. Atılım. Bilimde büyük buluş. Yenilik. İyileştirme. Çığır açan buluş. Cepheyi yarıp geçme.
Climacteric : Buhranlı yaş devresi. Yaş dönümü. Menopoz. Menopozla ilgili. Menapoz. Bunalımlı. Yaş dönümüyle ilgili. Menapozla ilgili. Kritik.
Climaxing : Doruk. Doruğa ulaştırmak. Orgazma ulaşmak. Zirveye ulaşmak. Doruk noktası. En yüksek dereceye varmak. Giderek artmak. Orgasm olmak. Doruğa ulaşmak.
Inflection point synonyms : climaxed, cusp, climaxes, decisive moment, breakthroughs, climax, crossroad, catastrophe, flexion point.

Bu kısımda Inflection point kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inflection point ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inflection point anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inflection point ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.