Climacteric türkçesi Climacteric nedir
- Yaş dönümü.
- Menopoz.
- Menapoz.
- Yaş dönümüyle ilgili.
- Menopozla ilgili.
- Menapozla ilgili.
- Hassas.
- Buhranlı yaş devresi.
- Kritik.
- Bunalımlı.
- Dönüm noktası.
- Kritik dönem.
Climacteric ingilizcede ne demek, Climacteric nerede nasıl kullanılır?
Climacterical : Buhranlı devreye ait.
Climacterics : Menapozla ilgili. Menapoz. Yaş dönümüyle ilgili. Kritik. Yaş dönümü. Hassas. Bunalımlı. Menopozla ilgili. Dönüm noktası. Menopoz.
Climacterium : Klimakteryum. Klimakterium. Adetten kesilme.
Climactic : Bir şeyin can alıcı noktası ile ilgili. Zirve (ile ilgili). Zirveli. Uçlu. Tepeli. Doruğa ulaştıran. Klimatik. Doruklu. Doruk noktası ile ilgili. Doruğa ulaştıran (heyecan vb).
Climactically : Klimatik bir tarzda. Heyecanı doruğa ulaştırarak.
Anticlimactically : Etkileyici olmayan bir şekilde. Üzücü bir biçimde. Hayal kırıklığına uğratıcı bir şekilde. Sinir bozucu bir şekilde. Etkileyici olmayan bir biçimde.
Anticlimactic : Yıldırıcı. Hayal kırıklığına sebep olan. Hayal kırıcı. Hayal kırıklığına sebep veren. Umut kırıcı. Beklenenden daha az.
İngilizce Climacteric Türkçe anlamı, Climacteric eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Climacteric ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Climaxing : Zirveye ulaşmak. Doruğa ulaştırmak. En yüksek dereceye varmak. Doruğa ulaşmak. Orgasm olmak. Giderek artmak. Doruk. Doruk noktası. Orgazma ulaşmak.
Climaxes : Zirveye ulaşmak. Doruğa ulaşmak. Doruğa ulaştırmak. Doruk noktası. Zirve. En yüksek dereceye varmak. Doruk. Orgazma ulaşmak. Orgasm.
Fairest : Temiz. Beyaz tenli. İnsaflı. Okunaklı. Sarışın. Güzel. Açık. Doğru. Makul. Namuslu.
Supreme : Yüce. Son. En yüksek. En büyük. En önemli. En son. Üstün derecedeki. Üstün. Yüksek.
Critiques : Eleştiri yazısı. Kritiğini yapmak. Eleştirmek. Eleştiri. Etüt. Tenkit. Gözden geçirmek.
Emotional : Coşkusal. Duygulu. Müteessir edici. Duyarlı. İçli. Hissi. Dokunaklı. Duysal. Heyecanlı.
Depressed : Basık. Darboğazda olan. Karamsar. Durgun. Düşürülmüş. Çökmüş. Canı sıkkın. Morali bozuk. Durgun (piyasa). Üzgün.
Fairer : Sarışın. Makul. Okunaklı. Vasat. Uygun. İyice. Kayda değer. Yabani. Adil. Nazik.
Crucials : Ehemmiyetli. Kesin. Mühim. Can alıcı. Elzem. Çapraz. Çok önemli. Zor.
Climaxed : Orgazma ulaşmak. En yüksek dereceye varmak. Doruk. Giderek artmak. Doruğa ulaşmak. Zirveye ulaşmak. Orgasm olmak. Doruk noktası. Doruğa ulaştırmak.
Climacteric synonyms : biological time, brickle, crises, critique, end point, climacterics, breakthrough, decisive moment, delicate, critical, feeling heart, brittles, delicates, crisis, climax, menostasis, brittle, middle age, catastrophes, accurate, tight, feeling, crossroad, menopause, annotative, criticisms, exorable, criticism, critic, exquisite, cusp, catastrophe, lachrimose.
Climacteric ingilizce tanımı, definition of Climacteric
Climacteric kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relating to a climacteric. A period in human life in which some great change is supposed to take place in the constitution. The critical periods are thought by some to be the years produced by multiplying 7 into the odd numbers 3, 5, 7, and 9. Critical. To which others add the 81st year.

Bu kısımda Climacteric kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Climacteric ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Climacteric anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Climacteric ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.